Halime Kökçe

Star

Dört gün diye başlayan savaş dört yıl sürerse…

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı saldırılarda iki hafta geride kaldı. Öncesinde ağırlıklı görüş, ABD'nin askeri yığınağı diplomasi masasında elini güçlendirmek için yaptığı şeklindeydi. Savaş gemilerini ilk kez okyanus ötesine yüzdürüyor değildi. En realistler bile savaşın çıkacağına dair net konuşmaktan imtina ediyordu.ABD her ne kadar

ABD-İsrail ilişkilerinde yeni dönem mi

Trump'ın "dört gün sürer" dediği savaş, daha şimdiden, bölgesel nitelik kazanma riski de dahil öngörülemez bir boyut kazandı. Trump, İran'ı Venezuela'yla, İran rejimini de Maduro'yla karıştırmış olacak ki, tepedeki adamı alırsam rejimi indirir, amacıma ulaşırım diye düşündü. ABD'nin hegemon güç olmasına bakılarak her şeyi iyi planlayarak yaptığına

İran'ı parçalama savaşı mı

Yine aynı oyun; aktörler bile aynı, kısmen sahne farklı. Sahne farklı ama bölge yine aynı. Musibet olup yapıştılar buraya. 1. Dünya Savaşı'nda paylaştılar, bitiremediler; 2. Dünya Savaşı'ndan sonra paylaştılar, yetmedi. 1990'lardan bu yana ellerinde çomak, habire kurcalıyorlar. 2000'lerle birlikte postallarıyla girdiler. Kendilerine kullanışlı apta

İsrail'in keyfinin kahyası olmuş bir Trumpistan'da yaşıyoruz

Cuma gününe Pakistan ve Afganistan arasında başlayan çatışma haberleriyle başladık. Cumartesi günü ise İran'a karşı beklenen ABD-İsrail saldırısı gerçekleşti.ABD'nin bölgeye taşıdığı savaş uçakları ve yaptığı yığınak zaten "savaş eli kulağında" dedirten cinstendi; ancak devam eden müzakereler ve Trump'ın aslında yeni bir savaş istemediğine dair güç

Laikliği savunmak size mi kaldı!

Lafın ortasından başlayayım: Türkiye'de laiklik gerçekten tehlikede olsa buna karşı en büyük müdafaayı yapacak olan, şu Laiklik Bildirgesi'nde "siyasal İslamcı rejim" şeklinde adlandırılan iktidar partisi olur.Bunu bir temenni ya da retorik olarak söylemiyorum. İçinde olduğum sosyolojik merkezin siyasal, kültürel, toplumsal kodlarını az çok bilen;

Felaketin arifesinde!

Belki de bu yazı yayımlandığında, tüm hazırlıkları yapılmış olan müdahale gerçekleşmiş olacak. Cumartesi için herkes aynı yorumu yapıyordu: ABD'nin İran'a müdahalesinin eli kulağında. İran da açıklama yapmaktan geri durmadı; "Savaşa hazırız." diyerek meydan okudu. Tabii ki tarafların kınlarından çekilmiş kılıçlarıyla yaptıkları bu açıklamalar ille

Bu sefer olacak galiba!

Cumhurbaşkanı Erdoğan hem Etiyopya dönüşü gazetecilere verdiği röportajda hem de Valiler Buluşması'nda Terörsüz Türkiye sürecine dair mesajlar verdi. Altı aydır devam eden Meclis komisyonunun çalışmalarının sona ermesi ve hazırlanan raporun oy çokluğuyla kabulünden sonra artık yeni bir aşamaya geçtik diyebiliriz. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan da ko

İran-ABD geriliminde uzlaşı noktası

İran-ABD geriliminde Türkiye'nin tavrı öteden beri hep uyumlaştırıcı oldu. Bunda elbette Türkiye'nin yanı başında istikrarsız yeni bir devlet görmek istememesi de vardı; ama zaten Türkiye'nin bölgesel dış politikası öteden beri çatışmaları azaltıcı ve bölgesel ittifakları çoğaltıcı şekilde tezahür etti. Kimilerinin dediği gibi Suriye bunun dışında

Kan emici sapık elitlerin düzeni biter mi

Günlerdir Epstein dosyalarından boşalan cerahati konuşuyor tüm dünya. 30 Ocak'ta açıklanan belgeler, olayın şeklini biraz daha belirginleştirdi.Öyle anlaşılıyor ki mesele, çocuk istismarcısı bir sapığın kişisel suç ve günah galerisinin çok çok ötesinde.İfşa edilen ya da iddia edilenleri yüzde 80 tenzilatlı dinlesek bile, ortada adeta istismar ve şa

Trump'tan kaçanlar Şi Cinping'e sarılıyor

Donald Trump, Çin'e karşı yürüttüğü ekonomik savaşta giderek yalnızlaşıyor. Daha doğrusu, ABD karşıtı bir kamp inşa ediyor.Trump'ın amacı, Çin'in büyümesini engellemek ve Amerika'yı yeniden en büyük yapmak. Aslına bakılırsa Amerika hâlâ en büyük güç. Evet, Çin peşi sıra ve koşturarak geliyor; fakat Trump'ın hem geleneksel müttefiklerini vergilerle