Yetişkinlerin ve gençlerin birbirlerini anlama konusunda ön yargıları var. Karşılıklı saygı ve sevgi ile yaklaşarak, birbirlerini dinleyerek bir uzlaşma zemini bulmak pekâlâ mümkün.
Bir kuşak veya bir nesil farkı, ana baba ile çocuk arasındaki ortalama yaş farkı -yaklaşık 25 yaş- demektir. Bazı anlayış farklarının olması normal, hatta gereklidir.
Gençlerin sağlıklı gelişmesi için onlarla sürekli iletişim halinde olmak, psikolojilerini bilmek ve kişiliklerine saygı göstermek gereklidir.
Yetişkinlerin gençler hakkında besledikleri ön yargıların bazıları şöyle: "Gençler sorumsuzdur ve idealleri yoktur. Her şeyi bildiklerini sanırlar, durmadan ukalalık yaparlar. Bencil davranırlar, özveri duyguları yoktur. Büyüklere saygı göstermezler, onların deneyimlerinden faydalanmak istemezler. Dik kafalı ve inatçı bir yapıya sahip olup her şeye karşı çıkarlar."
Gençler ise yaşlı kuşakları; "tutucu, geri kafalı, bencil, çıkarlarına ve rahatlarına düşkün" olarak damgalar. Birbirleri hakkındaki yargıları birbirinden farklı olsa da; ön yargılı tutumları genelde aynıdır.
Araştırmalara göre kuşak çatışmasının sebepleri arasında şunlar sayılabilir: Eve dönüş ve yemek saati, ders çalışma ve gezme zamanı, giyinme ve süslenme biçimi, kız-erkek arkadaşlığı, büyüklere karşı saygı, dinî, siyasî ve fikrî düşünce farklılıkları vb.
Ayrıca; yetişkinlerin bir konuyu gereksiz yere uzatmaları, kendi zamanları ile kıyaslama, ailenin genci aşırı korumaya alması veya hiç ilgilenmemesi, sürekli nasihat etmesi, gence baskı yapması ve sert davranması, eş ve meslek seçimi vb. kuşak çatışmasına sebebiyet verebilmektedir.
Ergenlik çağındaki bir gence ailesinin yapabileceği en büyük yardım; onu anlamak, sorunları konusunda yanında olduğunu hissettirebilmektir.
Ergenlik döneminden itibaren insanlar, sosyal ve dinî açıdan sorumluluk çağına ulaşmış demektir. Genç artık dinin emir, yasak, görev ve kuralları çerçevesinde davranışlarının sorumluluğunu yüklenmiş birisidir.
Bu çağdaki gençleri evvela, varlık sebebimiz, yaratılış gayemiz, nereye gideceğimiz, kısacası hayata getiriliş gayemiz gibi konularda uyarmamız ve onu kendi kendini sorgulayacak bir zihni yapıya ulaştırmamız gerekir.
Uzmanlara göre kuşak çatışmasının olumsuz ve sağlıksız boyutlara tırmanmasını önlemek ve uzlaşmak sağlıklı ve iyi bir iletişim yoluyla gerçekleşir. Bazı tavsiyeleri şöyle:
Muhterem yetişkinler;
-Gençleri lütfen dinleyin.
-İtiraz etmek, saygısızlık etmek demek değildir. Lütfen itirazlara kulak verin, açıklama yapın.
-Gençler ile ilgili karar aldığınız zaman, onlara da danışın. Aldığınız kararın muhatabı onlar.

155