Vahdettin İnce

Star

Bir izdihama ağıt

"Ümraniye'den Üsküdar'a akan ana caddeden Bağlarbaşı mevkiinde kuzeye doğru ayrılıp Üsküdar Üniversitesinin önünden kavis çizen bir ırmak gibi İcadiye caddesine katılan ara yolun yaz boyunca süren tamiri bağlamında ayakkabımın tabanının kesiğinin arasına yerleşerek kolonyalist bir tutum sergileyen moloz taşı dolayımında" (Bir doktora tezine başlık

Kürtçe şiir

Kemalizm bir düşünce önermez, var olan düşünceleri karalayarak düşünceden yoksunluğunu gözlerden kaçırır. Bir yol değil, menzile götüren yolları kötüleyerek yolsuzluğunun görülmesini engellemeye odaklı bir durma biçimidir. Mevcut ve etkili düşünce sistemlerini ötekileştirerek, kriminalize ederek, düşmanlaştırarak varlığını tahkim etme, düşünceden y

Varlığı görünen ve varlığı gören devlet

Türklerin ve Kürtlerin farklı bağlamlarda "beka sorunu" diyebileceğimiz bir varlık endişesi yaşadıklarını, bunun da Osmanlı'nın dramatik yıkılışının neden olduğu bir tür travma olduğunu söylemiştik önceki yazımızda. Bu arada belirtmek gerekir ki her iki kesim de bu travmadan kurtulmanın yolunun devletten geçtiğine kanidir. Devlet varsa Türk, devlet

Travmalar yarışıyor

Osmanlının yıkılışı her bakımdan bir "altüst oluş"tu. Çünkü normal bir yıkılış değildi bu. Batılı düşünürlerin de dediği gibi "Osmanlı durdurulmuş bir medeniyetti". Haliyle geride kalanlar üzerinde çok yönlü ve uzun süreli etkiler bıraktı. Bu şekilde zamansız çekip gitmesi, derin toplumsal travmalara yol açtı.Biz, geçen hafta Osmanlı sonrası Türkiy

"Yüzyıl"lar yarışıyor

Osmanlı aydını, yönetici eliti (Türkleri temsil ettikleri algısı yaratılarak) Tanzimat'tan beri, hatta daha öncesinden Batının yörüngesine girmişti zaten. Batı açısından müstakbel ülkenin teslim edileceği öncü kadrolar hazırdı yani. Geride Osmanlı hinterlandındaki Kürtler ve Araplar kalıyordu. Arapların organik değilse de duygusal olarak Batı söyle

Zihnimize geçirilen Şeytan çemberi

"Harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var" demiş şair.Hurafe, efsane, mitoloji adı verilen inançları, anlatıları anlatmış sanki. Öteden beri, buruşmuş, pörsümüş, elden ele dolaştığı için kirlenmiş, bu yüzden kimsenin pek önem vermediği, dönüp bakmadığı, hatta tiksindiği ama içinde birçok hadiseye ışık tutan bilgiler, tecrübeler,

"Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi"

"Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi" (Yasin, 20).Kur'an-ı Kerimde, tevhid ve özgürlükten veya şirk ve zulümden yana olup adları veya eylemleri zikredilen insanlar, her zaman ve her yerde karşımıza çıkabilecek temel karakterleri temsil ederler. Yukarıdaki yer verdiğimiz bu ayette, taşlanarak öldürülmeleri an meselesi olan peygamberler

Hamas ne yaptı

Kaç kere yazdım, "İsrail devletinin kuruluşunun hemen öncesinden itibaren izlenen süreç, İsrail açısından karşı tarafın cephesini küçültmek ve son tahlilde İsrail'in sahnede tek başına kalmasını sağlamak şeklinde planlanmıştır. İslam alemi-İsrail denkleminden, Hamas-İsrail denklemine doğru gelen yüzyıllık süreç bu planın bir gereğidir" diye. Bu pla

İslam'ın günümüz sorunlarına ilişkin çözümleri nelerdir

Batı medeniyetine itiraz sadedinde konuşan veya yazan her Müslümanın karşılaştığı bir sorudur bu. Ne zaman İslamî bir kurumu savunan bir yazı kaleme alsam, bu kabil sorularla karşılaşırım ben de. Aslında bu, Batının Müslümanları teenniyle hareket etmekten uzaklaştırmak, sağlıklı kararlar almalarını engellemek ve enerjilerini hiçbir sonuç alamayacak

"Mevcudiyet, Meşruiyet, Makuliyet ve Mevsukiyet"

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez hocanın Cuma akşamı İstanbul Üniversitesi rektörlüğünün ev sahipliğinde "İslamî Eğitimin Medreseler açısından Dünü Bugünü" başlığıyla yaptığı ufuk açıcı konuşmayı dinlerken, İslam'ın medeniyet serüvenine dair bu kavramsallaştırmasını zihnimin bir köşesine kaydettim. Görmez hoca, fetihler, bir tür