Kanlı ve günahkar eller

Bugünkü yazımızda kullandığımız başlık Nurettin Topçu'ya ait bir ifade.

Yahudiler için kullanılmış. Hemen hemen her çağ ve her nesil bu "kanlı ve günahkar ellere" tanıklık etti, mağduru oldu, zulme uğradı, öldürüldü.

Yanlış anlaşılmasın, biz herhangi bir kavmi hedef almıyoruz, düşmanlık yapmıyoruz. Var olan büyük bir insanlık belasından söz ediyoruz. Olanı yazıyoruz yani. Hafife almayın, karşımızda Allah'a savaş açmış "Lanetlenmiş kavim" İsrail var. Bu benim ifadem değil. Kur'an'da, Allah böyle söylüyor.

Bu fesatçı güruh, gittiği her yerin baş belası oldu. Bozucu ve çürüten rolleriyle kitlesel sürgünlere uğradılar. Babil sürgünü bunlardan biri. Ardından Roma İmparatorluğu, İspanya Krallığı ve Nazi Almanyası tarafından sürgün edildiler. Yani dünyada hiç bir toprak bunları kabul etmedi, kustu. Hiçbir yerde mukim olamadılar.

İsrail denilen şey, bizzat iblisin ta kendisi. Hatta bütün iblislerin toplamı. Merhamet ve acıma duygusu diye bir değer yok bunlarda. Yaptıkları şeye bakar mısınız, gidip İran'da kız çocuklarının okuduğu okulu vurdular. Hastahaneler, ambulanslar vuruluyor. Hepsi terör yöntemi. İsrail ve ortağı dünyanın en büyük terör örgütüdür.

Çocuk katilleri…

Size barış getireceğiz dediler…

Kan ve gözyaşı getirdiler.

Demokrasi getireceğiz dediler…

Zulüm getirdiler.

Özgürlük getireceğiz dediler…

Ölüm getirdiler.

Yaşatırsanız yaşarsınız. Öldürürseniz ölürsünüz. Bir gerçeği daha ifade edelim: Zalim, azarsa eğer, eceli yakındır derler. Bu zalimlerin eceli yakındır, inşallah.

Farkında mısınız

Şeytanlar, bölgemizi bir mezhep savaşına doğru sürüklüyorlar. Hatta bir 3. dünya savaşı ihtimali her zamankinden çok daha yüksek. Amerika ve İsrail dünya için büyük tehdit, büyük bela…