Veysel Ulusoy

Veysel Ulusoy

Cumhuriyet
Ekonomi 49 yazı 4 takipçi

Enflasyon inkarı

2000'ler boyunca Yunanistan İstatistik Ofisi, özellikle bütçe açığını, borçların milli gelire oranını ve kısmen de ekonomik büyüme oranlarını olduğundan daha iyi gösterdi. 2009'da iktidara gelen Papandreou hükümeti önceki hükümetin yüzde 6 civarında açıkladığı bütçe açığının gösterilenin yüzde 100'ünden daha fazla olduğunu kamuoyu ile paylaştı. Da

Gıda enflasyonu

Gıda enflasyonu bugün Türkiye ekonomisinin en görünür krizlerinin başında gelmektedir. Öte yandan bu kriz, çoğu zaman iddia edildiği gibi yalnızca küresel gelişmelerin ya da arz şoklarının sonucu değildir. Bu kriz bize özgü, yerli ve milli özellikler taşıyan, yanlış makro ve mikroekonomik tercihler ile zayıf tarım ve hayvancılık politikalarının bir

Enerji, finansal belirsizlik ve jeoekonomik denge

Ortadoğu'da İran etrafında yükselen gerilim çoğu zaman askeri ya da diplomatik bir mesele olarak ele alınır. Oysa modern dünya ekonomisinde bu tür gelişmelerin etkileri çoğu zaman ekonomik alanda daha derin ve kalıcıdır. Enerji hatları, ticaret yolları ve finansal akımlar üzerinden birbirine bağlanan küresel sistemde bölgesel bir kriz kısa sürede k

Enflasyon, sessiz fakirleşme ve sözleşme

Enflasyon ile hayat pahalılığı çoğu zaman analitik ayrım yapılmaksızın aynı düzlemde ele alınmaktadır. Oysa bu iki olgu kavramsal olarak farklıdır. Enflasyon, genel fiyat düzeyindeki sürekli artışı ifade eden makroekonomik bir göstergedir; hayat pahalılığı ise hanehalkının belirli bir gelir düzeyiyle temel mal ve hizmet sepetine erişim kapasitesind

Kalıcı fakirlik, mekansal kilitlenme ve yeni sanayi politikaları

Kalıcı fakirlik çoğu zaman gelir azlığından değil, düşük verimlilik-düşük ücret döngüsünden, zayıf öğrenme ve teknoloji yayılımından, kırılgan istihdamdan ve dışa bağımlı üretim yapısından doğar. oğu zaman firmalar düşük teknolojiye sıkışır, ücret artışı kısırlaşır. KOBİ ekosisteminde bir teknoloji zayıflığı hali yaygındır. Gelir şoklara açık, sosy

İşsizlik: Hayatları askıda kalan insanlar

Ekonomik büyüme, enflasyon, dış ticaret verileri gibi birçok göstergenin bir görünen bir de görünmeyen yanı vardır. Görünen kısmı bize ilk sunulduğunda gürültü eşliğinde tartışılıp etkisi kısa sürede söner. Görünmeyen kısmı ise özellikle bizim gibi ülkelerde tüm etkisi ile piyasaları yakar geçer. İşsizlik ve istihdamın görünmeyen kısmı maalesef sön

Emekli

alışma hayatları boyunca ödedikleri prim ve vergiler karşılığında, üretim sürecinden çekildikten sonra ekonomik anlamıyla ertelenmiş gelir elde eden kişilerdir emekliler. Verimliliğe göre olmayan, sabit nominal değerler üzerinden bu ertelenmiş gelirlerini alırlar. Emeklilikleri ile beraber onların işgücü piyasasından tamamen çıkmaları beklenir, ras

Yeni teknoloji, eski ekonomi politikaları

Yeni bir döşümün eşiğindeyiz. Bu, ne bir internetin hayatımıza girdiği dönemin yarattığı heyecana ne de daha önceki yapısal değişimleri sağlayan faktörlere benziyor. Sanayi Devrimi'nden bu yana belki de en köklü, en derinden ve tüm ekonomik değerleri ve toplumsal yaşamı etkileyen tarza sahip bir süreç içindeyiz. Üzerinde herkesin düşündüğü ve yorum

Hangi devlet

Devlet, insanın doğal gelişiminin son ve en olgun aşamasıdır. Güzel bir tanımlama ama ne kadar olgun sorusu da bu aşamadan sonra aklımıza yepyeni ek sorular getirmiyor değil. Aristoteles'e göre devlet, yalnızca düzen kurmak ya da güvenlik sağlamak için değil, "iyi yaşam" için vardır. Bizler doğamız gereği politik bir varlığız ve devlet, bu doğanın

Vasat siyaset tuzağı

Bir ülkede orta gelir seviyesine ulaştıktan sonra, teknolojik gelişme için yapılan harcamaların birim maliyetleri düşürmemesi ve diğer girdi maliyetlerdeki artışın getirdiği ekonomik yavaşlamaya paralel olarak büyüme modellerinin uygulanmasında aksaklıklar ortaya çıkar. Maliyet baskısı, insan sermayesindeki yetersizlik, kurumsal kalitenin sürekli b

Hukukun üstünlüğü, ekonomik büyüme... Osimhen ve Mario Lemina örneği

Bir ülke adının veya devletin önüne sıfat koyup onu tanımlarken çok dikkatli olmak gerekir. Bu dikkat özellikle karar verici düzeyinde olanlarda daha da keskinleşmelidir. Aksi takdirde, önüne demokratik, hukuk, laik ve yargı gibi sıfat gelen devletlerin tanımlarında süreç karmaşaya yol açabilir. Son günlerde özellikle yargı devleti yaklaşımı belki

Yapısal değişim ve ithal ikamesi: Açık ama korumacı bir model

Türkiye'de kendini sadece öğretici değil, aynı zamanda topluma karşı sorumlu hisseden ekonomistler uzun zamandan beri yapısal değişimin gerekliliğini vurguluyor. Ekonomik yapının iyileştirilmesi, değişen dışsal koşullara uyumu ve teknolojik gelişmelerin toplumsal refahı yukarılara taşıması için bir altyapı niteliğindeki yapısal değişimin zorunluluğ