M. Latif Salihoğlu

M. Latif Salihoğlu

Yeni Asya
Gündem 574 yazı 0 takipçi

44 yıllık çalışma arkadaşım

Bugünlerde ölümü çokça zikrediyoruz. Hemen her gün gelen vefat haberleriyle sarsılıyoruz.Üzerimizde çok emeği bulunan Batman'ın ulu çınarı Hacı Mirza Demir Ağabeyin cenaze merasiminin yapıldığı aynı günün akşamı, 44 yıllık (1982'den beri) çalışma arkadaşımız Abdullah Erakçıkbaş'ın ânî vefat haberiyle sarsıldık. Cuma günü akşam saatlerinde geçirmiş

Hak da, kuvvet de örselenmemeli

Hak daima üstündür. Eyvallah. Hak haktır; küçüğüne-büyüğüne bakılmaz. Elbette. Hele Cenab-ı Hakk'ın yolunda ise, en küçüğü dahi en büyük kadar kıymetlidir, muteberdir. Âmenna.Bu noktalarda hiçbir pürüz, problem, sıkıntı yok. Bunlarda umumî bir ittifak var. Problem, zaman zaman şu noktada düğümleniyor: "Kuvvetin hakkı" nedir Buna nasıl bakmalı ve ne

Manevî bağlar kopmasın

Süflî hislerden uzaklaşarak ve arınarak ulvî hisler dünyasına giriş yapabilen bahtiyardır. Yaptığı iş zordur, kat' ettiği mesafe büyüktür; bu sebeple, o bahtiyar kişi ayrıca tebrike, takdire lâyıktır.Netice itibariyle şunu söylemek mümkün: Allah'ın inayeti ve hidayetiyle, manevî değerlere sıkı sıkıya bağlanmak, bir fânî için büyük bir mazhariyettir

Güvenli liman

Şu fırtınalı zamanda insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, güvenli bir limandır. En şiddetli fırtına ve sarsıntılara rağmen, kendini sağlama alabildiğine inandığın yer, senin için en güvenli bir liman mesabesindedir.Son yüz yılda ülke ve dünya çapında varlığını idame ettiren Risale-i Nur talebeleri için en güvenli liman, hiç şüphesiz "şahs-ı manevî"

Yalan ve iftira ile nereye kadar

Meşhûr Köroğlu'nun dillere destan olmuş şöyle bir sözü var: "Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu" diye. Teşbihte hata olmaz, bu söze binaen günümüz için şunu söylemek mümkün: "İnternet icat oldu, mertlik bozuldu."Tabiî, bu sözler tüfeğin de, internetin de faydasını, lüzumunu, vazgeçilmezini ortadan kaldırmaz. Asıl söylemek istediğimiz şudur: Bazı name

Galip Almanya mağlup düştü

GÜNÜN TARİHİ 7 Mayıs 1945Yaklaşık altı sene (1939-45) devam eden II. Dünya Harbinin galip tarafı olan Nazi Almanyası, 7 Mayıs 1945'te kayıtsız şartsız bir şekilde teslim olarak mağlubiyeti kabul etti. Bu neticenin hasıl olmasında, peşpeşe yaşanan iki hadise önemli ölçüde etkili oldu. Birincisi: Almanya'nın müttefiki olan İtalya'nın faşist lideri Be

Cuntaya monte edilen kafa

GÜNÜN TARİHİ: 6 Mayıs 196027 Mayıs 1960'ta yapılan darbenin başında, ilk etapta Kor. Cemal Madanoğlu vardı. Ama, aynı gecenin karanlığında yapılan radikal bir değişiklikle, emekli Org. Cemal Gürsel, İzmir'den getirtilerek darbe cuntasının başına iğreti bir şekilde monte edildi. Bakalım, öncesi ve sonrasıyla o gece neler yaşandı, neler... « Kara Kuv

Mahiyetin ehemmiyeti

Sathî nazar, yüzeysel bakış hakikat yolcularını tatmin etmez. Hangi konu, hangi mesele olursa olsun, ortaya derinlemesine bilgi-belge koymak icap ediyor.Evet, günümüz dünyasının araştırmacıları için ileri sürülen her mesele için delil ve ispat lazım. Tatmin edici bilgi ve doküman lâzım. Aksi halde, iş inandırıcı olmaktan uzak kalır. Demek ki, her b

Vicdanın kanat sesleri

Vicdan öldürülemediği ve hapsedilemediği için, dünyanın her yerinde konuşabiliyor.Bilhassa son yıllarda Filistin ve İran'a yapılan insanlık dışı saldırılar sebebiyle, dünyanın pek çok ülkesinde vicdanlar dile geldi, harekete geçti ve doğru bir istikamette yol almaya devam ediyor. Bu kısacık hatırlatmadan sonra, asıl konuya vicdan kavramına bir parç

Aranan adam bulundu: Börekçizade

GÜNÜN TARİHİ: 30 Nisan 1924Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, yeni Türkiye'nin kurumları da yenilenmeye başlandı. Bazıları aynen Osmanlı'daki ismiyle devam ederken, birçok kurum ve kuruluşun hem ismi, hem mahiyeti değiştirildi. İşte, hem ismi, hem mahiyeti, hem de yetkisi değiştirilen kurumlardan biri de Diyanet Teşkilâtı oldu. Osmanlı döneminde f

Şûrâ: Saadetin anahtarı

Öncelikle, meşveret ve şûrânın mana ve ehemmiyetine dair mukadder bir-iki suale cevap teşkil edecek birkaç ifadeyi takdim ederek başlayalım.Birinci suâl: Şûrâ nedir, tarifi nasıldır Cevap: Ehil ve liyâkatli kimselerin, bir veya birden çok meselenin etraflıca konuşulması, farklı açılardan müzakere edilmesi maksadıyla toplanmalarına "şûrâ" denir. İki

Vicdanın sesi yankılandı

Risale-i Nur Kongresi'ndeki akademik seviye ve kitlesel katılım, inanç tabanlı toplumsal hareketler ne zaman siyasi güce dönüşüyor?