Hilâl Kaplan

Hilâl Kaplan

Sabah
Gündem 386 yazı 11 takipçi

Zamanı biz belirleyeceğiz

İsrail terör devleti, son 10 gün içinde Yemen'in başbakanını öldürdü, Gazze'ye yardım götüren gemiyi Tunus'ta bombaladı ve Katar'daki müzakere masasına saldırı düzenledi. Bir kuduz köpek üzerinden Ortadoğu yeniden şekillendirilmek isteniyor. Washington ve Tel Aviv'in yürüttüğü bölgesel stratejiler, 1916 Sykes- Picot Antlaşması'nın güncellenmiş bir

Gökyüzüne çekilen çelik perde

Türkiye'nin son yıllarda en çok gurur duyduğum alanı sorarsanız, hiç düşünmeden "savunma sanayii" derim. Çünkü bu alanda kat edilen mesafe, yalnızca askeri kabiliyetlerimizi değil, ulusal özgüvenimizi de büyüttü. Son örneği, geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren Çelik Kubbe hava savunma sistemi oldu. Dünya basınına yansıyan

'Kurucu parti'den polis barikatlarına

Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca "devletin kurucu partisi" kimliğiyle anıldı; bu kimlik ona siyasette ayrıcalık kazandırdı. Ne var ki İstanbul İl Kongresi süreciyle başlayan gelişmeler, bu itibarı yerle bir eden bir tablo ortaya koydu. Süreç, dışarıdan müdahale değil, partililerin itirazlarıyla başladı. Delegeler "Bu kongre şaibeli" diye haykırıyo

TikTok'tan Kongre'ye çıkan yol

Donald Trump'ın "İsrail savaşı kazanıyor olabilir ama halkla ilişkiler savaşını kaybediyor" sözleri aslında günümüz siyasetinde askerî gücün tek başına yeterli olmadığını anlatan çarpıcı bir örnek. Trump bu değerlendirmeyi yaparken aynı zamanda İsrail lobisinin Washington'daki eski gücüne de dikkat çekiyor: "İsrail, Kongre'de herhangi bir oluşum, o

CHP ve Hamas

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı hararetli konuşma ses getirdi. Pek çok şey söyledi Özel ama en temel noktayı yine ıskaladı. Hamas'ı terör örgütü olarak görmediklerini ve böyle görülmesine neden karşı olduğunu anlatmayı es geçti. Zira daha önceki pek çok açıklamasından biliyoruz ki CHP, Filistin'in varlık ha

Erdoğan'ın vizyonu ve kolonyalistlerin torunları

Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının geçtiğimiz yüzyılın en büyük trajedisi olduğunu, ardından kurulan 40'a yakın devletin kendi içinde ve imparatorluk bakiyesi komşu devletlerde yarattığı sancıları yazmıştık. Bugün hâlâ Bosna'nın mezar taşlarında, Gazze'nin yıkıntılarında, Halep'in harabelerinde bu trajedinin izlerini görebiliyoruz. Bir medeniye

20. yüzyılın en büyük trajedisi

Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılması sadece bir çınarın devrilmesi değil; bütün bir coğrafyanın gölgesiz kalmasıydı. Bir medeniyet, bir nizam, bir vicdanın tarihten çekilmesiydi. Asırlar boyunca aynı topraklarda, aynı sokaklarda, aynı çarşılarda yan yana yaşayan farklı halkların arasına görünmez bir zehir serpildi: Ayrılık, intikam, düşmanlık. 20. y

Emine Erdoğan'dan vicdan diplomasisi

Bir millet, sistematik biçimde varlığından koparılırken, dünya sadece rakamlarla konuşuyor. Vicdan taşıyan herkes kolektif bir çaresizliğe gömülmüş bekliyor. Çaresizliğin en ağır yükü ise çocuklar... Onlar belki kelimelere dökemiyor ama donuk ve yılgın gözlerindeki soru apaçık: "Neden kimse bizi kurtarmıyor" Emine Erdoğan'ın Melania Trump üzerinden

Siyonizm ve 'Büyük İsrail'

Siyonizmin siyasi hareket olarak doğuşu, 19. yüzyılın sonlarında, hiçbir zaman yalnızca Akdeniz kıyısında Yahudiler için küçük bir güvenli sığınak kurmakla ilgili değildi. Theodor Herzl'in, Ze'ev Jabotinsky'nin ve sonrasında dinimilliyetçi hareketlerin ideolojik yazıları, "Eretz Yisrael"in sınırlarının 1948 veya 1967 çizgileriyle sınırlı değil; Fil

Dil öğretiminde paradigma değişimi şart

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor: "Her sınavda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kuralları çocuklara test sınavında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı değiştirmemiz lazım. Kendi anadilinde, günde

Nazi Street Journal

Gazze soykırımı, sadece Batı demokrasilerinin değil, Batı medyasının da cilalarını döktü. Sözde dünyanın en prestijli gazetelerinden olan The Wall Street Journal'ın (WSJ) 3 Ağustos 2025 tarihli yazısının başlığı şöyleydi: "Gaza Starvation Photos Tell a Thousand Lies" yani "Gazze'deki Açlığa Dair Fotoğraflar Bin Yalan Söylüyor." Alt başlık ise daha

Modern Belle Epoque sona ererken...

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan dünya düzeni, yalnızca siyasi ve ekonomik değil, kültürel ve ahlaki bir düzendi. Haz ve kâr, bu "ahlak" anlayışının merkezindeydi. Amerika'nın önderliğinde şekillenen bu yeni çağ, ardından Avrupa'yı ve zamanla bazı Güneydoğu Asya ülkelerini de içine alarak "refah toplumu" adı altında bir yaşam tarzını norm hâl