Peki şimdi ne olacak Bugün Hürmüz, yarın "Boğazlar" diyecekler. "Savunmada" kalan intihar eder. Şehirler

İsrail'i geleneksel yöntemlerle durdurmak imkânsız hâle geldi diyerek yazılı uyarı veriliyor; peki hangi "olağandışı yöntemler" tehlikeli bir barut fıçısını ateşlemeyi haklılaştırabilir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İsrail'in Ortadoğu'da kontrolsüz şiddeti nedeniyle bölgenin tümünün savaşa sürüklendiğini ve ABD'nin İsrail'i dizginleyecek iradeye sahip olmadığını öne sürüyor. Rusya ve Çin'in İran'ı savunacağını, aksi takdirde kendilerinin çökeceğini belirterek, geleneksel diplomasinin başarısız olduğu sonucuna varıyor. Bütün bu senaryolara rağmen, yazarın "İsrail'i tüketmek" çağrısı ne ölçüde gerçekçi bir çözüm sunuyor?

Trump'ın savaş ilan etme, barış yapma, ateşkes sağlama iradesi yok. ABD yönetimi, bu yetkiyi tamamen İsrail'e havale etti. "Kurgu"yu İsrail yapıyor, onlar da ona göre hareket ediyor.

Pakistan'da ateşkes görüşmeleri yapılırken de aynı kanaatteydim. Ateşkes olmayacaktı, olsa bile bir gün içinde İsrail zaten sabote edecekti. ABD'nin İsrail'e "Niye böyle yaptın" deme iradesi yoktu.


BİLGELİK, AĞIRBAŞLILIK YETMEYECEK!

Bölge ülkelerinin, "ABD üzerinde baskı kurarak, İsrail'i dizginlemesini sağlama" yöntemi bundan sonra hep başarısız olacaktır. Zaman bu çabalarla akıp gidecek, İsrail'in ülkeler ajandası adım adım gerçeğe dönecektir.

İsrail varlığını, gerçeğini, ajandasını algılama konusunda bir sorunumuz var. Ya da "iyi niyetle" bir şeylerin düzeltilebileceğine inanıyoruz. Coğrafyamızın ağırbaşlı ülkeleri, "hoyratlığa" yönelmediği için, yaşlı dünyamızın bazı şeyleri kendi bilgeliği ile önleyebileceğini düşünüyor.

Ama o bilgelik ABD'de yok, İsrail'de zaten olamaz. Artık çökmek üzere olan uluslararası sistemin zincirleri hâlâ ülkelerin ellerini, ayaklarını bağladığı için hareket etmekte de zorlanıyoruz. Ya da dünyayı büyük bir felaketten korumak için ölümcül bir sabırla bir şeyleri düzeltmek için yoğun çaba harcıyoruz.


KÖRFEZ ÜLKELERİNİ İSRAİL DE VURDU!YARIN "DÜŞMAN TÜRKİYE" DİYECEKLER!

İsrail İran'a saldırarak, aynı anda Filistin, Lübnan ve Suriye'ye saldırarak, coğrafya ölçekli bir felaketin kapılarını açtı. Bölgesel savaş için, İran'a karşı cephe açmaları yetmedi, İran kadar İsrail de Körfez ülkelerini füzelerle vurdu.

Bu, bir intihar haliydi ve hiçbir devlet böyle bir şeye girişemezdi. Ama İsrail yaptı. Ve ABD'nin gücünü herkesin üzerine saldı.

Öyleyse, şimdiye kadar karşılaşmadığımız çok büyük bir fırtına ile yüzleşiyoruz. Tek bir ülkenin, saldırı, suikast, terörle koca bir coğrafyayı mahvetmesini izliyoruz.

Mesele İsrail olunca suçlu bazen İran olur, bazen Filistin, bazen Lübnan, bazen Suriye, bazen Libya, bazen Sudan veya Somali hatta bazen Türkiye...

Çünkü bize bu bakışı dayatırlar ve zihinleri felç ederler. Biz de kendimizce bütün bu karmaşa içinde, birbirimize yönelik suçlamalara yöneliriz.


RUSYA VE ÇİN İRAN'I SAVUNACAKTIR. YOKSA KENDİLERİ ÇÖKER, BİLİYORLAR...

Bu, gerçekliğin kaybedilişidir, anlayamayız. Hatırlayın; daha önce de Taliban, Saddam, Kaddafi suçluydu ve biz ona inandırıldık. Oysa hesapları bambaşkaydı.

Bu savaş radikal çözümler, tavırlar üretmeden sona ermeyecek. İran'ı masaya oturtup teslim alsalar bile bitmeyecek. Yeni hedefler, yeni ülkeler, yeni düşmanlar sürecekler önümüze. Ve bu böyle devam ederse, dur diyemezsek 21. yüzyılı kaybetmemiz ihtimal dışında değil.

İran diz çökmez. Yakıp yıkarlar harabeye çevirirler yine diz çökmez. Doğu'nun Batı sınırını, Batı'daki cephesini savunmak için Rusya ve Çin'in alabildiğine cephede olacağını görebiliriz.

İran'ı savunacaklar, destek verecekler, o cephenin çökmesini engelleyecekler. Yoksa 21. yüzyılı asıl onlar kaybedecek, biliyorlar.


SAVAŞ DEVAM EDECEK, BÜYÜYECEK, YAYILACAK. NASIL BİR OYUN KURULABİLİR

Pakistan'daki masa dağıldı. Peki şimdi ne olacak Kim, nasıl masa kurabilecek. Bölge ülkeleri, ABD üzerinden yürütülen baskıların sonuçsuz kaldığını görünce ne yapacak Kendilerini, coğrafyayı korumak için nasıl bir silah kullanacak

Bu savaşın devam edeceği, büyüyeceği, yayılacağı gerçeği üzerinden oyun kurmak zorundayız. Sadece ABD'ye baskı ile sonuç alamayacağımız ihtimali ile oyun kurmak zorundayız. Ortada bir "devlet sorunu" yok. Ortada bir milletin, bir kavmin çılgınlığı var, insan ırkına açtığı savaş var. Kontrol edilemezliği var.

Ve bunlar çok daha korkunç şeyler yapacak. Soykırım yaptılar, tanık olduk. Ülkelerin başkentlerini vurdular, liderlerini öldürdüler, tanık olduk.


NÜKLEER SOYKIRIMI DENEYECEKLER!OLAĞAN DIŞI ÖNLEM ALMA ZAMANI.

Ama bunlar nükleer silah kullanacaklar. Ülkelere, şehirlere, milletlere yönelik nükleer soykırımı bile deneyecekler. Buna tanık olacağız. Peki nasıl bir önlem alabiliyoruz

İşte bu büzden, doğrudan İsrail'in hareket alanını daraltacak önlemleri geciktirmeden almak lazım. Her gecikme ya da erteleme, insan ırkına karşı barbarlığa yeni örnekler ekleyecektir.

Atılacak her ciddi adım, bu örneklerin sayısını azaltacaktır. İsrail'i geleneksel yöntemlerle durdurmanın imkânı kalmamıştır. Öyleyse olağandışı yöntemler denemenin zamanı gelmiştir.

Bölge ülkeleri özellikle Körfez ülkeleri İran'a çok öfkeli. Haklılar çünkü İran bu ülkeleri vurdu. ABD üslerini vurdu, bu anlaşılabilir belki. Ama bölge ülkelerinin ekonomik ve güvenlik varlıklarını da vurdu.

Ancak onları aslında İsrail vurdu. Bütün bu bedelleri İsrail'in hoyratlığı yüzünden yaşıyorlar. Öfkenin ana adresi İsrail olmadıkça, bölge ülkeleri doğru bir zeminde gelecek kuramayacaklardır.


İKİNCİ AŞAMA: ATEŞKES MASALARI YETMEYECEK!

Pakistan'daki ateşkes masasından sonra savaş yeni bir evreye girdi. İkinci aşamada neler olabileceği üzerinde gerçekçi değerlendirmeler, hazırlıklar yapmak lazım. Belki de hep istedikleri "savaşın bölgeselleşmesi"ne bu aşamada tanık olacağız.

Şu an Kızıldeniz'den Hindistan sınırına kadar her yer çatışma alanı. Bu çatışmaların topyekûn savaşa dönme ihtimali çok güçlü.

O zaman Ege'den Akdeniz'e, Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na kadar korkunç bir fırtına hepimizi yakalayacak. Bunu önlemek için ateşkes masaları yetmeyecek. ABD ile müzakere görüşmeleri yetmeyecek.


TÜRKİYE'Yİ DE TEHDİT ETMEYE BAŞLADILAR!

İsrail'in katiller çetesi, daha İran'la savaşırken Türkiye'yi tehdit etmeye başladı. Akıl almaz bir serserilikle Türkiye'ye had bildirmeye çalışıyorlar.

Unutmayalım, İsrail ABD'ye "Türkiye düşmanımız!" dediği anda Trump yönetiminin Türkiye'ye tavrı değişecektir. Türkiye'yi düşmanlaştırmaya başlayacaklardır.

İran heyeti Pakistan'a giderken Pakistan savaş uçakları koruma sağladı. Düşünün bunlar ABD ile masaya oturmak için gitti. ABD ile masaya oturmak bile güvenli değil artık. Nasıl bir dünya oluştu farkında mıyız

Şu an tankerler saldırıya uğruyor. İsrail ve ABD'nin bu tutumu devam ederse sivil gemiler, sivil uçaklar bile saldırıya uğrayacak. Bunu yapacaklar. Yakında diplomatik misyonlara saldırılara başlarlar. Yakında ülkelerin lider kadrolarına saldırılara başlarlar. Nasıl bir dünyaya sürükleniyoruz, farkında mıyız


BUGÜN HÜRMÜZ ABLUKASI. YARIN SÜVEYŞ, BABÜLMENDEP...SONRA "BOĞAZLAR" DİYECEKLER...

ABD günlerdir "Hürmüz Boğazı'nı açın" diye yaygara koparıyor. Hürmüz zaten açıktı. Savaş yüzünden kapatıldı.

Şimdi de Hürmüz'e deniz ablukası koyuyor. Her ülke, petrol ya da doğalgaz almak için Basra Körfezi'ne girmek için ABD'den izin alacak. Haydutluğu, yağmacılığı görüyor musunuz Bu kurgu, savaşın başından itibaren böyleydi. Amaçları zaten buydu

Peki bugün Hürmüz'e el koyan, dünyayı haraca bağlayan ABD yarın aynısını Babülmendep Boğazı'na yapmayacak mı Yapacak Bahaneler uyduracak, savaşlar çıkaracak ve bu sonuca ulaşacak. Peki yarın aynısını Süveyş'e yapmayacak mı, yapacak.

Daha da kötüsüne gelelim. Aynı senaryoyu Çanakkale Boğazı için, İstanbul Boğazı için istemeyecek mi Bugün not edin, o gün de gelecek.


ADALAR'A, DEDEAĞAÇ'A NEDEN ASKERİ YIĞINAK YAPIYORLAR SANIYORSUNUZ!

Yunanistan'a, Romanya'ya, Bulgaristan'a askeri yığınaklar, Dedeağaç'a, Girit'e, Adalar'a askeri yığınaklar Rusya için mi sanıyorsunuz. Bunların tamamı Türkiye için.