Hilâl Kaplan

Hilâl Kaplan

Sabah
Gündem 340 yazı 11 takipçi

'Anne gibi anne'

Annemin olmadığı bir güne uyandım ve gece annemin olmadığı bir güne gözlerimi kapadım. Kapadım ama uyumak başka mesele ve belki de uyanık kalma rekorumu egale etmeye yakınken bildiğim en iyi işlerden birini, yazmayı deneyeyim dedim. Bu beyin sisi içinden ne hasıl olacak bilmiyorum; şimdiden haklar helal ola... Çoğu arkadaşım, "Annen, anne gibi anne

Çocuğunuzu da devlet mi yetiştirsin

AK Parti'nin Gençlik Şöleni'nde ortaya çıkan görüntülere dair pek çok eleştiri getirildi. Görebildiğim kadarıyla eleştiriler, gençlerin dans etmesi, askılı giyinmesi, kızlı erkekli eğlenmesi üzerindeydi. Yani eleştiriler, toplumun bir kesiminin benimsediği değer ve yargıların bir partinin gençlik şölenindeki tüm gençlerin üzerinde neden etkili olma

Karp, Bayraktar'a karşı

Palantir CEO'su Alex Karp'ın yayımladığı "Teknolojik Cumhuriyet" başlıklı 22 maddelik manifestoyu okudunuz mu Karp'ın manifestosunda yer alan kültürel hiyerarşi iması ve Batı üstünlüğü dayatması, teknolojik gücü elinde bulunduranların kendilerini dünyanın efendisi ilan etme arzusunun açık bir kanıtıdır. Diğer savaş makinesi üreticilerinin hiçbirini

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dekolonizasyon siyasası

Madun (subaltern), postkolonyal teorinin en temel kavramlarından biridir. Hegemonik güç merkezlerinin dışında bırakılmış, egemen söylem tarafından susturulmuş ve kendi adına konuşma hakkı elinden alınmışlardır. Kavramı Gramsci'den devralarak postkolonyal literatürün merkezine oturtan Spivak, meşhur "Madun konuşabilir mi" sorusuyla, bu sınıfların se

'Patili annesi'

Dünya dillerinin hemen hepsinde "anne" kelimesinin fonetik olarak birbirine benzer; sanki insanlığın ortak bir fıtrat dilinden süzülüp gelmiş gibi olduğu dikkatinizi çekmiştir belki. Anneliğin kutsallığı, gerçekten insan olanı birleştiren yegâne kavramlardan olsa gerek. Doğumdan ölüme "anne", aramız iyi veya kötü olsun, anımız az veya çok olsun, iz

Yıldırımhan'ın hipersonik imzası

Türkiye'nin "YILDIRIMHAN" adı verilen yeni nesil kıtalararası balistik füzesinin tanıtımı, yalnızca bir savunma sanayii lansmanı değildi. Aslında ortaya konulan şey, Türkiye'nin kendisini artık bölgesel değil, küresel ölçekte bir stratejik aktör olarak konumlandırma iradesiydi. Zira 6 bin kilometre menzil demek; ABD ve Çin hariç dünyanın büyük başk

Annelik makamı ve görünmez hükümet

Reklamcılık, sadece bir ürünün tanıtımı değil, değerlerin, normların ve yaşam biçimlerinin kitlelere aşılandığı güçlü bir toplumsal mühendislik aracıdır. Arzunun inşası, rızanın üretimidir. Bu disiplinin temelleri, "halkla ilişkilerin babası" olarak bilinen Edward Bernays tarafından atılmıştır. Bernays, amcası Sigmund Freud'un psikanaliz teorilerin

Kerkük'ün Türkmen valisi

Irak'ın kuzeyindeki dengelerin en hassas noktalarından biri olan Kerkük'te uzun süredir beklenen bir eşik aşıldı. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu'nun valilik görevine başlaması, sadece bir idari atama değil; yıllardır ertelenen bir denge arayışının somut sonucu. Kerkük, etnik ve mezhebi çeşitliliğiyle Irak'ın küçük bir özeti gibi.

Çocuklarımızı koruyamıyoruz

Van'ın Saray ilçesinde evlerinin önünde oyun oynarken başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 5 yaşındaki Hamza Özsoy hayatını kaybetti, 9 yaşındaki kuzeni de yaralandı. 5 yaşındaki bir sabi, 13 köpeğin dişleri arasında parçalanarak can verdi. Kan dondurucu, inanılmaz ve tahammülfersa... Mevcut yasanın uygulamada yeterli olmadığı, uygulansa dahi kıs

Devletin namus sözü

Geçtiğimiz haftalarda Tunceli merkezli başlayan ve Ankara'nın en mahrem koridorlarına kadar uzanan operasyon dalgası, Türkiye'nin hukuk tarihinde bir milat olarak kayıtlara geçmeye adaydır. Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de bir sis bulutunun içinde kayboluşu, yıllarca "intihar" parantezine hapsedilmişti. Ancak bugün gelinen noktada, o sis bulutu biz

Aile Yılı'nda manevi dönüşüm

Aile kurumu yıkılmaktan kurtulmuş ancak zihinlerde mesafeli bir yapıya dönüşmüş; maddi teşvikler aile sayısını artırabilir mi, ama zihni dönüşümü tersine çevirebilir mi?

Avrupa'nın Türkiye korkusu

Von der Leyen'in Türkiye'yi Rusya ve Çin'le aynı kategoride görmesi, Avrupa'nın Ankara'ya karşı neden bu kadar temkinli davrandığını açıklıyor mu?