Ünal Bolat

Türkiye

Gölcük'e gittikçe hissettiklerim

"Oğlumun Gölcük'te görev yapması nedeniyle ara sıra Gölcük'e ziyarete gidiyorum."Merkezi Gölcük olan Körfez veya bilinen ismiyle Marmara depreminin 25 yılında acılarımız bir kez daha tazelendi. 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremi zaten unutmuş değiliz. Allah göstermesin merkezi İstanbul olan büyük bir deprem uzmanlar tarafından dillendirilmekte.T

Bir yemek bir biletle kurtulduk

"Dedim ki içimden, eğer gerçek tüccar ise yolculuk sonrasında arayıp siparişini sorar..."Sipariş için gelen yabancı müşteriyle ilgili hatıramızı anlatmaya bugün de devam ediyorum.Amcaoğlundan gelen bu son dakika telefonu kafamı allak bullak etti...Ne demek istiyordu-Nasıl oldu nasıl öğrendin sen,dedim.-Siz çıktıktan sonra birkaç firmayı aradım. İsm

Kaz gelecek yerden...

"Müşterinin isteği o kadar çoktu ki bir konteyner ürüne numunenin lafı mı olur"Sipariş için gelen yabancı müşteriyle ilgili hatıramızı anlatmaya bugün de devam ediyorum.Bizim de yeni tanıştığımız müşteriyi, siparişi yüklü olduğu için bizde olmayan ürünlerin de satışını yapan amcaoğlumuz ile tanıştırdık. Amcaoğlu da kendi yerinde müşterinin isteyip

Yabancı müşteri

"Biz de heyecanla yarını beklemeye başladık. Yarın acaba kiminle karşılaşacaktık''Babamla beraber şekerleme üretimi yaptığımız bir iş yerimiz var. Ramazan ayının ilk günleriydi. Bayram için sipariş almış ve yoğun şekilde çalışıyorduk. Bir gün öğleden sonra iş yerinde çalışırken telefonum çaldı. Arayan yarı Türkçe yarı yabancı dilde konuşmaya başlad

Anılarımızın içinde kapılar...

"Gururla çıktığım mezuniyet kapıları. Ardına kadar açılan ya da yüzüme kapanan dert kapıları..."Düşünürseniz, onlar kadar hayatınıza aşina olan başka şey yoktur belki de.Yıllarca aynı demir, ahşap veya mermer taş kapılardan bir gölge gibi sessizce süzülerek, ya da şimşekli bir yağmur neşesinde gürültülü kahkahalarla girip çıktığımız tanışlar.Yıllar

Önemli değil, geldin ya...

"Zili çalmamla kapının açılması bir olurdu. Mübarek kadın kapının dibine iskemle atardı..."Dağda taşta gezinirdik... Binbir endişe bulaşırdı beynime. Ya pis bir mayına basarsam ya darmadağın yayılırsam, çok acır mıydı Ağlar mıydım yoksa öksüz bir kız çocuğu gibi Ya bulursa beni aniden bir kör mermi, ya yığılırsam olduğum yere boş bir çuval gibiBaze

Arkadaşıma yalan söyleyemezdim!

"Arkadaşım, içine çektiği mis gibi koku için 'sen de hissediyor musun' diye soruyordu."Hacca gitmeye karar verdiğimi ve hacca giden bir arkadaşımın bana anlattıklarını sizinle paylaşmaya bugün de devam ediyorum:"Soruyu soran arkadaşım anlatmaya başladı:-Ben 2010 yılında eşim, eşimin bir bayan arkadaşı ve onun mecburiyetten kocası ile birlikte umrey

Her üç adımda bir secde mi

"Tam 1.500 kilometre yolu yaya olarak çok uzun bir sürede yürümek zorunda kalıyorlar..."Bundan on yedi sene önceydi. O zamanlar ikili öğretim vardı ve ben de 'öğlenci' oluyordum. Benim için bu çok iyi geliyordu. Küçük oğlum da sabahları kalkma zahmetinde kalmıyor, saat on iki gibi kahvaltı yapıp ondan sonra okula gidiyorduk. Öğretmenliğin o zamanla

Korktuğum başıma gelmişti!..

"Ben aslen Kastamonuluyum. Babamın adı Sefer'di. Ona da Kel Sefer derlerdi..."Hatırama bugün de devam ediyorum... Ben gözümü ondan ayıramazken o elini uzattı:- Ben kaportacı Kel Ahmet. Hoş geldiniz. Enes Bey'in gönderdiği kişi sizsiniz demek. Bir bakalım şu hasara.Kel Ahmet'in uzattığı el ile kendime gelebildim. Kel Ahmet arabayı incelerken ben de

"Ben bu yüzü tanıyordum"

"Aman Allah'ım bu, o kimse olabilir miydi Ama o yıllar önce ölmemiş miydi.."Saatlerce park yeri aramama rağmen bir elektrik direğinin altında riskli bir yere park edebilmiştim. İki saat sonra geldiğimde baktım ki arabamın sol arka çamurluğuna vurmuşlar.Belli ki yolu dönemeyen birisi ancak arabama sürterek yoluna devam etmişti. Bir süre sağa sola ba