Lokman Yıldırım

Milat

Dünyanın bir haydutla imtihanı

Vaktin birinde bir kuş Hz. Süleyman'a gelip bir dervişin kanadını kırdığını ve dervişten şikayetçi olduğunu söyler. Hz. Süleyman o dervişi huzuruna çağırtıp kuşun kanadını neden kırdığını sorar: Derviş kendini savunur: "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim der. Ancak yanına gitmeme rağmen kuş benden kaçmadı. Bende teslim olacağını düşünüp yakalama

Yusuf kuyudan çıkıyor

Biz, Filistin davasını her hangi bir dava olarak görmüyoruz. Filistin meselesi bizim kendi öz davamız. Tarihi bir hakikattir, Filistin yüz yıl önce Osmanlı'nın önem verdiği vilayetlerden biriydi. Yani bizim tapulu toprağımız. İlk kıblemiz Mescidi Aksa burada yer alıyor. Kudüs bizim evimizin içi. Osmanlı'nın yıkılmasıyla beraber İngilizler siyonist

Kötülük öldürür

Açgözlü insanda kanaat yoktur. Hayata menfaat pencereden bakar, yaşamayı sadece bu dünyadan ibaret görür. Hayat onun için zevk, sefa ve eğlenceden ibarettir. Bu tipler dünyayı yutacakmış gibi bir tavır sergileyebiliyorlar. Oysa basit bir çabayla ve çok az bir şeyle hayatımızı sürdürebiliriz. Önemli bir şey daha; sade bir hayat yaşayan ve sadece All

Hal ve gidişat

Toplum olarak zor, sıkıntılı ve arsız dönemlerden geçiyoruz. Buna bir tür "körleşme" dönemi de diyebiliriz. Neye karşı körleşme İyiliğe ve hakka karşı. vefaya karşı, vefasızlık. Yaptığın iyiliğe karşı kötülük. Öyle ki yanınızdaki insana güvenirken bile sıkıntı yaşıyorsunuz. Dün kendinizi teslim ettiğinize, bugün malınızı bile teslim etmeye çekiniyo

Yakın şahitlik

Mutlak ve hak olan, gelmesinden asla endişe edilmeyen bir şey var; ölüm gerçeği! Bir gün mutlaka her faninin kapısını çalıyor. Ölümden kaçış yok. Bin yıl da yaşasak da kimse kalkıp gitmek istemiyor. Her insanda ebedi yaşama arzusu var çünkü. Öyle ki, bir kimseye gideceği yerin cennet olduğu gösterilse bile bu böyledir. İnsan ölümü bilinmez bir gerç

Bunlar dünyayı öldürmek istiyor

Eşkıyalığın da bir ölçüsü, bir sınırı var, bunlarda yok. Öyle arsız, öyle yüzsüz ve öyle kanun ve kural tanımazlar ki, her çağda olduğu gibi bu çağda da Firavun rolündeler. Savaşlar çıkarıp ülkeleri işgal ediyorlar. Öldürüyorlar ve adeta dünyada insan avcılığı yapıyorlar. Kendi çıkarları ve saltanatlarının devamı için dünyayı ateşe verecek kadar da

Gassalın elinde kaldı İstanbul

Yazda ve baharda salına salına akan Boğaz'ın durgun ama gülen ve gülümseyen görüntüsünü, emdanlı, nazlı ve büyüleyen yeşil tepelerini çok özlüyorum İstanbul'un… Kışları adeta kıyılara yumruk atan, döven, kızgın ve öfkeli halini Boğazın, dalgalarını, her mevsimini, her saatini ve her gününü çok seviyorum İstanbul'un. Her anıyla büyüleyen cennetten b

Canım İstanbul…

Her şeyden uzak tutarak aklımı ve zihnimi ve hayatın bütün gailelerinden, karmaşasından ve kavgalardan uzak durarak bir İstanbul yazısı yazmak istiyorum bugün. İstanbul'un o eski büyülü, mutlu ve mesut günlerine geri dönmek mümkün değil ama bi hatırlamak istiyorum o günleri... Elli yıla yakındır İstanbuldayız. O mutlu ve mesut yıllar bir göz açıp k

İsrail bu coğrafyada durdukça

Noam Chomsky, 'Korsanlar ve İmparatorlar' adlı kitabında Aziz Augustine Büyük İskender'in esir aldığı bir korsanın hikayesini anlatır: "Denizlerde uzun süre korsanlık yapıp, gemileri soyarak ahaliyi canından bezdiren korsanı nihayet yakalanmıştır. Ve korsanı büyük İskender'in huzuruna çıkarmışlar. İskender: -Nedir bu ahalinin senden çektiği! Kadınl

Dün ve bugün

Geçen gün Trump, katil İsrail'in meclisinde yaptığı konuşmada katil Netanyahu ile olan cinayet ortaklığını aynen şu ifadelerle itiraf etmiş oldu: "Netanyahu sen adını bile bilmediğin silahları benden istedin ve ben sana verdim. Sen de onları çok güzel kullandın" dedi. Trump bu itirafıyla ne demek istedi Şunu: Gazze'de genç yaşlı, çoluk çocuk ve beb