Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

Türkiye
Kültür-Sanat 628 yazı 0 takipçi

Can eriği"Hasan Ağacı"

Bugüne kadar, bağış yaptıklarım hariç, tahminim 300 civarında fidan ve 4 bin civarı da meşe palamudunu ellerimle toprakla buluşturdum. Fotoğrafta yer alan meşe ağacı, Ankara'nın Çubuk ilçesi Esenboğa Mahallesinde yer alan bahçemize palamuttan, on altı yıl önce diktiğim ve şu an yaklaşık yedi metre civarında olan ağaçlardan sadece birisi. Gittiğim y

Var olma yarışındakiler

Gençlere karşı takınılan ön yargıdan söz etmeye çalıştık. Ama inanın bu önyargıya maruz kalmak, eleştirilerek büyümek ve kısıtlanmak kimi gençlerin kimlik arayışlarını zorlaştırabilir, onları yalnızlaştırırken sosyal medyada büyüyen beğeni, görünürlük kültürü gençlerin üzerindeki mükemmeliyetçilik baskısını daha da pekiştirebilir.Daha yaşlı nesille

Gençleri tehdit gibi görenler

Tarih boyunca birçok toplum yenilikten, değişimden korkmuş ve bu korku hem belirsizliğin hem de gençlere duyulan güvensizliğin bir yansıması olmuştur. Bu durumun en erken örneklerinden biri Antik Çağ'da gençleri "ahlaksızlaştırma" ile suçlanarak Sokrates'in idama mahkûm edilmesi sayılabilir. Bu durumu destekleyen başka bir örnek de Antik Çağ'dan yü

Kuşak kaygısı!

Hayatın doğasında kendiliğinden var olan belirsizlik ve insan hayatının içinde var olan sayısız bilinmezlik, beraberinde endişe ve korku da getirir. Bilinmezlikten korkmak hem psikolojik hem de evrimsel kökenlere dayanmaktadır.Evrimsel açıdan bakıldığında insanoğlunun ataları için bilinmeyen durum, hayatını tehdit eden bir unsur olarak algılanırdı.

Kadirşinaslık

Bina bitince usta, yaz bitince gölge veren ağaç unutulur derler. Kim bilir kaç binada tuğlası olan vefakâr insanları unutuveririz işimiz onunla bitince! 'Akıllı' telefonlar elimizin altında olmasına rağmen, bir telefon kadar uzağımızda olan insanları aramak dünyanın en zahmetli işi gelir belki de bize! Rahmetli Ömer amcam, nişanlısını görmek için e

Herkes ölecek yaştadır!

Sevimsiz bir konu biliyorum. Bazılarınız "keyfimizi kaçırmanın zamanı mıydı" diyecek. Şen ve kaygısız mizaçlılar belki bendenizi karamsarlıkla itham edecek. Hepsine eyvallah.İnsan ömründe bir standart yok. Doğduğu gün ölen de var, bir asrı devirip Guinnessrekorlar kitabına giren de. Her ne kadar 'her ölüm erkendir' desek de genç ölümleri yüreğimizi

Ye kürküm ye

Nasreddin Hoca, 1208 yılında Akşehir'in Hortu köyünde doğmuş.Güldürürken düşündüren mizah sohbetleriyle, tarihin eskimeyen bir şahsiyeti olmuş büyük bir âlimdir. Her yaşın her zamanın kıymetli söyleşileri ile ondan aldığı nasihatler bizlere zaman zaman yol yordam olmuştur. 'Ye kürküm ye' anlatımı da bunlardan bir tanesi. Şöyle ki zamanın ileri gele

Görgü ve nezaket üzerine

Görgü; nezaket ve terbiye demektir. Sabırlı olmayı, hoşgörülü davranmayı gerektirir. Görgü olgunluktur, medeni davranışların içinde olmaktır.Görgü kurallarının amacı; kişilerin ailenin ve toplumun huzurunu sağlamaktır. Görgü sayesinde şahıslar, aileler ve toplum huzura ve rahata kavuşur.Görgü kuralları bir bakıma yazılı olmayan kurallar dizisidir d

Hamsi

1640 yılında Trabzon'a seyahat etmiş olan Evliya Çelebi, "Bu şehirde birkaç ay safa edip, bütün maarif ve ilim erbabı ile can sohbetleri ederek şehri istediğimiz gibi gezip gördük ve imkânımız nispetinde çeşitli ahvâline vâkıf olduk" diyerek Seyahatname isimli eserinde Trabzon'u anlatmış, Trabzon'un balıkları, bilhassa da hamsi balığı konusunda şun

Hamsi paluk!

1640 yılında Trabzon'a seyahat etmiş olan Evliya Çelebi, "Bu şehirde birkaç ay safa edip, bütün maarif ve ilim erbabı ile can sohbetleri ederek şehri istediğimiz gibi gezip gördük ve imkânımız nispetinde çeşitli ahvâline vâkıf olduk" diyerek Seyahatname isimli eserinde Trabzon'u anlatmış, Trabzon'un balıkları, bilhassa da hamsi balığı konusunda şun

Şükür

Allahü teâlânın verdiği nimetlere ne kadar şükrediyoruz. Ya da "şükrediyor muyuz" sorusunu sorarak başlayalım yazımıza. Kime sorsak hemen herkes hayatından memnun değil. Allah'ın verdiği bu nimetleri hiç görmüyoruz. Oysa nefes alıp vermek bile bir nimettir. Bundan birkaç sene önce bir karikatür görmüştüm. O karikatür her şeyi özetliyor aslında...Bi

Alışkanlıklarımız ve rızık meselesi

Kim derdi ki bu hâle geleceğiz Eskiyi arayacağız, eskiye rağbet edeceğiz. Ne yapacağımızı bilmez oluk. Rahatlık uğruna yapmadığımız şey yok. Sıkıntıya gelemediğimiz gibi kimsenin de bize bir şey söylemesine katlanamıyor ve sabredemiyoruz. Çözüm ne peki Ne olacak bu işler Nasıl düzelecekİnsan ucuz, ev pahalı. Ahlak ucuz, takım elbise pahalı. Anne ba