"Beni Rabbim terbiye etti..."

Peygamber'in yetim olarak büyümesine rağmen kusursuz olması, insanın karakterini değiştirebileceğini mi kanıtlıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Hz. Muhammed'in Allah tarafından doğrudan terbiye edildiği için kusursuz bir örnek olduğunu savunmaktadır. Bu iddiayı, Peygamber'in yetim ve öksüz bir çocukluk yaşamasına rağmen İlahi rehberlikle mükemmel ahlaklı olmasıyla desteklemektedir. Ancak insanların karakterinin değiştirilebilir olduğu iddiasını, yazının sonunda bu konuyu tartışmaya açması ve "gücünün yetmediği şeyler emrolunmaz" deyişi hak ve batıl arasında gerçekten net bir sınır çizebilir mi?

Bizzat Allahü teâlâ tarafından terbiye edilen birinde hiçbir kusur bulunabilir mi Sevgili Peygamberimiz, bütün insanlara en güzel örnektir.

Başlıktaki söz, âlemlere rahmet olarak gönderilen, yaratılmışların en şereflisi ve üstünü Sevgili Peygamberimize aittir. "Beni Rabbim terbiye etti. Güzel bir şekilde terbiye etti" hadis-i şeriftir...

Daha dünyaya gelmeden ve kâinatı şereflendirmeden birkaç ay önce muhterem babaları Abdullah vefât etmişti. Yetim olarak doğdular. Melekler sordu:

"Ey Rabbimiz binlerce senedir beklenen en son ve en büyük Peygamber babasını göremedi. Anneler yufka yürekli olduklarından umumiyetle babalar çocuklarını terbiye ederler. Bu mübarek zatı kim terbiye edecek" Cevap alamadılar...

Altı yaşına geldiklerinde muhterem valideleri de vefat etti. Melekler yine sordular:

"Annesinden de ayrıldı, büsbütün sahipsiz kaldı. Hem yetim hem de öksüz. Onun terbiyesi ile ilgilenecek kimsesi kalmadı!.."

Bunun üzerine Yüce Rabbimiz şu cevabı verdi:

"Onu ben terbiye edeceğim. Onun terbiyesi bana aittir."

Bizzat Allahü teâlâ tarafından terbiye edilen birinde hiçbir kusur bulunabilir mi O bütün insanlara en güzel örnektir.

El Ahzab Suresi 21. ayeti kerimede meâlen "Resulullah'ta sizin için güzel örnekler vardır" buyuruluyor.

El-Kâlem Suresi 4. ayeti kerimede ise meâlen "Muhakkak ki sen ey habibim yüksek bir ahlâk üzeresin" hitab-ı ilâhisi, Onun nasıl terbiye olunduğunu bizlere bildirmektedir.

Onu örnek alanlar, Onun gibi yaşamaya çalışanlar, Onun sünnet-i seniyyesine tabi olanlar, insanüstü güzelliklerle melekleşmeye doğru yükselirler.

O mübarek zatın ümmetinden olma şerefine kavuştuğumuz için ne kadar sevinsek, ne kadar hamd etsek yine de azdır.

Büyük İslâm âlimlerinden Kadı İyad hazretleri buyuruyor ki: "İki şey bana o kadar şeref bahşediyor ki, tarif edemem. Bu iki şeye kavuştuğum için kendimi o kadar yükseklerde hissediyorum, sanki yıldızlar ayağımın altında gibidir.

Bunların birincisi; Rabbimin bana hitap etmesidir. Kur'ân-ı kerimde insanlara hitâp iki türlüdür. Umumu ilgilendiren meselelerde;