Yılmaz Özdil

Sözcü

Atatürksüz karne

Milli eğitimsizlik bakanı "öğrenci gelişim raporu" diye bir şey icat etti, karnelerimizde yeralan Atatürk portresini sildi, ilkokul birinci ve ikinci sınıflara karne yerine bunu verdi. ★ Hani, eline çekiç alıp, Atatürk heykellerine saldıran meczuplar vardır ya... Heykeli kırdığı zaman Atatürk'ün de kafasını kırdığını filan zannederler. Bu tarikat s

İki Türkiye

Asrın liderimiz kendine müze yaptırıyor. Çok şükür memleketin her şeyi dört dörtlük tamamdı, bir asrın liderimizin müzesi eksikti, onu da yaptırıyor, bizzat açıkladı, "bu fakir adına kurduğumuz bir müzemiz var" dedi. Asrın liderimizin bu yönünü çok seviyorum, kendisinden bahsederken minimalist yaklaşıyor, "bu fakir" diyor. Gene öyle yaptı, "Kasımpa

İç cepheyi sağlam tutalım öyle mi

1993 yılıydı. PKK azmıştı, her gün pusu vardı, her gün karakol baskını vardı, kan gövdeyi götürüyordu. Mayıs ayı, 150 kişilik ağır silahlı terörist grup, Elazığ-Bingöl karayolunda şehirlerarası otobüsü durdurdu, Malatya'dan usta birliklerine giden sivil kıyafetli, silahsız 36 er indirildi. Gece yarısı saat 03'tü, evlatlarımızı yol ke

Ketçap öyle mi

"Mütedeyyin gazeteciler"in maceralarını izlemeye devam ediyoruz, kimisi diyanette çalışmış, kimisi imam hatip, kimisi ilahiyat mezunu, kimisi din dersi öğretmeni... "Dindar nesil medyası" olarak ekran yüzü yapıldılar ama, kokain var, fuhuş var, toplu seks var, şantaj var, her numara var. ★ E, insan merak ediyor... ★ "Ketçap şehvet uyandırır" diyen

Venezuela

Trump'ın dedesi, genelev işletiyordu... Aslında Alman'dı, 16 yaşındayken ailesiyle birlikte ABD'ye göç etmişti, New York'ta eniştesinin yanında berber çırağı olarak çalışıyordu, altına hücum başlayınca, altın arayanların peşine takıldı, kovboy filmlerinde "Vahşi Batı" tabir edilen bölgeye gitti, önce lokanta açtı, sonra genelev açtı, altın arayanla

2025-2026

Bugün 2 Ocak... Geçen yıla kadar bugün, 2 Ocak, benim doğum günümdü. Ama, 2025'in ocak ayında, 13 Ocak'ta kalp krizi geçirdim, kırmızı çizginin çoook ötesine geçmişim, farkında olmadan öbür tarafa gittim, tesadüfen ve kılpayı geri geldim, damarlarım kablo gibi olmuş, kalbime beş stent takıldı, "ikinci şans" sayesinde ikinci hayatıma başlamış oldum.

Yerli ve milli aydın öyle mi

Bilmiyorum takip ettiniz mi, asrın liderimizin küçük oğlu Bilal Erdoğan, İlim Yayma Vakfı Başkanı sıfatıyla kürsüye çıktı, "topraklarımız işgal edilmeden önce, aydınlarımızın adeta kafalarının içi işgal edilmişti. Batı karşısındaki aşağılık kompleksiyle 'biz artık yapamayız, biz kaybettik' diye düşünüyorlardı" dedi, kesinlikle doğru, altına imza at

Libya uçağı

1911 yılıydı... Kuzey Afrika'da elimizde kala kala Libya kalmıştı, vatan toprağıydı. Emperyalizm, haçlı seferi ruhuyla Trablusgarp'a saldırdı. Osmanlı'nın mecali yoktu. Donanma Haliç'te çürütüldüğü için, Ege'ye Akdeniz'e çıkamıyordu. Vaziyet hazindi. Yurtsever subaylar birer ikişer yola düştü, sivil kimliklerle, Mısır ve Tunus üzerinden Trablusgarp

Truva Atı

Üç yıl önceydi, Ukrayna lideri Zelenski'nin hem kendisi hem ülkesi adına çaresizlik yaşadığı anlardan biriydi, kurmaylarıyla birlikte masaya serilmiş dijital haritalara öfkeyle ve kederle bakıyorlardı, Putin'in ağır bombardıman uçakları Ukrayna şehirlerini gümbür gümbür vuruyordu, Rusya'nın uçsuz bucaksız topraklarından ateşlenen yeni nesil füzeler

S400

Mütedeyyin gazetecilerin kokain ve toplu seks maceraları elbette çok ilgi çekici, Aleyna Tilki'nin İrem Sak'ın gözaltına alınması, Şeyma Subaşı'nın yakalama kararıyla aranması da gayet seksi haberler, ama, aslında, perde arkasında Türkiye'nin bekasına dair olağanüstü gelişmeler yaşanıyor. Sayın medyamız biat ettiği veya para aldığı partilerin yıkam