Mustafa Ceylan

Yeni Akit

Doğu Türkistan davası

Doğu Türkistan'da komünist Çin yönetimi, Uygur çocuklarını ailelerinden koparıyor. Kamplara atılan ebeveynlerin yetim kalan evlatları, asimilasyon ve dinsizleştirme projesinin kurbanı oluyor. Ümmetin kanayan yarası, mazlumların dinmeyen feryadı Doğu Türkistan, tarihin gördüğü en alçak, en sinsi zulümlerden birine sahne oluyor. Yıllardır "aşırıcılık

Büyüklerimiz ve kaybolan edebimiz

Büyüklerimiz ve kaybolan edebimizMUSTAFA CEYLAN Modern çağın getirdiği baş döndürücü hız, maalesef sadece zamanımızı değil, asırlardır bizi biz yapan en mukaddes değerlerimizi de öğütüp duruyor. Eskilerin o buram buram edep kokan, hürmet ve muhabbetle mayalanmış cemiyet hayatından gün geçtikçe uzaklaşıyoruz. Bilhassa sokakta, toplu taşımada, hatta

Asrın felaketi

Asrın felaketi MUSTAFA CEYLAN Deprem... Coğrafyamızın değişmez gerçeği, yerin altındaki o korkutucu uğultu. Ancak gelin görün ki, bizi asıl korkutan yerin altındaki hareketlilik değil, yerin üstüne inşa ettiğimiz o "mezarlık adayları" olmalı. Japonya'da 7 şiddetindeki depremde kahve fincanı bile devrilmezken, bizde neden binalarımız karton evler gi

Heykel belediyeciliğine inat: 30 bin kilometre gururu!

Milletin hizmetkârları tarih yazmaya devam ediyor. Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun... Dün İstanbul'da sadece bir yol açılışı yoktu. Dün, "Yol medeniyettir" şiarıyla yola çıkan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'na vurulan 30 bininci kilometrenin mührü vardı! Dile kolay, 30 bin kilometre böl

Küresel şer odaklarının hedefindeki son kale: Aile!

Küresel şer odaklarının hedefindeki son kale: Aile! Mustafa Ceylan Bugün modernizm maskesi altında pazarlanan, özgürlük ambalajıyla servis edilen küresel bir kuşatma ile karşı karşıyayız. Bu kuşatma ne topla yapılıyor ne de tüfekle... Bu seferki saldırı doğrudan ruhumuza, kimliğimize ve bizi biz yapan en mukaddes kalemize; aile yapımıza yapılıyor.

Duvarlar yıkıldı, perdeler söküldü

Kıymetli dostlar, Eskiden evlerimizin pencerelerinde kalın perdeler, gönüllerimizde ise ondan daha kalın bir "haya" perdesi vardı. Komşusu açken tok yatmaktan haya eden bir medeniyetin çocukları olarak, yediğimizi gizler, sevincimizi sessiz yaşar, hüznümüzü ise sadece Rabbimize arz ederdik. Peki, ne oldu bize Ne zaman bu kadar "görünür" olma sevdas

Küresel eşkıya maskesini indirdi

Küresel eşkıya maskesini indirdi Mustafa Ceylan Artık gizlemeye dahi ihtiyaç duymuyorlar. Demokrasi, insan hakları, özgürlük... Yıllardır bu süslü kelimelerin arkasına saklanarak dünyayı kan gölüne çeviren Amerika, nihayet gerçek yüzünü; o salyalı, sömürgeci, haydut çehresini tüm çıplaklığıyla ifşa etti. Hani biz yıllardır yazıyoruz, "Bunların derd

Sessiz kalabalıklar çağı

Gürültünün hiç bu kadar arttığı bir dönem yaşanmamıştı. Herkes konuşuyor, herkes anlatıyor, herkes haklı. Sosyal medyadan televizyon ekranlarına, sokaklardan meclis kürsülerine kadar söz bitmiyor. Ama garip olan şu. Bu kadar çok konuşmanın olduğu bir yerde, kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor. Bugün fikir sahibi olmak, düşünmekten çok paylaşmakla öl

Haramda huzur ararsan, hüsranı bulursun!

Yine o malum dönem geldi çattı. Sokaklar, caddeler, hatta market köşeleri yine o "umut tacirliği"nin tezgahlarıyla doldu. İnsanımız, alın teri dökmeden, emek vermeden köşeyi dönmenin, zengin olmanın o zehirli hayaline kapılmış durumda. Bilet için kuyruklar uzayıp gidiyor... O kuyrukta bekleyen kardeşime sesleniyorum. Sırada beklediğin şey umut deği

Bir "Allah razı olsun" demek bu kadar mı zor

Sabah evden çıkıyoruz, yüzler asık. Asansörde komşumuzla karşılaşıyoruz, başlar öne eğik. Trafikte yol isteyen şoförün üzerine direksiyon kırıyor, markette kasiyer kardeşimizi bir makine gibi görüp yüzüne bile bakmadan para uzatıyoruz. Farkında mısınız Ruhumuz daralıyor, tahammülümüz azalıyor ama hepsinden önemlisi; inceliğimizi kaybediyoruz. Eskid