Ali Rıza aydın

Ali Rıza aydın

Yeni Asya
Yaşam 147 yazı 0 takipçi

Müslüman bilmesi gerekeni bilmeli

Kitapta, "Melekler: Yâ Rab! Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur" ibaresi yer almaktadır.1Demek, bilmek, Mevlâ'mızın ihsanı! Öğrenmeyi istemek ve buna gayret etmek ise, her insanın görevi. ünkü imanı bile, "Cenab-ı Hak, kulunun kalbine, o kul cüz'i iradesini sarfettikten sonra koyuyor."2 Müslüman'a, cahil olmak yakışmaz. Öğrenmenin zamanı

Toplum nizamının temel taşı

Güven kavramı, lügatta, "Birine veya bir şeye bel bağlayan kimsenin içindeki rahatlama hissi, itimat; öz güven, yüreklilik, yiğitlik; bir toplumun iş hayatına, siyasî durumuna ve benzerlerine bağlı emniyet duygusu" olarak ifade ediliyor.Zikredilen bu üç başlığın arkasında belki üç yüz çeşit konu var. Güven kavramı için, "toplum nizamının temel taşı

Koruluğa dalmamak

Hazret-i Peygamberimiz (asm), genel tarifi itibariyle haramları, "hükümdarın korusu" olarak vasıflandırıyor; korunun sınırını, "yasaklar"; sınıra tecavüz edip etmemeyi ise, mümin ve "helâl-haram" kavramına bakışı manasında anlattığı ve açıkladığı Hadis-i Şeriflerinde; "Her hükümdârın bir korusu vardır. Dikkat edin Allah`ın yeryüzündeki korusu da ha

Yıllar yılı yol boyu

Kamyon şasisinin üzerine ahşap ve metal malzeme ile inşa edilen şehirlerarası otobüslerle seyahat etmek hatırı sayılır bir ayrıcalık, hatta lükstü.En yaygın olan çözüm: Yolun bilinen bir noktasında bekleyip, gideceğiniz istikamete müteveccih bir kamyon gelir ve sizi kasasına alırsa, ihtiyaç karşılanmış; hele müsait olur da şoför mahalline bindirirl

Siz, sevgisizsiniz

Her şey zıddıyla bilinip, mana kazandığına göre her sıkıntılı hâlin, her bunalım zamanının bir menfezi, bir çıkış yolu mutlaka vardır; lütfetmiştir, âlemleri Yaratan.Hâl böyle olunca, bir ömür, üzüntü üzerine inşa edilip, hüzne mahkûm edilmez. Ayakkabısı eski olanın, ayaksız olan insana göre büyük bir nimete sahip olması; açlığından yakınanın, susu

Sanma

ŞİİRHak hatrına hizmet ise, emelin, Siyasetten, ticaretten çek elin. Aksi hâlde, dünya seni kandırır, Hiç acımaz, ateşlerde yandırır. Sakın sanma, kanat gerip korurlar, O gününde, dostlar ağyâr olurlar. İyisi mi, yolun müstakîm olsun, Halk değil de Hâlık seni korusun.

Âdemiz mâdem

İnsan, sanki, değmeyecek şeylere fazla değer veriyor; tıpkı, "Çoğu aza, azı çoğa vermek" tabirinde olduğu gibi."Gam gussa çekmek, üzülmek insan fıtratının gereğidir. Öyle olunca, üzülmemek mümkün mü" diye bir soru akla gelebilir. Verilecek cevap: Mümkün değil. Sevinmek neyse, üzülmek de insan yapısında, yaratılışında; normal insanlarda olan, hatta

Dünya bu!

İnsan "er" de doğar, "hür" de doğar; doğar doğmasına da ancak, ömür sermayesi kadar yaşar.Divan şairi Bâkî'nin, "Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş" tasvirinde olduğu gibi; Yaşar Erdoğan kardeşimiz de öyle yaptı; bir hoş seda bıraktı. Geldi, bir soluk gölgelendi ve gitti. Ölmek için, "olmak" yeter; sair şeyler tecellîye vesile. Dost insan, değ

Rüyalarımız

"Görmek" / "rü'yet" kökünden gelen rüya sözü, bir kimsenin uyku sırasında zihninde beliren görüntülü, sesli veya duygu algıları ile düşüncelerin bütününü ifade eder.Bir temele dayanmayan ve gerçekleşmesi mümkün olmayan durum, düşünce ya da umut ve hayal manasına da gelmektedir, rüya. Yapılan araştırmalar rüyanın yeme içme gibi bir ihtiyaç olduğunu

Görmediklerimizi görmek

Muhabbet, ne hoş; nefret ise -büyük küçük- ne boş şey.Bir zamanlar el ele, dere tepe koşardık; gönlümüzde inşirah, kaba sığmaz coşardık. Bugün gelinen noktada ne o günkü insan ne de o zamanki heyecan kaldı. ünkü, "Eski çamlar bardak oldu." Evvelce; Bir kahvenin hatırını en az kırk yıl sayardık, Bir kardeşin avazını, nerde olsa duyardık, Ne oldu da

Kordela

Başlığımızda yer alan "kordela", filmcilikte, 1960'ların ortalarına kadar sektör jargonunda (özel dilinde) sinema filminin kendisini veya film şeridini ifade eden bir sözdür.Dünyadaki hareket ve faaliyetler de âdeta, sinemaskop / geniş perde film değil mi Kameranın hiç durmaksızın kaydettiği hayat inişiyle çıkışıyla, hatasıyla sevabıyla koşar adım

Bedel

Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimize (asm); dolayısıyla, onun şahsında ümmete ve bütün insanlığa "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol"1 emrediyor.Öylede, her şeyde olduğu gibi, doğruluğunda bedeline razı olmak lâzımdır. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" dense bile... Neden ünkü her şeyin kameti, doğruluk ile kaim. Peygamberimiz (asm), muhatap olduğu