İnanç Uysal

İnanç Uysal

Yeniçağ
Gündem 111 yazı 0 takipçi

VESAYET ANAYASASI

"Bu anayasa darbe anayasasıdır", "vesayet düzeninin izlerini taşıyor", "Türkiye'nin sivil bir anayasaya ihtiyacı var"... Türkiye'de bu cümleleri artık neredeyse ezbere biliyoruz. ünkü yaklaşık yirmi yıldır aynı siyasi iktidar, her anayasa tartışmasını benzer bir söylem üzerinden yürütüyor. Ancak ortada dikkat çekici bir çelişki var: Eğer mesele ger

Kutuplaşan medya

Türkiye'de siyasetin uzun süredir iki büyük kutup üzerinden şekillendiği söyleniyor. Aslında mesele yalnızca siyasetin iki kutuplu olması değil. ünkü iki kutuplu bir siyaset, zamanla kaçınılmaz biçimde iki kutuplu bir medya da üretiyor. Daha doğrusu, üretmek zorunda kalıyor. Bir süre boyunca bunun dışında kalanlar vardı. Kendisini bağımsız tanımlay

Bayraktan kim rahatsız olur

Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde yaşanan bir tartışma, aslında yalnızca bir öğrenci kavgası değildi. Adı "Devrim" olan bir şenlikte, bir grup öğrencinin Türk bayrağı açmasıyla başlayan gerilim kısa sürede başka bir tartışmanın sembolüne dönüştü. ünkü mesele, "provokasyon" iddiasının çok ötesine taşındı. Eğer ortada bir provokasyon varsa bil

Statü ihtimalleri

Devlet Bahçeli'nin son grup konuşmasında Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin kullandığı ifade, Türkiye siyasetinde uzun süredir kapalı tutulan bir tartışma başlığını yeniden gündeme taşıdı. Ancak bu kez mesele yalnızca bir "süreç ihtimali" değil; aynı zamanda bu ihtimalin hangi sınırlar içinde, hangi aktörlerle ve hangi meşruiyet çerçevesinde yürü

3 Mayıs: Bir hatırlayış değil, bir tavır...

3 Mayıs, Türkiye'de uzun yıllar boyunca yalnızca bir anma günü olmadı; bir fikrin, bir duruşun ve bir iddianın sembolü oldu. Bugün bu tarih giderek daha fazla "Milliyetçilik Günü" olarak anılmaya başlasa da, bu dönüşümün kendisi tartışmayı hak ediyor. ünkü 3 Mayıs'ı anlamak, onu doğuran tarihsel bağlamı doğru okumaktan geçer. O bağlam ise açıktır:

Hastane yolu: Alışkanlık mı mecburiyet mi

Abdullah Emre Güner bir veri paylaştı. Ama bu veri, aslında bir tabloyu değil, bir ruh hâlini anlatıyor: "Bir yılda 300 kere doktora giden hastamız var... 'Alışkanlığım' diyor." Bir yıl 365 gün. 300 gün hastaneye gitmek demek, neredeyse her gün bir sağlık kurumuna uğramak demek. Üstelik bu tekil bir örnek olarak anlatılmıyor. Aynı açıklamada verile

Bir zamanlar Romanya

Romanya'da futbol, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında yalnızca bir spor dalı değil, aynı zamanda devlet yapısının ve kurumlarının bir yansıması olarak da şekillendi. Nicolae Ceaușescu döneminde bu durum daha belirgin hâle geldi. 1965'ten 1989'a kadar süren bu süreçte iki büyük kulüp öne çıktı: Steaua București (Türkçede yaygın kullanımıyla Ste

GEÇ Mİ KALDIK

Dış politikada alternatif ararken içeride birlik inşa edebilmiş miyiz, yoksa gecikmiş bir çağrıya mı kulak veriyoruz?

İnsani aşınma

Siyaset sorun çözmekten çıkıp güç gösterisine dönüştü: peki gerçek sorunlarımızı çözmek istediğimize kim karar verecek?

Yinon'dan Clean Break'e: Modern Nazizmin Uzun Gölgesi

Orta Doğu'da her yeni çatışma, çoğu kez anlık bir patlama gibi aktarılıyor: Bir roket, bir saldırı, bir misilleme. Oysa bu krizler tesadüf değil. Arkasında yıllara yayılan stratejik hesaplar, raporlar ve devlet aklı var. İsrail'in bugün Filistinlilere uyguladığı politikalar, salt bir güvenlik refleksi değil; 1980'lerden bu yana yazılmış planların p

Teknik sorun mu siyasi mesaj mı

Bir sabah açıyoruz, haberleri Dışişleri Bakanı diyor ki: KAAN'ın motorları ABD Kongresi'nde bekletiliyor. Savunma Sanayii cephesinden ise "aksama yok, proje takvimine uygun ilerliyor" diye düzeltmeler geliyor. CHP'den Fidan'a destek veren açıklamalar gelirken, AKP içinden de "iletişim kazası" yorumları yükseliyor. Bu karmaşık tablo bize yalnızca mo

Yangınlar İçinde Sessiz Muhalefet: CHP Neden Gündem Kuramıyor

Ekonomik kriz ve doğa felaketleri konuşulmazken, iktidar kendi krizini muhalefet eliyle yönetiyor. Temmuz ayındayız. Yani orman yangınlarının başladığı, itfaiyecilerin can verdiği, helikopterlerin geç geldiği, insanların "nerede bu devlet" diye sorduğu dönemdeyiz. Aynı zamanda TÜİK verilerinin bile artık saklayamadığı ağır ekonomik koşullar, milyon