Ünal Bolat

Türkiye

Gerçekleşen rüya

"Sınav başlamadan önce burnum kanadı, bu herhâlde heyecandan olsa gerek..."Soruların tamamını bilirsem beni yemeğe götüreceğini söyleyen öğretmenim gerçekten çok sevindi ve beni yemeğe götürdü. Buna çok mutlu olmuştum.Nihayet abimle sınava gireceğim okulun bulunduğu Kadıköy'e gittik. Abim sınav bitene kadar beni okulun çıkışında bekledi.Sınav başla

İki hatıram var...

"Adam şeker diye bardağın yarısına kadar tuzu doldurup karıştırdı, bir yudum çekti!.."Harmanımızda tınaz makinesinde öğle molasındaydık. Makine görevlilerinden birisi çayını neredeyse yarısına kadar şeker doldurarak içiyordu. Bu durum orada bulunan "Doktor" lakaplı birinin dikkatini çekmişti. Sen tut bu misafirin dalgınlığından istifadeyle şeker ka

"Bana işimi mi öğretiyorsun"

Dükkân sahibi selamı aldı. Beni unutmuş ki "hayrola bir emrin mi var, buyur" dedi.Van'da görev yaptığım yıllardaki bir hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Bakaya sebebiyle askere çağrılınca kömür borcumu tezkere sonrasında öderim veya askerden borcumu o günün şartlarına göre gönderirim" diye düşündüm.O yıllarda enflasyon 125'lere çıkıyordu

"Daha sonra ödersin"

"Elektrikle ısınma hem yeterli olmayıp hem pahalıya gelince bir kömür sobası aldım..."Van'ın Muradiye ve Özalp ilçelerinde 1990 1997 yılları arasında görev yaptım. Bu süre zarfında çok güzel hasletleri bire bir yaşadım ve bazılarına da şahit oldum. Kendi kendime çok kere "şahsi menfaatlerin galip geldiği bu zamanda bunlar nasıl oluyor" diye de söyl

Eğitimsiz öğretim olur mu

"Babam da olsa o sopa zoruma gitti ve önünü sonunu düşünmeden evi terk etmiştim..."Bazıları "Falaka" hikâyesine pedagojik açıdan bakmak yerine hamaset penceresinden bakar ve burada gizliden gizliye din düşmanlığı olduğunu iddia eder. Oysa konuya ön yargısız bakıldığında işaret edilen şeyin eğitimdeki yöntemin önemine vurgu olduğu anlaşılacaktır.Eme

Alkış

"Alkış, benim kendisine dost olduğumu anladıktan sonra o da bana dost olmuştu..."Köpeğin de hatırı vardır. Son zamanlarda basın yayın haberlerinde köpek teröründen çok bahsediliyor. Bu haberlere belki de en çok ben üzülüyorum. Hatırama gelince:Bir gün kır sayılacak bir yerde bir köpek ve yavruları gün yüzüne çıkmışlardı. Herhâlde sekiz on tane yavr

Kiminin parası kiminin duası...

"İki saat sonra o genç elinde valizi ile geldi. Kara kaş kara göz çok sevimli bir delikanlı."İhlas Vakfı Erzincan İhlas Erkek Öğrenci Yurdunda yaşadığım hatıralara bugün de devam ediyorum..."Ben de cebimdeki 10 lirayı arkadaşıma verdim ve çay içmeden ayrıldım. Sonra yurda geldim. Siz beni çağırdınız ve 100 lira verdiniz. Bugün de cebimde 20 lira va

Kantinde çay içmeyen genç...

İhlas Vakfının Erzincan'daki hizmetlerinde çalışırken 1995'te İhlas Vakfı Erzincan Erkek Öğrenci Yurdu açıldı ve ben de yurda müdür olarak atandım. Ülkemizin çeşitli şehirlerinden gelip yüksek tahsil yapan öğrencilere hizmet veriyorduk.Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden güzel yurdumun her köşesinden pırıl pırıl gençler geliyor ve onlarla yakinen

İlk ve son kez oldu!

Hâkim Bey, "çok tebrik ederim hocam. Ben de gideyim artık, yine görüşürüz"dedi.Hâkim Bey ile yaşadığım hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Üzerimdeki heyecanı ve korkuyu atmaya çalışırken, birdenbire bir alkış tufanı kopmaz mı Köylülerin "vay be, bravo, helal olsun, sen neymişsin be hocam" bağırışları içinde iltifatlara ve sevgi gösteriler

Kimseyi inandıramadım!..

Hâkim Bey ile yaşadığım hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Kimse bana inanmıyordu ama gerçekten de ömrümde hiç ata binmemişim. Ata binmemem için ne kadar ısrar etsem de hemen iki at getirilerek hazırlandı. Hâkim Bey de "haydi hocam seç bakalım atını" diye teklifte bundu. Çaresiz kalmıştım, nezaketen kabul ettim:"Sıkıca tutunarak ağır ağır