Necati Doğru

Sözcü

Zorba yemin etti!

Adalet hakkı, kardeşlik hakkı, eşitlik hakkı, insan hakkı, serbest ticaret hakkı, demokrasiler arası dayanışma hakkı, emeğin hakkı; bütün hakları bir kalemde sildi; "Zorbalık Hakkı" diye yeni bir hak ilan etti. Zorba yemin etti. Gücü, gücü yetene! Milyarderler mutlu. En güçlü ülke odur, bir düğmeye basar 500 kilometre uzaktan şehirleri yerle bir e

Dedem Koruk Yemiş!

100 yıllık oyunu bozuyoruz. Cumhuriyet bir geçiş süreciydi, 100 yıl parantezini kapatıyoruz. Bu söylemlerle"halkın bir bölümü üzerinde duygusal bağlılık yaratma" propagandasını önceleri Fesli Kadir adlı biri vardı; o yazar, dile getirirdi. Şimdi bu cümleleri; 23 yıldır kesintisiz iktidar olan partinin başkanı ve sözcüleri dillerine doladılar. 100

Karga sabunu kaptı!

Ben senin kirli çamaşırını bulayım, bulamazsam bile; "bak ne kadar da kirli, pasaklı, kokmuşlar" diye uydurayım. Kirli çamaşır yarışına çıkayım. Sen benden kirli. Koktu çamaşırlar! Nasrettin Hoca ile hanımı dere kenarına "kirli çamaşırları yıkamaya" gitmişler. Hanım çamaşırları sabunlayıp yıkıyor, tokaç vurup kirlerinden iyice arındırmaya çalışıyo

Memur ile sendika!

İşçiler bir sendikada birleşir güç olur, memurlar da bir sendikada toplanır kuvvet olur. Alın teri, emeklerinin karşılığını savunurlar. Vahşi ve ağır sömürü böyle törpülenir. Sendika kurma düşüncesi "emek en yüce değerdir" diyenlerin birleşip güç olma ihtiyacından doğdu. Sanayi devrimi oldu. Bant üretimi başladı. 200 yıl önceydi. Sendika fikri serp

TOGG: Kapı önünde aç kurt oldu!

Oğlan, büyümüş, okumuş köyünün bağlı olduğu kasabanın karakolunda jandarma komutanı olmuş. Köye 4 jandarma birden gönderip; ittire-kaktıra yoksul babasını getirtip makam masasının önünde hazır ola geçirmiş. Fıkra bu! Demiş ki babasına: "Sende adam olacak cevher, kumaş yok, sen adam olamazsın deyip duruyordun, bak gör işte; adam oldum!" Baba ne des

Lök gibi!

Hastalıklı bir kişilik hakim oldu. Lök gibi geldi ülkenin üzerine oturdu. Lök gibi oturmak; İslamcı, dinci, muhafazakar, Allah'tan korkar görüntüsü altında ağır, hantal, maddeci, bencil, hak hukuk gözetmeyen, ilkel materyalist olmayı anlatmak için kullanılıyor. Kulakları var. Duymuyorlar. Gözleri var. Görmüyorlar. Kalpleri var. Hissetmiyorlar. Ne

Ruhi Su!

Ferdi Tayfur, pencerelerini hayata kapadı, seveni çoktu. Başları sağ olsun. Acılarını paylaşırım. Ferdi Tayfur'un arkasından başta siyasi liderler, toplum önde geleni diye"vitrine çıkmış" olanlar, TV'de ekran yüzleri, müzik adamları, ses ve sinema sanatçıları, her türden yazar konuştular, yazdılar. AklımaRuhi Sugeldi! Toplumumuzda var olan "gariba

Yaratıcı yıkım yola çıktı!

Kendilerine çok cömertler; mal, mülk, aniden zenginleşme, lüks otomobil, han, hamam, dolap değirmen hep onlara fakat emeğiyle geçinen, maaşları ve sınırlı geliriyle gün dolduranlar, eksiye düştüler. Milyonlar yoksullaştı. Yaratıcı yıkım yola çıktı. Eskiyi yok ederek yeniyi kurmanın düşüncesi halkın çoğunluğunda öne geçti. Değiştirme gücü. Sabır et

Fahiş ile mafiş!

Beter bir vaziyet yaratıldı. Yoksuldan zengine çok arsız, hayasız, insafsız gelir transferi yapıldı. Zengin olanların tuzu kuru, sorun geliri giderine yetmeyip her gün biraz daha sıkışanlarda. Uçurum açıldı. Yoksul: 1 alıyor. Zengin: 23 kapıyor. Milli gelirden en yoksul kesimin aldığı pay yüzde 1'de kalırken en zengin kesimin aldığı payı 23'e çıktı

Şu feleğin işine bak!

Ağaların partisine oy veren köyleri basarak; çocuk, kadın, bebek kurşunlayıp, asker şehit ederek yola çıkanAbdullah Öcalan,başlangıçta Doğu Anadolu'daki"ağalık sistemine"de karşıydı. Ağa korkutuyordu! Şu feleğin işine bak! Kürt AğasıAhmet Türk, Abdullah Öcalan"eve çıksın"ve "PKK'ya silahları bırakınçağırısı yapsın" umuduyla Devlet Bahçeli'yi ziyar