M. Latif Salihoğlu

Yeni Asya

Abdülhamid ve hürriyet-meşrûtiyet

GÜNÜN TARİHİ: 10 Şubat 1918Sultan Abdülhamid, hem şefkatli, hem kudretli bir padişahtı. En büyük kusuru, hürriyet ve meşrutiyetten hoşlanmamasıydı. Vefatının üzerinden (10 Şubat 1918) yüz yıldan fazla bir zaman geçti. Buna rağmen, birçok yönüyle gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Bu hâlin belli başlı sebepleri var. Meselâ: Bir darbe sonucu on

"Balıkesir Hutbesi" mi

GÜNÜN TARİHİ: 07 Şubat 1923Yakın tarihin sisler arasında bırakılan vakıalarından biri de Mustafa Kemal'in meşhûr "Balıkesir Hutbesi"dir. Vakıa meşhûrdur; ama, mahiyeti meçhûldür. Daha doğrusu kasten meçhûlde bırakılmıştır. Zira, 7 Şubat 1923'te Balıkesir'de yaşanan hadisenin hem gelişme seyri, hem de cami minberinden yapılan konuşmalar ve sonrasınd

Lâiklik nasıl tatbik edildi

GÜNÜN TARİHİ 6 Şubat 1837Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilk anayasasının 2. Maddesi'nde "Devletin dini din-i İslâmdır" ifadesi yer alıyordu. Bu ifade 1928'de sezdirmeden çıkartıldı. Yerine hemen "lâiklik" falan da konulmadı. Böylelikle, anayasadaki din hanesi bir bakıma boş bırakılmış oldu .Tâ 6 Şubat 1937'ye kadar. Bu tarihte, lâiklik, resmen kab

Ülkede ve dünyada 4 Şubat'ın izleri (2)

Türkiye ve dünya tarihinde iz bırakan, büyük tesirler icrâ eden bazı günler vardır. İşte, "4 Şubat" da tarih seyri içindeki o ender günlerden biridir.Bir önceki yazıda kronolojik olarak verdiğimiz 4 Şubat günlerine dair tesbit ettiğimiz vukuat bilgilerinin ikinci bölümünü takdim ediyoruz. 1945: Yalta Konferansı. İngiltere, Rusya ve ABD liderlerini

Ülkede ve dünyada 4 Şubat'ın izleri (1)

Türkiye ve dünya tarihinde iz bırakan, büyük tesirler icrâ eden bazı günler vardır. İşte, "4 Şubat" da tarih seyri içindeki o ender günlerden biridir.Şimdi, kronolojik olarak tarihteki 4 Şubat günlerine dair tesbit edebildiğimiz vukuat bilgilerinin ilk bölümünü mümkün olduğunca kısaltarak takdim ediyoruz. 1783: ABD, Büyük Britanya'ya (İngiltere) k

Okuyup düşünerek yürümeli

Asıl branşım olan "tarih" ile ilgili bilgilerden sonra en fazla önem verdiğimiz konu "okumak"tır.Zira, yakînen biliyoruz ki, ümmet olarak en büyük zaafımız bu meselede temerküz ediyor. Biliyoruz ki, maddî-manevî ilerlemenin yolu yine okumaktan geçiyor. Burada şunu da ifade edelim ki, ümmî olan yani okuma-yazması olmayanlar, okumalara teveccüh edere

Okumanın lezzeti, feyzi, bereketi...

Ümmet olarak bize en zor, en ağır gelen bir meselede, en çetin bir şekilde imtihan olunuyoruz: Okuma meselesi.Okumak, ilk bakışta kolay, basit bir iş gibi görünüyor. Ama, bunu hayatımıza tatbik etmenin ve daimî okumayı ömür boyu alışkanlık haline getirmenin, şu dünya hayatında bizi en çok zorlayan bir mesele olduğunu görüyoruz. Hakikaten, ilk vahiy

Deprem korkusu; zelzele nârası

Bir İlâhî ikaz olan deprem, aynı zamanda bir arzî musibettir. Musibetler, mü'minin imanını, kâfirin de küfrünü arttırır.1939 yılı sonlarında yaşanan İzmir ve akabindeki Erzincan Zelzelesi, o tarihte tam da böylesi bir tesir hâsıl etmiş. Mütevekkil mü'minler Rabbine daha çok yaklaşmışlar. İbadetlerine daha ziyade dikkat göstermeye başlamışlar. İslâm

Yasaklar ve yalakalar

Diktatörlüklerde hürriyetler kısıtlanır, yasaklar çoğaldıkça çoğalır. O yasak, bu yasak, aha şu da yasak. Yasak üstüne yasakDiktatörlük denilen müstebid rejimlerde, yasaklar gibi yalakalık yapanların sayısında da artış görülür. Lider kadrosunun yaptığı doğru-yanlış her şeye alkış tutar. Akıl ve iradesini teslim ettiği kimselerin hiçbir söz ve icraa

Ahd-i Millî, yahut Mîsâkı Millî

GÜNÜN TARİHİ 28 Ocak 1920Son Osmanlı Meclisi Mebûsânı, 12 Ocak 1920'de işgal altındaki İstanbul'da toplandı. Erzurum ve Sivas Kongresinde, millî sınırları belirleyen kararlar, Mebûsân Meclisi'ndeki bir kapalı oturumda "Ahdı Millî Beyannâmesi" adıyla kabul edildi: 28 Ocak 1920. "Millî Yemin" anlamına gelen Meclis'in bu Beyannâmesi, 17 Şubat günü "M