Yetenekli Kalemler

Türkiye

Akla en yatkın olanı

Şuna canıgönülden inanıyorum: Bu dünyada herkesin bir varoluş amacı vardır. Demek oluyor ki herkes dünyada bir iş için yaratılmıştır.Zaman, mekân, tarih, coğrafya, dil, ırk, renk vs. her ne olursa olsun… Bu düşünce bir Müslüman söz konusu olduğunda daha bir anlamlı hâle geliyor. Zira İslam dininin bildirdikleri içerisinde de bu olgu kendine yer bul

İnsanı düzeltince dünya düzeldi!

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gidebileceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti, bu hafta sonu onu parka götürecekti. Ama hiç dışarı çıkmak

Bu gidiş nereye

Hayatta insanın en yanıldığı şey, elindekilerin kalıcı olduğunu sanmasıdır. Koşuşturmalar, bitmeyen istekler derken günler göz açıp kapayıncaya kadar geçer gider. Biriktirdiğimiz mallar, kazandığımız unvanlar bir süre sonra önemini yitirir. Aslında geriye kalan tek şey, nasıl yaşadığımız ve kalbimize neler bıraktığımızdır.Dünya, parıltılı bir pazar

Öze aykırı uyum

Manen nasıl hissettirdiğimizi es geçip maddeten nasıl göründüğümüzü gereksiz şekilde önemsemiyor muyuzNe yazık ki "Ye kürküm ye" sözünü boş yere söylememiş Nasrettin Hocamız. Suret maalesef ki başrolde olmuş her devirde ama bugün yaşıyor olsaydı belki de "ye koltuğum, ye halım; ye masam" falan da diyebilirdi kim bilirAma yani "tişörtümü pantolonun

Nasıl bir millî eğitim

Ülkemizde seksen senedir ilk ve ortaöğretim tarih derslerinde, milattan önce yaşamış, aşağıda isimleri yazılı milletler ve devletler okutulmaktadır:"Babiller, Asurlar, Sümerler, Etiler, Hititler, Etrüskler, Akatlar, İskitler, Ostrogotlar, Vizigotlar, Lidyalılar, Frigyalılar, Medler, Persler, İyonlar, Urartular, Yunanlılar, Romalılar, Makedonyalılar

İbibik kuşundan öğrendiklerim

Sabah belgeselde ibibik kuşlarından bahsediyordu. Anne kuşun bin bir emekle büyüttüğü yavruları 20-28 gün aralığında yuvadan ayrılıyorlar. Yavrular yuvadan çıkınca hayret dolu gözlerle etraflarını incelemeye başlıyorlar. Önlerinde uçsuz bucaksız keşfedilmeyi bekleyen bir dünya var. Heyecanla her nesneyi incelemeye, etrafla tanışmaya başlıyorlar. Bu

Sumud Filosu insanlığın vicdanı

Uzak tarihte, 2007 yılından süregelen bir soykırım faciasının içerisindeyiz. İçimiz mazlumların çığlıkları ile dağlandı. Çocukların çaresiz gözyaşlarının acısı hançer gibi göğsümüze saplandı. İzlediğimiz, dinlediğimiz her bir zulüm insanlığımızdan ayrılıp giden bir parça oldu. Elimizden gelen gayreti yapmaya çalışsak da sonbahar gibi yaprak döktük.

Hayat yaşayıp öğrenmekten ibarettir

"Bakmakla usta olunsaydı kediler kasap olurdu" diye bir atasözümüz vardır. Bu atasözümüz aslında pratik yapmanın yaparak yaşayıp öğrenmenin önemini vurgulamaktadır.Hangi ders olursa olsun pratik yapmanın, uygulamanın tatbikatın önemi hiçbir zaman görmezden gelinemez. Örnek olarak tarih dersinde öğrencileri Çanakkale'deki şehitliklere götürmek, Çana

Kuyudaki Yusuf ve kardeşlerin gölgesi

İnsanoğlu, karşılaştığı her zorlukta kendisini kolaylıkla kuyudaki Yusuf ile özdeşleştirme eğilimindedir. Haksızlığa uğrayan, yalnız bırakılan ve anlaşılmayan kişi rolü, bireyin nefsine en uygun olandır. Bu bakış açısı, bir yönüyle masumiyetin ve mağduriyetin diliyle insanın kendisini rahatlatmasına imkân sağlar. Ancak aynı birey, nadiren de olsa,

Essah siyaset öncelikle ilimdir

Essah siyaset, uygulanırken sanat ve ahlakla da kendini kuvvetlendirir. Essah siyaset; ilim ve sanatı, ahlaki hassasiyetiyle beslerken, doğruya ve faydalıya faydalı katkılarda bulunmak gayesiyle sanat ve ilimden beslenir.Essah siyasetin konusu ve muhatabı insan, millet ve insanlıktır. Gayesi; insan, millet ve insanlığı ilimle ışıtmak, sanat ile ısı