Ali Rıza aydın

Ali Rıza aydın

Yeni Asya
Yaşam 151 yazı 0 takipçi

Moral enerji

Moral, manevî ve ruhî kuvvet demektir. İnsanın, maddî dünyasının ötesinde, gönül dünyasından, itikadından, vazgeçilmez değerlerinden ve zihninden aldığı psikolojik ve ruhî gücüdür.Bu güç, beden gücünden, fizikî güçten farklı olarak zorluklar karşısında yılmamayı, daima ümitli olmayı sağlar. Bediüzzaman'ın "Ümitvar olunuz..."1 moral sözünde olduğu g

Çocukları "adam" etme üslubu

Eğitim bekliyoruz, emniyet bekliyoruz; iş bekliyoruz aş bekliyoruz. Dahası terbiye, adab-ı muaşerete ve hakka hukuka riayet bekliyoruz.Ne kadar hak ediyoruz bilemiyorum, ama bekliyoruz. İyi de, senin vermediğini başkasından beklemek, bir garabet değil mi ocuk terbiyesi evde başlar, filizlenir; eğitimle olgunlaşır, toplum hayatında da meyveye durur.

"Ecel gelmiş cihane"

Ecel gelince, emelin pabucu dama atılıyor."Ecel gelmiş cihane, baş ağrısı bahane" atasözü, ölüm vakti gelen bir insan için küçük-büyük bir rahatsızlığın sadece bahane olduğunu, asıl sebebin ömrün bitmesi ve Allah'ın ezel ebed bir takdiri olduğunu anlatır. Evet, dünya ve dünya hayatı böyle bir şey. Yani tul-i emel, şu dünyaya kök salmaya yetmiyor. M

Eğrilir mi, doğrulur mu

"Ağaç yaşken eğrilir" cümlesi, veciz bir atasözümüz.Akla gelen bir soru: "Neden eğrilir de doğrulmaz ki" Bu konudaki düşüncemiz, atalarımıza muhalefet olarak anlaşılmasın. Ama, baston yapmak istersek, ağacı "eğriltmek"; çocuğu adam etmek istersek, "doğrultmak" doğru deyim değil mi Eğri veya doğru, ifade edilmek istenen asıl mana, insan yavruların

Müslüman bilmesi gerekeni bilmeli

Kitapta, "Melekler: Yâ Rab! Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur" ibaresi yer almaktadır.1Demek, bilmek, Mevlâ'mızın ihsanı! Öğrenmeyi istemek ve buna gayret etmek ise, her insanın görevi. ünkü imanı bile, "Cenab-ı Hak, kulunun kalbine, o kul cüz'i iradesini sarfettikten sonra koyuyor."2 Müslüman'a, cahil olmak yakışmaz. Öğrenmenin zamanı

Toplum nizamının temel taşı

Güven kavramı, lügatta, "Birine veya bir şeye bel bağlayan kimsenin içindeki rahatlama hissi, itimat; öz güven, yüreklilik, yiğitlik; bir toplumun iş hayatına, siyasî durumuna ve benzerlerine bağlı emniyet duygusu" olarak ifade ediliyor.Zikredilen bu üç başlığın arkasında belki üç yüz çeşit konu var. Güven kavramı için, "toplum nizamının temel taşı

Koruluğa dalmamak

Hazret-i Peygamberimiz (asm), genel tarifi itibariyle haramları, "hükümdarın korusu" olarak vasıflandırıyor; korunun sınırını, "yasaklar"; sınıra tecavüz edip etmemeyi ise, mümin ve "helâl-haram" kavramına bakışı manasında anlattığı ve açıkladığı Hadis-i Şeriflerinde; "Her hükümdârın bir korusu vardır. Dikkat edin Allah`ın yeryüzündeki korusu da ha

Yıllar yılı yol boyu

Kamyon şasisinin üzerine ahşap ve metal malzeme ile inşa edilen şehirlerarası otobüslerle seyahat etmek hatırı sayılır bir ayrıcalık, hatta lükstü.En yaygın olan çözüm: Yolun bilinen bir noktasında bekleyip, gideceğiniz istikamete müteveccih bir kamyon gelir ve sizi kasasına alırsa, ihtiyaç karşılanmış; hele müsait olur da şoför mahalline bindirirl

Siz, sevgisizsiniz

Her şey zıddıyla bilinip, mana kazandığına göre her sıkıntılı hâlin, her bunalım zamanının bir menfezi, bir çıkış yolu mutlaka vardır; lütfetmiştir, âlemleri Yaratan.Hâl böyle olunca, bir ömür, üzüntü üzerine inşa edilip, hüzne mahkûm edilmez. Ayakkabısı eski olanın, ayaksız olan insana göre büyük bir nimete sahip olması; açlığından yakınanın, susu

Sanma

ŞİİRHak hatrına hizmet ise, emelin, Siyasetten, ticaretten çek elin. Aksi hâlde, dünya seni kandırır, Hiç acımaz, ateşlerde yandırır. Sakın sanma, kanat gerip korurlar, O gününde, dostlar ağyâr olurlar. İyisi mi, yolun müstakîm olsun, Halk değil de Hâlık seni korusun.

Âdemiz mâdem

İnsan, sanki, değmeyecek şeylere fazla değer veriyor; tıpkı, "Çoğu aza, azı çoğa vermek" tabirinde olduğu gibi."Gam gussa çekmek, üzülmek insan fıtratının gereğidir. Öyle olunca, üzülmemek mümkün mü" diye bir soru akla gelebilir. Verilecek cevap: Mümkün değil. Sevinmek neyse, üzülmek de insan yapısında, yaratılışında; normal insanlarda olan, hatta

Dünya bu!

İnsan "er" de doğar, "hür" de doğar; doğar doğmasına da ancak, ömür sermayesi kadar yaşar.Divan şairi Bâkî'nin, "Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş" tasvirinde olduğu gibi; Yaşar Erdoğan kardeşimiz de öyle yaptı; bir hoş seda bıraktı. Geldi, bir soluk gölgelendi ve gitti. Ölmek için, "olmak" yeter; sair şeyler tecellîye vesile. Dost insan, değ