Ünal Bolat

Türkiye

Seçim günü define mi olur

"Keskin nişancı çavuşları sipere yatırıp 'ben ateş etmeden, siz de etmeyin' dedim"Tatvan'da askeri görev yaptığım yıllarımı anlatmaya bugün de devam ediyorum.Cipe atladım, görülmeyecek yere kadar araçla gittim. Sonra keskin nişancı çavuşları sipere yatırıp "ben ateş etmeden, siz de etmeyin" dedim ve ilerdeki gruba yaklaştım. Silahım üzerlerine çevr

Bu olayı çözmeliydim

"Askere mermi dağıttım, sabaha kadar kimse uyumadı, deyince içimi bir sıkıntı bastı!.."Tatvan'da askerîgörev yaptığım yıllarımı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Kışın santim santim yükselen kar, baharda da santim santim iniyordu. Alttan dereler akıyor ama sen görmüyordun. En sonunda daha da ilginci, beyaz kardan sonra çamurlu toprak değil, altın

Karargâh bölüğü uyuyor mu

"Bu havada gelip eylem yapacak olanın alnını karışlarım" dedim nöbeti iptal ettim!"Tatvan'da askerîgörev yaptığım yıllarımı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Komutanın önermesiyle müstakil kışlanın Karargâh Bölük Komutanı olmuştum. Yiyecek erzakın bile kar üstünde sırtta taşındığı birliğin mutfağı, hamamı, kazan dairesi, kantini, gazinosu, santra

Keşke kabul etmeseydim!

Sonradan yaşadıklarımdan içimde "keşke kabul etmeseydim" ukdesi kaldı!..Tatvan'da görev yaptığım yıllardı... Tabur komutanım şark görevini tamamlayıp tayin olunca Kara Kuvvetleri Tayin Dairesinden (kendisi herhâlde müstakil kışla komutanı olmayı tercih ederek) yeni bir tabur komutanı atandı. Göreve başlamasından kısa bir süre sonra tabur komutanı b

Tereyağında pekmez kızartması

"Sanki hem içindeyiz hayatın hem kavanozda balık seyreder gibi tamamen dışında..."Ne yapalım bizim şansımıza da bu düştü... Her şey var hiçbir şey yok... Hemen her şeyi görüyorsun hemen hiçbirine kavuşamıyorsun... Yiyenler içenler, alanlar satanlar bunları reklam ediyor, izleyenler seyredenler sadece altına yorum yapıyor...Sanki hem içindeyiz hayat

Hasan Amca

"İnsanlar içlerindeki 'Hasan Amca'yı öldürdüler. Ne mutlu olabiliyor ne de mutlu edebiliyorlar!.."Hasan Amca, eski toprak dediğimiz nadide kişilerden birisi idi. Büyük bahçeli evi, yol kenarında bulunmaktaydı. O yol güzergâhından geçenler onun ikramlarından kurtulamazdı.İyilik, sevgi ve samimiyeti nam olarak kalmıştı. Günler, aylar, yıllar geçti...

Bundan güzel teşekkür olmaz

"Ertesi sabah o yaşlı amca Kaymakamlığa geldi. Mutluluktan uçuyordu, çok sevinçliydi..."Yine de yerde on on beş santim kar kalıyordu. Ben de araçla arkalarından takip ediyordum. Sabah başlayan çalışmayla Bucağa öğleye doğru girebildik. Yolun açıldığını gören köylüler büyük bir sevinç içinde arabaya doğru geldiler. Bir kısmı araçtaki operatörleri ku

Milletin işini önemseyince...

"Bugüne kadar hiç kimse buraya gelip de bu şekilde milletin derdine sahip çıkmamıştı..."Adilcevaz'da görev yaptığım yıllarda yaşadığım hatıramı anlatmaya devam ediyorum...İki saatten beri köy yollarını açmak için karayolları araçlarından rica etmek için dil döktüğüm dönemin Van Karayolları Bölge Müdürü bir ara yumruğunu kaldırıp masaya vurarak "Bir

Söz insanın kişiliğidir...

"İki saati aşkın zaman geçmiş bu gereksiz muhabbetten Müdür Bey de çok sıkılmıştı..."Adilcevaz'da görev yaptığım yıllarda yaşadığım hatıramı anlatmaya devam ediyorum...Dönemin valisi, kar yağdığında bütün köy yollarının kapalı olduğunu, insanların ve hayvanların açlıkla karşı karşıya bulunduğunu, Karayolları'ndan hiçbir destek alamadığını, insan ha

Adilcevaz'da kaymakam iken

"Adilcevaz Van Gölü'nün kıyısında düz bir alanda kurulmuş yeşil güzel, tarihîbir ilçeydi..."Adilcevaz'da 1975 yılının sonbaharında kaymakamlık görevime başlamıştım. O sene yani 1975'i 1976'ya bağlayan kış döneminde çok kar yağdı. Ağır bir kış geçiriyorduk. Bitlis bölgesinde özellikle Mutki ve Hizan'da sık sık çığ düşme olayları oluyordu. Yerde üç m