Ömer Erdem

Ömer Erdem

Karar
Kültür-Sanat 262 yazı 0 takipçi

Biz ne yapıyoruz ya da bize ne yapıyorlar

Gördüğüm şeyi ilkin soyut bir resim sandım. Ressam hayal gücünü devreye sokarak ışık, renk, cisim ve hareketten oldukça çağrışımlı bir atmosfer yaratmıştı. İki yanda uzanan ışık saçakları sağanak etkisi yapıyor en uçta buluştuğu takın üstünden yukarı süzülen başka ışıkla birleşiyordu. Perspektif nedir diye sorulsa öndeki geniş yoğunlaşmadan en uçta

Kırmızı öpücük ya da Kürklü Kadın*

2025'in son güzelliği İş Bankası Kültür Yayınları'ndan geldi. Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen'in yeni yıl tebriği ile ulaşan bu olağan üstü çalışmanın ilkin kapağına, ciltlerine uzun uzun baktım. 'Yan yana' kavramı öteden beri şiirimdeki başat izleklerden biriydi. Bazen aşk olup yan yana dolmayı bekleyen iki bardak bazen de 'yan oda' şiirinde ses

Bir daha tekrar edilmeyen sabahlar...

Sağda solda mini su birikintileri donmuş. Çimenlerin üzerinde asabi bir kırağı örtüsü var. Kuşlar, en çok onlar hissederler havaya yayılan sertliği. Ötücü olanlar buldukları gedikte belki de zamanın çiçeklenmesini, güneşin yüz gösterip bütün şevkiyle yayılmasını bekliyorlar. Yine de çapkın bir sığırcık sürüsü upuzun çığlıklarla üzerimden patavatsız

Ansiklopedik Osmanlı İmparatorluğu Sözlüğü*

Uzun sürmüş imparatorluklar üzerine yapılan çalışmalar hem süreklilik hem de bağlam zenginliği taşırlar. Mutfak kültüründen nüfus yapısına, ekonomi anlayışından din algısına, askerlikten biyografiye, sanattan ilmi çalışmalara değin bir yığın bağlamlı çıkar devamlı karşımıza. Böylesi imparatorluklar üzerine çalışmak için ayrıca malzemeye, yani arşiv

Eski yılları ne yaparlar ya da yıldız kırpıntıları...

Zihnin oyunları tükenmez. Sevdikleri kadar istemediği nice bilgiyi, yaşantıyı evirip çevirir kendi işine geldiği gibi yorumlar, şekillendirir. O ince bir kırkma makinası gibi çalışır çokça. En sert odundan törpüleye törpüleye talaş yağmuru bile çıkarır. Çocukluğumda okuduğum bir kitapta gördüğüm bir resim vardı. Onu şunca yıldır kırpar kırpar yıldı

Hayret, ibret ve zillet!

Sana ibret gerek ise gel göresin bu sinleri*Ger taş isen eriyesin bakıp görünce bunları Şiiri günlük, genel geçer, romantik ve eğlendirici bir araç olarak görenlerin sayısı hiçbir zaman eksik olmadı. Hamaset vakitlerinde duygu uçurumlarından her seferinde aşağıya fırlatılan şiir ağızlarda zevkle çiğnendi. Hele çağımızda o, değil vaktin üvey evladı

Korkular değişirken…

İlk kez neden ve niçin korktu insan bunu hiç bilemeyeceğiz. İnsanlığın antropolojisi korkunun duvar resimleriyle doludur. O resimlerin de dili çözülememiştir tam. Şimdilerde hangi korkuların hangileriyle yer değiştirdiğini görmek ise hayli çarpıcıdır. Mesela türkülere ve pop müziğe bakmak yeterlidir. Korku yüksek bir katmandır psikolojide. Psikoloj

Bekleniyorsunuz!

Toplantılara alışığım. Bir toplantı nasıl yönetilir kriz anında nasıl yönlendirilir onu da tecrübe ettim nice yıl. Sadece uzun süren ve kısır döngüye dönüşenlerini sevmem. Kısa süreli görüş ve karar netliği taşıyan toplantılara bayılırım. Toplantı istemek kadar toplantıya katılmak da birer konum gerektirir. Bu kez öyle olmadı. Bir hareketliliğin bi

Avustralya'nın derdi ne

Avustralya bize mesafe olarak çok uzak. Gidip gelmesi desen uçakla şu kadar saat, hatta gün. Bu sebepten en az vatandaşımızın yaşadığı yerlerden biri belki de. Televizyonlar, gazeteler, sosyal medya olmasa orada ne olup bittiğinden asla haberimiz olmaz. Uzaklığı tarif etmek için en uygun ülkedir sanki burası. İngilizlerin varlığı ise sır değil. Gün

Her devrin memnunu…

Tek bir yaş grubuna sığdıramayız onu. Genci de bulunur orta yaşlısı da. Kadınına da rastlanır erkeğine de. Bir karakter, meşrep hatta tercih sayamayız halini. Olsa olsa tıynetin saçağında gölgelenen bir ebedi tip kabul ederiz varlığını. Sadece bir mesleğe de hapsedilemeyeceği gibi çok belirgin fiziki çizgileri de yoktur. Yere çok iyi gizlenmiş yuva

Rage bait ya da başkalarının duygusu...

Nicedir trafiğe çıkmamaya ve araba kullanmamaya özen gösteriyorum. Vapur, tramvay, metro, otobüs veya metrobüs hangisi uygunsa ona yöneliyorum. Türkiye'de ister şehirlerarası yollarda isterse şehir içinde araç kullanın birdenbire insanların davranışlarının agresifleştiğini, şiddete meylettiğini gözlemlersiniz. Bu sebepten kendinizi değil diğer sürü

Edebiyatı ne yapalım ya da edebiyatla ne yapalım

Son birkaç on yıl edebiyatla ne yapalım sorusunun değil edebiyatı ne yapalım görüntüsünün içinde geçmiştir çoklukla Türkiye'de. Adına ister batılılaşma ister çağdaşlaşma isterse de yenileşme dediğimiz dönemin kurucu aktörü edebiyat/ edebiyatçılar olduğu halde nasıl olup bu kısılmanın içine sıkışıp kalınmıştır inceden inceye düşünmeye değer. Bugün ü