Ömer Erdem

Ömer Erdem

Karar
Kültür-Sanat 246 yazı 0 takipçi

Etrafını dolanmak ya da etrafında dolanmak…

Serçe gözüne kestirdiği yemin etrafında ürkekçe dolanır ilkin. Ne kadar güvendedir onu kestirmek ister. Ara sıra deneme hamleleri yapar. Eğer tuzak olduğunu sezerse yükselip ilk dala konuverir. Tilki de öyle, birden dalmaz kümese. Etrafı koklaya kollaya yaklaşır. Siner, dinler. Pusar. Güçlü hayvanların çoğu avlarının etrafında dolanır. İçgüdüsel bi

El'in yazısı kimin yazısı

Bayılıyorum şu dilimize. Şu başlıkta hem el, hem yazı hem de kim aynı anda kaç anlama birden bürünüyor. Vurguya, imlaya hatta niyete göre öbeklenip çözülüyor ifade. O sebepten her dil onu konuşup yazanın açık 'yazısıdır'. O yazı ki 'yazı' oluncaya dek nice tecrübe nice elekten geçmiştir. Şimdilerde el de yazı da öylesine kimsenin umurunda sayılmaz.

Tanpınar'ın gördüğü Yahya Kemal'de görünen...

Zamanda mesafe almak diye bir olgu gerçekten var mıdır bilmiyorum ama çokça yeniliğin hızı geçmişi tazelemek ve onu anlamaktan geçer. Geçmiş denilen bir yığın yumaklanmış şey yaşamanın küçük kıvılcımları sayesinde parlayıverir. Vaktiyle bir kenara itip uyumasını istediğimiz şeyler gözlerini ovuşturarak yanımıza gelir. O an elimizi onun omzuna koyup

Kim gider kim kalır…

Lodos denizin aklını başından yine almıştı. Günlerce aşkla vurdu dalgalar kıyıya. Normal zamanlarda dalga olup olmadığı bile hissedilmeyen sahil tülden upuzun bir köpüğe büründü. Oyunbaz bir güç geriden suyu alabildiğine geriyor, zembereğini burkuyor sonra da o bildik gümbürtüyü çıkarıyordu. En önde daha cılız bir yay oluşuyor adeta kıyıya şaka yap

Şurası senin burası benim…

Bütün hikaye böyle başlıyor ve her seferinde başa sarıyor. Bütün dillerdeki işaret zamirleri meselenin özünü de ele veriyor aslında. İnsan dili yaratırken tabiatı ve onun içindekileri kendi düzenine sokuyor, öne geçip nesne, mekan ve canlılar üzerinde iktidar kuruyor. O, bu, şu, orası, burası, şurası, şahıstan bitkiye, hayvandan eşyaya, mekandan çe

Dişi kulak erkek koku mu

Kulağı tetiktedir kadının. Dünyanın bütün duyargaları daima açık, olacaklara ayarlanmıştır sanki. Hangi kadının diye sorulursa anneden aşık kadına, genç kızdan çocuğa kadar tüm dişilere gidebilirsiniz. Antropoloji çokça işe yarar kadını düşünürken. İnsanın geçmişine dair söylenenler hayal ile gerçek arasında gidip gelirler. En eskiçağlarda av için

Tekdüze düşünmek ya da…

Ayakkabılara alışırız. Pantolonlara, ceketlere, kravat ve eldivenlere alışırız. Aynı yoldan yürümeye alışırız. Aynı duraktan otobüse binmeye alıştığımız gibi saçımızı hep aynı yöne taramaktan vazgeçmeyiz. Kuaförümüz hiç değişmesin isteriz. Bir kere sevdik mi yatağımızı ne yana dönüp uyuyorsak hep o tarafı tercih ederiz. Kalıp cümlelerimiz olduğu ka

Yazı masası…

Bugüne kadar hiçbir yazarın masasına imrenmedim fakat beğenip hayran kaldığım bir masa oldu. Halâ evimizde bana ait bir yazı masası yok ve ben bundan hiç şikayetçi değilim. Yazı masasını yazarın zihnine yerleştirip orada yazmaya koyulanlardanım. İster miyim yine de bir yazı masam olsun Dilediğim ölçülerde arzu ettiğim şekilde yapacak bir usta bulab

Biz ne yapıyoruz ya da bize ne yapıyorlar

Gördüğüm şeyi ilkin soyut bir resim sandım. Ressam hayal gücünü devreye sokarak ışık, renk, cisim ve hareketten oldukça çağrışımlı bir atmosfer yaratmıştı. İki yanda uzanan ışık saçakları sağanak etkisi yapıyor en uçta buluştuğu takın üstünden yukarı süzülen başka ışıkla birleşiyordu. Perspektif nedir diye sorulsa öndeki geniş yoğunlaşmadan en uçta

Kırmızı öpücük ya da Kürklü Kadın*

2025'in son güzelliği İş Bankası Kültür Yayınları'ndan geldi. Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen'in yeni yıl tebriği ile ulaşan bu olağan üstü çalışmanın ilkin kapağına, ciltlerine uzun uzun baktım. 'Yan yana' kavramı öteden beri şiirimdeki başat izleklerden biriydi. Bazen aşk olup yan yana dolmayı bekleyen iki bardak bazen de 'yan oda' şiirinde ses

Bir daha tekrar edilmeyen sabahlar...

Sağda solda mini su birikintileri donmuş. Çimenlerin üzerinde asabi bir kırağı örtüsü var. Kuşlar, en çok onlar hissederler havaya yayılan sertliği. Ötücü olanlar buldukları gedikte belki de zamanın çiçeklenmesini, güneşin yüz gösterip bütün şevkiyle yayılmasını bekliyorlar. Yine de çapkın bir sığırcık sürüsü upuzun çığlıklarla üzerimden patavatsız

Ansiklopedik Osmanlı İmparatorluğu Sözlüğü*

Uzun sürmüş imparatorluklar üzerine yapılan çalışmalar hem süreklilik hem de bağlam zenginliği taşırlar. Mutfak kültüründen nüfus yapısına, ekonomi anlayışından din algısına, askerlikten biyografiye, sanattan ilmi çalışmalara değin bir yığın bağlamlı çıkar devamlı karşımıza. Böylesi imparatorluklar üzerine çalışmak için ayrıca malzemeye, yani arşiv