Haşmet Babaoğlu

Sabah

Haftanın notları: Delirdiler...

Trump sürekli barıştan söz ediyor... Ama hem müttefiklerini hem de düşman saydıklarını hızla savaşa hazırlıyor. "Nasıl yani" diyenler olacaktır; "Trump tüccar, aklı fikri ticarette, parada, savaş ona uymuyor!" Bu arkadaşların anlamak istemedikleri şey şu: Büyük boyutlu ticaret zaten bir tür savaştır ve ticaret ittifakları konvansiyonel savaşın hazı

Bunları ne zaman konuşacağız

"9 yaşında kızı arkadaşları nasıl dövmüşler, tarif edemem" diye anlatıyor öğretmen hanım. "En kötüsü şu ki, hepsi kız olan akranları bu yaptıklarının her saniyesinden zevk almışlar" diye ekliyor... Saf saf "İyi ki bir öğrenci gizlice videoya almış, yavrucak başına geleni ispat edemezdi belki" diyorum ya... Öğretmen hanım, buruk bir bakış atıyor, o

İki İsrail... Ne yapmak istiyorlar

Yine tane tane anlatmaya çalışayım... Bir... İsrail-ABD ortaklığı gitgide pekişiyor, yayılıyor. Ayın 29'unda Netanyahu bir kez daha Trump'la buluşacak ve korkarım ki bu sefer "akrabalıkları"nı dünyanın kafasına çakacaklar... O yüzden uzun zamandır ABD'ye "Büyük İsrail" diyorum, biliyorsunuz... Lakin Ortadoğu'daki "küçük İsrail" de Ortadoğu'da büyüm

Çünkü...

Eminim... Saçları artistik bir özenle taranmış ve olağandışı ciddi havalardaki Birleşik Krallık Başbakanı Starmer'ın Filistin devletini tanıma kararını bıyıkaltı bir gülümsemeyle izlediniz... Malum, bugün Filistin'deki çözümsüzlük tablosunu üreten ülkeden ve başbakanından söz ediyoruz... Nereden nereye, değil mi Lakin, burada bir duralım... Tane ta

Bulut mu olsam, balık mı derken...

Arka taraftaki zeytinliklerden tatlı bir rüzgar kopup geliyor... Yavaş yavaş gümüşlenen denizin üzerine usulca dokunup geçecek... Varla yok arası bir dalga... Tekneler ürpermiş gibi hafifçe sallanıyorlar. *** Kim bilir kaçıncı kez... Kim bilir hangi yaşımdan beri böyle manzaralar karşısında aynı cümleyi tekrarlıyorum: Dünya güzel, biz çirkin... ***

Batı... Alaycı bir tekâmül

"Halk değildir, burada gördüğünüz şey. Bilincin kışkırtılarak planlı programlı yok edilişini görüyoruz. Herkes körkütük sarhoş olmak ve sanki bir şeyleri unutmak için birbirleriyle yarışıyor..." Dostoyevski, cumartesi geceleri sokaklara dökülen İngiliz işçi sınıfının hâlini işte böyle anlatıyordu... "Zifiri karanlık yerin altında havasızlıktan boğu

Düşmanı doğru tarif etme zamanı

Konumuz Gazze olduğunda... Sade insanımızın da... Çokbilmişlerimizin de... Hepimizin... Yüzü kıpkırmızı... Neden Dile getirilmesi güç ama apaçık bir mahcubiyetten elbette... Ve onca acı karşısında izleyici olmaya mecbur bırakılmanın yüzümüze inen sert bir tokat gibi canımızı acıtmasından... *** Müslüman toplumlara "İzleyicisin, izleyici kal" dedi İ

Mafyöz havalar salgını

Çok merak ediyorum... İşinde gücünde, sade insanlar, etraflarını saran mafyöz tiplerin tehditkâr havalarına ne zaman isyan edecekler Gerçekten merak ediyorum... Çeteci kılıklı türedi tipler, aile babalarını itip kakmaya, sosyal medya mafyaları beğenmedikleri fikirleri dile getirenleri tehdit etmeye ne zamana kadar devam edecek *** TV dizilerinin zi

Ne oluyor Savaş yaklaşıyor mu

Öyle kıyıda köşede küçük haber olup geçiştiriliyorlar... Oysa çok çarpıcı gelişmeler... Mesela Macron'un iç siyasetteki ıvır zıvır çekişmelere hiç aldırmadan aldığı şu karardan haberdar mısınız Fransa kamuoyunun da haberi yoktu ama basın ortaya çıkardı: Sağlık Bakanlığı bütün hastanelere "Mart 2026'ya kadar 50 bin asker kabulüne hazırlanılması" tal

'İnsanlık: Aciz, güçsüz çocuklar...'

"İnsan için, insanlardan meydana gelen bir toplum için özgürlükten daha ağır bir yük yoktur... İnsana, o mutsuz varlığa dünyaya gelirken birlikte getirdiği özgürlük bağışını bir an önce devredebileceği birini bulmaktan daha çok çile çektiren bir dert yoktur." *** Nasıl sarsıcı cümleler değil mi Bilenler bilir... Dostoyevski'nin "Büyük Engizisyoncu