Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Türkiye
Yaşam / Din 673 yazı 0 takipçi

Farzı, özürsüz yapmamak büyük günahtır!..

Aklı başında olan kimse, gece gündüz kaza namazı kılarak azâptan kurtulmaya çalışmalıdır!.. Debbağzâde Mustafa Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. On sekizinci yüzyıl başlarında Rize'de doğdu. Burada ilim tahsiline başlayan Debbağzâde Mustafa Efendi İstanbul'a geldi. Zamânının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip derin âlim olduktan

Kurtuluş,sâlihlerin sohbetindedir...

"Derviş o kimsedir ki, kendisine ihtiyâcını söyleyen hiç kimseyi mahrum etmez, ihtiyaçlarını karşılar." Şeyh Mustafa Bekrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1688 (H.1099) senesinde Kudüs'te doğdu. Abdülganî Nablüsî hazretlerinin derslerini tâkib ederek, ileri gelen talebelerinden oldu, tefsîr ve hadîs ilimlerinde derin bilgilere sâhib oldu. Ta

Gönül huzûru ile duâ etmelidir...

Allahü teâlâya duâ ederken, peygamberlerini ve sâlih kullarını da vesîle etmelidir. Âkif Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1686 (H.1098) senesinde Amasya'da doğdu. Zamânının ileri gelen âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Sultan Bâyezîd Medresesine müderris tâyin edilip ders okuttu ve talebe yetiştirdi. Daha sonra uzun müddet

İlim yolu öyle bir yoldur ki...

"İlim yolunu giren dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşur. Onu terk etmek, doğru yoldan ayrılmaktır..." Tavîl Muslihuddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Kastamonu'ya bağlı Küre'de doğdu. Zamânının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Sonra Şeyh İlâhî hazretlerine talebe olup, hizmetinde bulundu. Tasavvufta yüksek mertebelere ulaştı

Bu yolun sonu başlangıçta yerleştirilmiştir...

"Bu yüksek yola başlayanlarda, sona varmış olanların hâllerine benzeyen hâller hâsıl olur." Tâhir-i Lâhorî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden ve çocuklarının hocalarındandır. Büyük bir âlim idi. Küçük yaşta memleketindeki âlimlerden zâhirî ilimleri tahsîl etmeye başladı. Tasavvuf yolunda ilerlemek için Serhend'e giderek İmâm-ı

"Muhabbetin alâmeti itâat etmektir..."

"Sabır, şikâyet etmeksizin üzüntüye katlanmak ve sıkıntılara göğüs germektir." Mûsâ bin Mâhîn Mardînî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mîlâdî on ikinci asırda yaşadı. Mardin'de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebelerindendir. Çok kerâmeti görüldü. Peygamberimizi sallallahü aleyhi ve sellem çok görür, hallerinde hep Resûlullah

Zâhirde halk ile bâtında Hak ile bulunmalı...

Murâd-ı Münzâvî hazretleri buyurdu ki: "Îtikâdda ehl-i hak, yâni Ehl-i sünnet ve cemâat îtikâdı üzere bulunmalıdır." Seyyid Murâd-ı Münzâvî hazretleri İstanbul'da medfûn bulunan en büyük üç evliyâdan biridir. 1644 (H.1054) senesinde Buhârâ'da doğdu. Henüz üç yaşında iken ayakları felç oldu. Fakat ayakları sağlam olanlardan daha çok dünyâyı dola

"Senin için geldim, kapıyı aç!.."

Bir kimse, bir kadınla evlenmek istiyordu ancak o kadın ise bunu kabul etmiyordu... Muhammed Şüveymî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On beşinci asrın sonlarında vefât etti. Midyen Eşmûnî hazretlerinin sohbetlerine devam ederek yüksek derecelere kavuştu. İcazet verilerek talebe yetiştirdi. Hocası Midyen Eşmûnî'ye olan muhabbet ve bağlılığı pe

En kıymetli zamân gençlik zamânıdır...

"Gençliğini hevâ ve heves peşinde harcayıp, mârifetullahı, ihtiyârlık zamânına bırakanlara yazıklar olsun!" Muhammed Şenâvî hazretleri Mısır'da yetişen büyük velîlerdendir. 1525 (H.932) senesinde Mısır'da Ravh denilen yerde vefât etti. Abdülvehhâb-ı Şa'rânî hazretleri anlatır:Muhammed Şenâvî ile, Muhammed bin Ebû Hamâil dergâhında vedâlaştım. O; "B

Azap yapılan kimseler, muhakkak ona lâyıktır!

Ebû Abdullah hazretleri buyurdu ki: "Allahü teâlâ, müstehak olmayan hiçbir kimseye azap yapmaz!" Ebû Abdullah Muhammed bin Sûka hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik ve Ebu't-Tufeyl Âmir bin Vâsıle'nin ve Tâbiînin büyüklerinin sohbetinde bulundu. Çok az sayıda hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir.Muhammed bin Münkedir, ken

Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşturan köprüdür...

"Gerçekten sonsuz hayat, ölüme bağlıdır. Ölüm, ebedî hayatın süsleyicisi, donatıcısıdır." Sıddîk Keşmî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin meşhur talebelerindendir. İran'da Keşm kasabasından olup, Hân-ı Hânân Abdürrahîm'in sohbetinde bulundu. Bunun vâsıtası ile Hâce Bâkî-billah hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Bu hocasının vefâtından sonr

Meşveretetmek de sebebe yapışmaktır!

Allahü teâlâ, bilenlere danışmayı emretti. İstişareden sonra tevekkülü emreyledi. Muhammed Sıddîk hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunu, Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma'sûm Fârûkî hazretlerinin en küçük oğludur. 1649 (H.1059) senesinde Serhend'de dünyâya geldi. Babasının mübârek teveccühleri altında yetişti. Zamânındaki ilimleri öğrenerek büyü