Şaban Turhal

Şaban Turhal

Milli Gazete
Gündem 187 yazı 0 takipçi

Mahkeme kararına saygı, bize uyuyorsa mı hukuk; bize uymuyorsa mı vesayet

Almanya'dan Türkiye gündemini takip ederken bir şeyi net görüyorum: Hukuk savunusu bazen ilkeye göre değil, sonucun kimin lehine olduğuna göre yapılıyor. Demokrasilerde insanların ne söylediği kadar, aynı konuda yıllar sonra ne söylediği de önemlidir. Çünkü siyaset sadece iddia değil, hafızadır.Siyaset Son günlerde yine mahkeme kararları, hukuk, m

Berlin sustu, Brüksel sustu, Washington sustu... Peki yıllarca bize anlatılan demokrasi masalları ne oldu

Sabah erkenden her gün postama gelen Alman gazetelerini aldım. Doğrusunu söylemek gerekirse merak ettim. Kendi kendime düşündüm: Acaba CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada verilen karar Avrupa basınında büyük gündem olacak mı Manşetler mi atılacak Özel yayınlar mı yapılacak Yıllardır bize

Rakı fabrikasını 2'den 18'e çıkarmakla övünenlerin davası da ümmet davasıymış...

İktidarın yanlışlarına macun çekmeyi, buna karşılık her gün Saadet Partisi'nin doğrularına çamur atmayı adeta görev edinmiş bir gazetenin manşeti sabah gözüme takıldı... Kocaman harflerle yazıyordu: "Bu hareket ümmet davasıdır." Doğrusunu söylemek gerekirse durdum. Çünkü ümmet kelimesi öyle kolay kurulacak bir cümle değil. Ümmet dediğiniz şey; seçi

Erdoğan 'dindar nesil yetiştireceğiz' demişti... Şimdi öz eleştiri yapan seçmenler neden suçlanıyor

Bugün aslında başka bir konu yazmayı düşünüyordum. Hatta AK Parti'nin kendi iç tartışmalarına dönük yazmak da çok iştah duyduğum bir alan değildi. Fakat bazı gündemler var ki, konuşulmadığında insanlar suskunluğu da bir kanaat olarak okumaya başlıyor. Bu yüzden düşüncemi açıkça ifade etmeyi tercih ettim. Son günlerde sosyal medyada dolaşan bazı gör

Merhum Yazıcıoğlu'ndan seneler önce Bahçeli'ye "Öcalan" eleştirisi

Siyasette bazen öyle dönemler olur ki... Bugün kurulan cümleleri anlamak için sadece bugüne bakmak yetmez. Biraz geriye gitmek gerekir. Çünkü siyaset sadece bugünün sözleriyle değil, dün söylenenlerle de okunur. Son dönemde Türkiye'de yeniden Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen tartışmalar, yapılan açıklamalar ve ortaya çıkan yeni söylemler dikkat çe

Bugün Milli Gazete'ye abone olup sahip çıkmazsak yarın neyi savunacağız

Sabah kahvaltımı yaparken telefonum çaldı. Yöneticilik yapan bir arkadaşımız arıyordu. Bir konu hakkında görüşmek istediğini söyledi. Sohbet arasında dedim ki: "Bugünkü Milli Gazete'de Genel Başkanımızın Almanya programıyla ilgili çok güzel bir haber yapmış Milli Gazete'deki arkadaşlar..." Hemen bana: "Göndersene, görmedim," dedi. Ben de doğal olar

Çeyrek asırlık iktidar, zenginlere bile fakirlik belgesi vermeyi başardi

Birkaç gündür gündemde olan bir konu dikkat çekiyor... Bir milletvekilinin eşine alınan "fakirlik belgesi" tartışılıyor. İlk başta insan inanmak istemiyor. "Herhalde eksik bilgi vardır" diyorsunuz. Ama ardından haberler geliyor... Açıklamalar geliyor... Savunmalar geliyor... Ve insan sonunda dönüp şu cümleyi kuruyor: Ne memlekette yaşıyoruz yahu...

Toparlanıyormuşuz... Ne alaka kanka

Dün bir baktım... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi'ne katılmak üzere Astana'dan Türkistan'a bulunduğu toplantı sonrası yine büyük büyük mesajlar veriliyor... Fotoğraflar... Manşetler... Sloganlar... Ve tabii hemen ardından iktidarın trolleri, ekran sihirbazları ve sosyal medya mehter takımı yine

2023'te her şey değişecek, Lozan'ın gizli maddeleri bitecek dediler... 2026'dayız, değişen ne oldu

Sosyal medyada geçmişteki bazı vatandaşlarla yapılan röportajları dinliyorum... Açık konuşayım... İnsan üzülüyor. Çünkü yıllarca bu millete sadece umut satılmış. Öyle sıradan seçim vaadi de değil... Adeta bir masal dünyası kurulmuş. Bakın şu diyaloğa: SPİKER: "Nasıl fiyatlar amca" VATANDAŞ: "Vallahi Allah devletimizden de milletimizden de razı olsu

Gurbetçileri sözde çok sevenler, özde ise verdikleri sözleri bile unuttular

Geçen gün televizyonlarda ve gazetelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gurbetçilerle ilgili açıklamalarını gördüm. "Avrupa'daki vatandaşlarımız bizim eşit vatandaşlarımızdır..." "Berlin'deki, Brüksel'deki kardeşlerimiz canımızdan bir parçadır..." Çünkü yıllardır Avrupa'da yaşayan milyonlarca insanımızın meseleleri konuşuluyor... Ama çözümler hep seçim m

AK-MATİK: Tüm yolsuzlukları tek rozet değişikliğiyle temizliyor, tamam da kanka ne alaka

Bugün aslında gündemden biraz uzak durmak istiyordum. Sabah kahvaltımı yaparken kendi kendime, "Bir günlüğüne siyaset konuşmayayım" dedim. Gazeteleri açmayayım... Televizyon tartışmalarını dinlemeyeyim... Sosyal medyadaki kavgalardan uzak durayım... Tam o sırada telefonuma bir bildirim düştü. Sanki bana, "Tamam da kanka... Hem günlük yazı yazacaksı

Askerî vesayet bitti dediler... Peki gazetelerdeki bu manşetler hangi vesayetin belgesi

Bir dönem bu ülkede herkese aynı masal anlatıldı: "Askerî vesayet bitti." "Türkiye artık tam bağımsız." "Eski Türkiye geride kaldı." Ve bunu öyle tekrar ettiler ki... Bir süre sonra kendi söylediklerine kendileri de inanmaya başladı. Çünkü bu ülkede sadece siyaset yapılmıyor. Algı yönetimi de yapılıyor. Hem de öyle sıradan değil... Adeta sihirbazlı