Daha ne olmasını bekliyorsun

Müslüman dünya İsrail-Filistin çatışmasında sessiz kalırken, İslam birliği gerçekten çözüm mü, yoksa sorunun karmaşıklığını gözden kaçırmak mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Filistin'deki katliamlar karşısında Müslüman dünyasının acizliğini ve sessizliğini reddediyor; bu trajedinin ardında ümmetin birliğinin kurulmasını gerekli görüyor. İddiasını dini ayetler ve tarihi sözlerle desteklerken, meselenin çözümünün İslam birliğine bağlı olduğunu ileri sürmektedir. Ancak İsrail-Filistin çatışmasının kökleri ve sonuçları, tek bir ideolojik cevabı kabul edecek kadar basit midir?

On yıllardır, iki gözümüzün nuru Kudüs, "lanetli kavmin" elinde esir tutuluyor. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa günlerdir kapalı kaldı. Şimdi de, binlerce masum Filistinli kardeşimiz idam sehpasında. Yani yangın evimizin içine kadar girmiş durumda.

Peki Müslüman dünyası ne yapıyor Zulme seyirci kalıyor. Oysa Allah, bu kimliği zulme sessiz kalmak için vermedi. Yaşanan onca büyük acı ve yıkımdan bu suskunluğun payı var kuşkusuz.

Daha vahimi; katliamlar dursun diye Trump'tan ve Netanyahu katilinden medet umuyoruz, adalet bekliyoruz. Yav, şeytan bu ikiliyle bir yerde karşılaşmış olsa bunların önünde düğme ilikler, alkış tutar. Yeryüzünde ne kadar çok günah ve zulüm varsa bu iki şeytan işliyor.

İmtihanımız ağır ama bu zor günler geçecektir. Geriye müslüman dünyanın acizliği ve kayıtsızlığı kalacaktır. Çok yazık!

Her şeye rağmen, direnen kardeşlerimizin onurlu duruşu ve tavrı geleceğimiz adına umut veriyor. Kalbimize inşirah ferahlığı veriyor.

Hz. Ali (r.a): "Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır." İnşallah, o zafer günlerini göreceğiz.

Zafere giden yol; İslam birliğinin kurulmasına bağlıdır. Bu olmazsa, olmaz şart. Batı emperyalizmine, Hıristiyan ve Yahudi siyonistlere verilebilecek en güçlü cevap ümmetin birliği olacaktır.

Sorumluyuz; yaptıklarımızdan, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan ve birbirimizden sorumluyuz. Hz. Ömer'e atfedilen sözdür: "Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu, Gelir de adl-i ilâhi Ömer'den sorar onu!"

Zaferin en önemli anahtarı, mutlak olmazsa olmazı şu ilahi emrin yerine getirilmesidir:

"Size ne oluyor da Allah yolunda ve 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu yerden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bir yardımcı yolla!' diyen çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz" (Nisa suresi, ayet 75)