Ömer Lekesiz

Yeni Şafak

FETÖ'nün çıngıraklı yılanları

FETÖ'nün aslî elemanları çekirdekten yani çocukken devşirilmiş olanlardır. Örgüt daha çocukluklarında beyinleri yıkanmış, akılları enenmiş elemanlar üzerine yapılandırılmıştır. Örgütün tali elemanları ise aparatlık özelliklerine, kullanışlılıklarına göre seçilenlerdir. Bunlar örgütün beyin takımına giremezler ancak bağlılıktaki kararlıklarına, kend

'Tehâfüt ve Geleneği'

Erdoğan, Tehâfüt ve Geleneği adlı incelemesinin İkinci Bölümü'nde, söz konusu gelenekle doğrudan bağlantılı olarak Kutbüddin er-Râvendi, İbn Rüşd, Alâeddin Ali et-Tûsî, Muslihuddin Hocazâde, Hakim Şâh el-Kazvinî, Kemalpaşazâde, Muhyiddin el-Karabâği, Abdu'l-vehhâb Çelebi, Yahyâ Nev'i Efendi, Mehmed Emin Üsküdâri, Hasbî Süleyman Efendi'nin eserlerin

ABD-İsraili Tevradî belaya mı koşuyor

Söz konusu unutmanın, kirletmenin şekil, suret ve yöntemi de yine aynı yerlerde şöyle sıralanmıştır:Puta tapmak; diri suları bırakıp, kendi yaptıkları sarnıçların suyunu içmek; halkının bir kısmını başkalarına köle yaparak terk etmek; yozlaşmak; namustan yoksunlaşmak; dişi bir deveyken yaban eşeğine dönmek; hırsızların utancını giyinmek; başkaların

Osmanlı'da Bâtınîlerle ilgili siyasetin değişme sebepleri

Osmanlı'nın Bâtınîleri hem Sünnî anlayışı korumak adına dışın içinde, hem de fetihlerde onlara etkili bir rol yüklemek üzere Batı sınırında tutma siyaseti, bu yanıyla salt dini itikadi değil, ekonomi ve muharebeyle de ilgili bir siyasettir. Bu bağlamda, Bâtınîler fetih yolunda muharebe imkanları bakımından merkezin dikkatinde bulundurulmakla ve fe

Osmanlı, Bâtınîleri 'dışın içinde' neden ve nasıl konumlandırdı

Önceki yazımızı, "Sünnî anlayışa tabi Vahdet-i Vücud'un, kurulmasına ramak kalmış Osmanlı'nın sadece Sünnî ve heretik unsurlarıyla İslam ümmetini değil, kitap ehli olan ve olmayan unsurları da yöneteceğine dair mümince bir ferasetten kaynaklandığına ve onun hitabının o zamanki devlet ehlince de doğru anlaşıldığına dair bir tereddüdümüz yoktur." diy

Bâtınîlerle ilgili siyaset Osmanlı'da nasıl değişti

Bâtınîlerin ürettikleri şiddetin, siyasette olduğu gibi ilmî yönden de karşıtlık esasına oturtulması Selçuklu uleması için kaçınılmaz olmuştur. Zira Gazzâlî'nin de dahil olduğu Selçuklu ulemasının ümmetindevletin bekasına mahsus kaygıları çokça öne çıkmış, bu sebeple Bâtınîlerin sapkınlık ve aşırılık üzerine kurulu düşünceleri Müslümanların bir iç

Selçuklular Bâtınîleri neden yok edemedi

Mustafa Alican'ın İsmailîlerle Fâtımîlerin kimliğine dair tespitlerinde kalmıştık: "İsmailîler, Ehl-i Beyt imamlarının altıncısı olan Cafer-i Sadık'ın vefatından sonra, onun halef olarak tayin ettiği oğlu Musa Kazım'ı değil, diğer oğlu İsmail'i imam tanıyan kimselerdi. Ortaya çıkışından itibaren Şiiliğin aşırı yorumlarını benimseyen ve bâtınî (ezot

Bâtınîler, Fâtımîler, İsmailîler ve

Müslüman Anadolu Türklerinin zafer ayı olan Ağustos ilgili kutlamalarla geride kaldı ama Kemalistlerin Osmanlı sonrası beka mücadelesinin İstiklâl savaşının nihayeti hükmündeki Büyük Taarruz kutlamalarını kendi varlık gösterisine dönüştürme-lerine mahsus tartışmalar sürüyor.Bize göre tartışan tarafların konuyla ilgili ısrarla ıskaladıkları en öneml

Her yığın layık olduğu efsaneyle yönetilir

Ebü'r-Reyhân el-Bîrûnî(ö. 4531061), on parmağına onlarca marifetin bahşedildiği alimlerimizin biridir. Harezm'de doğmuş, astronomi, matematik, fizik, tıp, coğrafya, tarih, seyahat, dinler ve mezhepler tarihiyle meşgul olmuştur. el-Cemâhir fi Ma'rifeti'l-Cevâhir (Kıymetli Taşlar ve Metaller Kitabı, trc.: Emine Sonnur Özcan, TTK) adlı kitabının mukad

Fuzûlî'nin Rind ile Zâhid'ine göre yazı

Medeniyetimizde sanat edebiyat yazı nazariyatına dair yaptığımız küçük kazıda yolumuzun düştüğü eserlerden biri de Fuzûlî'nin Farsça kaleme aldığı Rind ü Zâhid adlı risalesidir (Sıhhat ve Maraz ile birlikte, trc.: Hüseyin Ayan, Büyüyenay, İstanbul 2012). Fuzûlî bu risalesinde Rind ile Zâhid'i özel isim olarak kullanmış olsa da onları tasavvuftaki