Osman ZENGİN

Yeni Asya

Geçmiş peygamberlere iman ederiz

Bediüzzaman Hazretlerinin güzel sözlerinden biri de şudur: "Karıncayı emirsiz, arıyı yasubsuz bırakmayan kudret-i ezeliye, elbette beşeri nebisiz bırakmaz!"Yani; Cenab-ı Hak, yarattığı hayvanları bile başsız, başıboş bırakmıyor. Arıların başına arı beyini, karıncalara lider olarak da bir emir veriyor. Peki, nasıl olur da, varlıkların sultanı olarak

Muhsin Demirel de rahmetli oldu...

Fesubhanallah! Artık, tâziye makalesi yazmaya yetişemiyorum.Şu son on gündür, hep de akranımız olan Nur kardeşler, terhis tezkeresini alıp, âhiret âlemine uruc etmeye başladı. Burada, Emirdağ Lahikasında geçen şu mektub aklıma geldi: "Hâfız Ali, Hafız Mehmed, Savalı Ahmed, Mehmed Zühtü ve Hasan Feyzi ağabeyler arka arkaya vefat ediyorlar. Üstad çok

Ömer Tanman kardeşim...

Mehmed Kutlular Ağabeyin vefatından sonra yazdığım tâziye makalesinde, şöyle bir ifadede bulunmuştum: " Üstadın saff-ı evvel talebeleri ile mülâki olduk. Onlar bizim, dedemiz yaşındaydı, vefat ettiler. Babam yaşında abilerin de çoğu rahmetli oldu. Ağabeyimiz yaşında olanlar da rahmetli olmaya başladılar." Evet, bunları yazarken tabiî içimden de, "S

Bursa'nın fedakâr ve fedaîsi Hüseyin Dursun

Onu, Balıkesir'e tayinen geldiğim 1985 senesinde, Bursa Yeni Asya bürosunda gördüğümü hatırlıyorum. Fakat esas tanışıp, samimîmiyet peyda etmemiz, Bursa'ya, yine tayinen geldiğim otuz beş seneden bu tarafa olmuştu.O zamanlar, Sümerbank'ın Merinos fabrikasında çalışan, teknik eleman bir kardeşimizdi. Onun fedakârlığı gibi, diğer güzel hasletlerini,

Mikâil Yaprak kardeşime şifalar diliyorum!

Bu sene (2024) içinde, belki de şimdiye kadar yapmadığım bir şekilde, hizmet faaliyetlerinin içinde, memleketin her bölgesine gittim.En son, gazetemiz Genel Müdürü Ramazan Bayram'ın, yazarlarımızla alâkalı, gazete merkezinde yapılacak vâki dâvetine, 1 Kasım tarihinde iştirak etmemiz oldu. Toplantı salonunda, en önde, gazetenin ilk senelerinden beri

Türkmenoğlu Ağabey, Yeni Asya için ne dedi

1930 doğumlu olan Mustafa Câhid Türkmenoğlu Ağabey, çok naif, nârin, kibar bir beyefendi idi.1952 senesinde, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde talebe iken, Üstad Hazretlerinin Reşadiye Otelinde kaldığı sırada ziyaretine giderek tanışıyor. Daha sonra, Atıf Ural ile beraber, Risâle-i Nurların lâtin harfleriyle, matbaada ilk def'a basılması işi

Hukuk, şahsa göre değişir mi

Kâzım Güleçyüz, Fethullah Gülen'in ölümü üzerine, twitterde, bir tâziye mesajı yazmış. Ben burada, mesajın muhteviyatı ile alâkalı bir şey demeyeceğim. "öyleydi, böyleydi" diye bir fikir serdetmeyeceğim. Zaten, onunla alâkalı gazetede, başyazı olarak,1 bu çıkmıştı.Benim bahsetmek istediğim, adaletin, adamına göre muamele görmesiydi. Güleçyüz'ün mes

Bayram Yüksel Ağabeyi hatırlarken

Yurt dışı seyahatinde bulunmamdan dolayı, Bayram Yüksel Ağabeyin vefat tarihi günü olan 19 Kasım'a, onu yâd etmek ve fatihalara vesile olmak için, maalesef gününde yazamadım.Halbuki, Üstad'ın has talebelerinden ve yakın hizmetinde bulunanlardan, en çok münasebet ve hatırası olan ağabeyimdi. Onunla yaşadığımız hatıraları tekraren hatırlatıp, rahmete

Ah Süfyan ah!

Bir gün, Medine-i Münevvere'de, Peygamber (asm), Hz. Ömer (ra) ile bir hurma gölgeliğinde oturmaktadır. Ve Hz. Ömer'e, âhir zaman hadiselerinden bahsetmekte, âhir zamanın müdhiş şahsı, İslâm Deccal'i olan Süfyan'ın, vasıflarını anlatmaktadır. Tam o anda sokakta, bazı Yahudî çocukları oynamaktadır.Hz. Peygamberin (asm) dikkatini, o çocuklardan biri

Dünyada, başka heykelperest yok ki

10 Kasım haftasına girdik ya, yine provokatör, heykel kırma teşebbüscüleri boy göstermeye başlar. Hatırlayanlarınız olabilir.Bundan iki sene evvel, yine bu haftada, Samsun'da M. Kemal heykeline bir hücum olmuştu. Hani, zaman zaman yapılan bir heykel kırma teşebbüsü provokasyonu. "Provokasyon" diyorum, çünkü şimdiye kadar yapılan o gibi hareketler,