19 Mayıs

Biz çocukken 19 Mayıs sadece takvimdeki bir resmî tatil değildi. Ne anlama geldiğini bilirdik ve 19 Mayıs geldiğinde çok heyecanlanırdık. Haftalar öncesinden tören hazırlıkları başlardı.

Okullarda prova üstüne prova yapılırdı. Öğrenciler şiirler ezberler, gösteriler hazırlanır, beden eğitimi hareketleri çalışılırdı.

Bayraklar asılır, okul bahçeleri süslenirdi. O gün geldiğinde statlar dolar taşardı. Binlerce öğrencinin aynı anda yaptığı gösteriler insanı gerçekten etkilerdi.

Sadece okullarda değil, evlerde de farklı bir heyecan olurdu. Televizyonlarda saatlerce tören yayınlanırdı. İnsanlar ekran başında gösterileri izler, marşlara eşlik ederdi.

19 Mayıs'ın bir milletin yeniden ayağa kalkışının başlangıcı olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a neden gittiğini, o gün ülkenin hangi şartlar altında olduğunu bilir, Kurtuluş Savaşı'nın önemini yüreklerimizde hissederdik.

Millî mücadele, fedakârlık, bağımsızlık gibi kavramların ne kadar ağır bedellerle kazanıldığı ilkokuldan lise bitene kadar defalarca anlatılırdı.

***

Bugün o eski coşkunun ve hassasiyetin büyük ölçüde kaybolduğunu görmek ise insanı ister istemez düşündürüyor.

Birçok genç için 19 Mayıs sadece sosyal medyada paylaşılan birkaç görselden, kısa videolardan veya tatil planlarından ibaret hâle geldi.

Sorsanız Bandırma Vapuru'nu bilen az. Samsun'a çıkışın neden tarihî bir kırılma noktası olduğunu anlatabilen daha da az.

Bunun en büyük nedenlerinden biri eğitim anlayışının değişmesi.

Oysa tarih sadece geçmiş değildir. Bir toplumun hafızasıdır. Hafızasını kaybeden toplumlar da zamanla kim olduklarını unutmaya başlar.

***

Üstelik mesele sadece gençler de değil. Yetişkinlerin bir kısmı da artık özel günlerin anlamından çok sosyal medya görüntüsüyle ilgileniyor.

19 Mayıs paylaşımları yapılıyor ama o günün neden önemli olduğu üzerine gerçekten düşünen insan sayısı giderek azalıyor.

Oysa 19 Mayıs sıradan bir tarih değildir. 19 Mayıs 1919 Türk milletinin teslim olmayı reddettiği, umudunu kaybetmediği ve kaderini yeniden kendi ellerine aldığı gündür.

Ülke işgal altındayken, ordular dağıtılmış, silahlara el konulmuş ve dünyanın büyük güçleri Anadolu'yu paylaşma planları yaparken Mustafa Kemal Paşa'nın Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrılıp Samsun'a çıktığı gündür. Bağımsızlık mücadelesinin ilk adımıdır.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, o kararın ne kadar büyük bir cesaret gerektirdiğini daha iyi anlıyoruz.