Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_6ht3v5if2plqotjpot4un84anf, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Pınar Turan Köşe Yazıları : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-932302-7a292.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-932302-7a292.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Pınar Turan

Sözcü

Gerçekten dinleniyor muyuz

Bugünün dünyasında dinlenmek neredeyse imkânsız bir şey hâline geldi. Üç beş günlüğüne bir yere tatile gidiyorsun ama dönüşte aklına hep "Bir de dönünce toparlanmak var" düşüncesi takılıyor. Valizlerin açılması, kirli çamaşırların ayrılması, yıkanması, asılması, ütülenip yerleşmesi... Boş kalan buzdolabının doldurulması, alışveriş yapılması, mutfağ

Kadın ve Şiddet

Günümüzde şiddet denince akla sadece vurmak, dövmek gelmemeli. Elbette bu da şiddettir ama mesele bununla sınırlı değil. Sürekli bağırmak, aşağılamak, korkutmak, tehdit etmek de şiddettir. Birini susturmak, ezmek, yok saymak da şiddettir. İş yerinde birine sürekli baskı yapmak, herkesin içinde küçük düşürmek, değersiz hissettirmek de şiddetin başk

Kelime Bilgin Kadar Düşünebilirsin

İnsan zihni soyut kavramları somutlaştırmak, duyguları tanımlamak ve fikirleri ifade etmek için kelimelere ihtiyaç duyar. Örneğin adalet, özgürlük, vicdan, namus gibi kavramlar fiziksel olarak görülemeyen, ancak dil aracılığıyla tanımlanabilen soyut düşüncelerdir. Bu kavramlara ne kadar hâkimsek, onları o kadar iyi anlayabilir, sorgulayabilir ve if

Hafızamız Google'a mı Emanet

Eskiden önemli telefon numaralarını ezberlerdik. Diğer telefonlar için herkesin evinde telefon rehberi vardı, oradan bakılırdı. Yolu tarif üzerine sora sora bulurduk. Herkes gazete okurdu. Akşam haberleri bütün evlerde çok önemliydi, ailece izlenirdi. Genel kültür bilgileri için evlerde ansiklopediler vardı, onlara bakılırdı. Bizim Meydan Larousse'

Bir yıl daha bitti, hepsi bu

Yılbaşı Türkiye'de her sene aynı tartışmayı da beraberinde getiriyor. Bir grup insan, 31 Aralık gecesini ve yeni yılın gelişini sanki zorunlu bir inanç ritüeliymiş gibi algılayıp buna karşı çıkıyor. Oysa ortada ne bir ibadet var ne de kimseye dayatılan bir inanç. Yılbaşı dediğimiz şey, takvimde bir sayfanın kapanıp yenisinin açılması. Hepsi bu. Kar

Şiddetin önündeki açık kapı

Ülkemizde kadınlar ve çocuklar gerçek bir tehlike altında. Bu bir algı meselesi değil, gerçek bir güvenlik sorunudur. Müge Anlı'da gündeme gelen vakalar, yıllardır görmezden gelinen bir gerçeği tekrar tekrar yüzümüze vuruyor. Ağır suçlar işlemiş, çocuklara ve kadınlara zarar vermiş insanlar yeterince denetlenmeden, yeterince cezalandırılmadan yenid

Ailenin sessiz dönüşümü

Çocukluğumun mutlu günlerini düşündüğümde anneannemin sobalı evi gelir aklıma. Herkes sıcak olduğu için o tek odada toplanırdı. Beraber sohbet edilir, beraber yemek yenir, beraber çay içilirdi. Kış akşamları sobanın üstünde kestane pişer, sabah kahvaltısında ekmek ya da simit ısıtılırdı. Gündüzleri radyo açık olurdu. "Arkası Yarın" diye bir program

Bir İlişkiyi Ayakta Tutan Sessiz Anlaşma

İnsan doğası gereği tam anlamıyla güvenilir değildir. Herkes bir noktada kendi korkusunu ya da çıkarını seçecektir. Bu yüzden güven, ilişkilerin en basit görünen ama en karmaşık duygusudur. İnsanlar genellikle sevgiyi konuşur, sadakati tartışır ama güveni varsayar. Oysa her ilişkinin temelinde güven vardır. O olmadan hiçbir bağ uzun sürmez. Güven,

Kötü haber bağımlılığı

Türkiye'de insanlar neredeyse her sabah yeni bir kötü habere uyanıyor. Felaketler, krizler, tartışmalar, öfke üreten başlıklar artık şaşırtmıyor. Tam tersine bunlar günlük rutinin bir parçası. Hatta neredeyse bir tür bağımlılık haline geldi. İnsanlar artık "bugün ne olmuş" diyerek başlıyor yeni güne. Kötü haberlere bağımlılık, insanın aslında görme

Modern Yaşamın Bedeli

İnsanlık binlerce yıl boyunca açlıkla, kıtlıkla, yoklukla savaştı. Bedenimiz de buna göre evrimleşti. Enerjiyi depolamak, azla yetinmek, fırsat bulunca yemek üzere programlandık. Sonra yeni teknolojilerle birlikte her şey değişmeye başladı. 1950'den sonra küresel gıda üretimi altı kat artarken, insanların günlük hareket düzeyi yarı yarıya düştü. İn