M. Said Zeki

Yeni Asya

Kayık küçük!

Belâların yağmur gibi üstümüze geldiğini düşündüğümüz anlarda 'belâ vereni' bulmak ve O'na iltica etmek, zahmeti rahmete çevirebilir.Pozitif bir telkin, bazen ilâçtan daha tesirlidir. Tebessüm çiçeği güvenli bir limandır. * Temel ile Dursun balığa çıkmışlar. Derken fırtına çıkmış. Temel'de bir telâş, bir telâş... Dursun: 'Telâş etme, Allah büyü

Gözümüzdeki perdeyi niçin kaldırmak istiyorsun

Görmezden gelsek, yok saysak... Haksızlıklar ortadan kalkar, her şey düzelir, zulümler biter, acılar diner mi acabaÖlümü inkâr etmekle ondan kurtulacağımızı sanıyoruz. İnsanlığımız tehlike altında. Hadi... başımızı kuma soktuk.. uyumuş da görmemiş duymamış gibi yaptık. Aklımızı güzelce uyuşturduk, kalbimizi kilitledik, vicdanımızı da susturduk! Pek

Cahiliye çağına dönüş: "Vicdanınızı vestiyerde unuttunuz Bayım!"

"Belkıs, bak; biz bir daha giriyoruz, cahiliye çağına Bak, bir daha giriyoruz vahşete Geriliğe, çirkefliğe, zillete Bir daha giriyoruz barbarlık çağlarına." N. KabbânîFarkında mısınız; dünya gittikçe çoraklaşıyor, yaşan(a)maz oluyor. Her şey maddede aranıyor. Karanlık bir cahiliye çağı... İnsanî, ahlâkî, hukukî değerler buhar olup uçuyor. Bir çölde

Kendimizle yüzleşmek; samimiyet ve cesaretle!

Can alıcı sual şuydu: Bilinen yol mu doğrudur, yoksa gidilen yol muEğer, "bilinen doğrudur" dediğimizde; can yakan ikinci soru geliyordu: Öyle ise; bildiğimiz yol ile, gittiğimiz yol aynı mı Bilgimiz ile fiilimiz örtüşüyor mu Yeni tabirle "söylem ile eylem" tutarlı mı Öğrendiği hakikatleri "emrolunduğu gibi dosdoğru" yaşayanları tebrik ve tenzih ed

Övmek serbest, tenkit ve ikaz yasak!

Müsbet eleştiri ve ikaza açık olmak olgunluk göstergesidir. Gurur ve kibire esir olan insan, en küçük bir ikaza bile tahammül edemez. Âdeta "nefsini ilâh gibi görür" kendini bütün kusur ve noksanlıktan takdis eder.Çevresindeki kişiler onu ikaz etmek yerine, methiyeler dizerse; akıbeti çetindir. Sadi Şirazî'nin ifadesiyle "Kusuru kendisine söylenmey

Ömür; uzunca bir nefes, bayram; kısacık bir es!

"Dünyanın işlerini bitireceğim" diye kendilerini yitirenler... kabristanlardaki uyuyanlara sorunuz hele; onlar dünya işlerini bitirebilmişler miHerkesin acelesi var, yarış arabaları gibi bir yerden bir yere koşturuyor herkes. Kimse kimseyi görmüyor, halini hatırını sormuyor. Bitirmesi gereken binlerce işi var! Biliyorum sizin de işiniz acele! İki

Beyaz zambaklar ülkesinde bir Nur Talebesi

Yol da, yolcu da hazırdı. Beyaz zambaklar ülkesine davet vardı. Yolumuz İsveç, Norveç ve Finlandiya'ya düştü.Buralardaki İslâmî hizmetleri görünce "İslâm coğrafyası" tasnifini yeniden gözden geçirmek lâzım diye düşündük. Nasip olursa seyahat notlarını daha sonra kaleme alacağız. Helsinki İslâm Merkezini ve Tatarların cami ve kültür merkezini ziya

İç konuşmalar: Adalet ve insan

"Adaletsizliği, bir yangından daha çabuk söndürmeliyiz. Çünkü Rabbimizin emri, insanlığın huzurudur. Kâinatın en esaslı düsturlarından biridir.""İnsanlığın huzurunu nasıl sağlayacak" "Adalet sadece mahkemelerde olur sanıyoruz. Oysa her yerde, her şeyde denge ve adalet var. Adalet; her şeyin yerli yerinde olmasını, herkese hakkının verilmesini ve ha

İttihad-ı Nur olmadan mümkün mü

Aydınlık karanlık, ittihad ihtilâf, adalet zulüm, hürriyet istibdat, zenginlik fakirlik, inanç ve inançsızlık... Zıtlıklar dünyasında imtihan devam ediyor.Bediüzzaman Hazretlerine göre asrın getirdiği teknolojik nimetler insanlığın ortak malıdır. Herkesin bunda hissesi vardır. Yani "herkese terakkî dünyası, bize tedennî dünyası" değildir. O, zindan

"En son hangi kitabı okudunuz"

"En son ne zaman, seni heyecanlandıran, hayatına, mesleğine, hizmetine katkı sağlayan, zihnini kışkırtıp, yeni bilgilere açlık hissettiren müthiş bir kitap okudun" diye sordu kadim bir dostum.Şaşırdım. "En son ne zaman, küs olduğun bir kardeşinden helâllik istedin, barışıp kucaklaştın" diyerek beni bir kez daha sarstı ve devam etti. "Biz ki; ehl-i