PKK'dan sonra sıra FETÖ'ye de gelir mi diye bekleyenler...

PKK 1978'de kuruldu, ilk silahlı eylemlerini ise 1984'te gerçekleştirdi. Aradan neredeyse yarım asır geçti. Bu kanlı terör örgütünün Türkiye'ye nelere mal olduğunu tam olarak hesaplayabileceğimizi sanmıyorum. On binlerce insanın hayatı söndü, binlerce aile evlatlarını kaybederek kahroldu. Terörle mücadele uğruna verdiğimiz canların yanı sıra milyarlarca dolar da bu ülkenin geleceğinden çalındı. Bölge insanının ödediği bedel bir tarafa, Türkiye'nin PKK üzerinden devamlı olarak sıkıştırılmasının ve adeta elinin kolunun bağlanmasının tüm Türkiye'ye ödettiği bedel... Bunları tek tek sıraladığımızda listenin uzunluğu, sayıların büyüklüğü elbette çok şey söyleyecektir. Ama bunlar, gerçeği tam olarak anlatmaya asla yetmeyecek veriler.

Bedelini ödemediğin bir şey ne kadar senindir Bu vatan için ödenen bedellerin tamamı helaldir. Kandır, gözyaşıdır, silahtır, paradır, yoksulluk çekmektir ama hiçbiri boşuna değildir. Sadece hukuki olarak kurulan vatandaşlık bağının millet olmaya yetmediğini herhalde en iyi bilenler bizleriz. 'Biz' diyebilmek için ortak düşmanlar yaratmaya ihtiyacımız yok. Ulus devlet olurken de en son tutunduğumuz şey Türklük olmuş. Adeta her yolu denemişiz. En büyük hataları da elimize keseri aldıktan sonra yapmışız. Artık sorunları keserle çözemeyeceğimizi biliyoruz. Dahası, elimize tutuşturulan tek şeyin o keser olduğunu ve ne zaman başka çözüm araçlarına el atsak ya bir suikastla ya da başka bir vahim hadiseyle yolumuzun kesildiğini de biliyoruz.

***

Yani yarım asırlık PKK terörünü bitirmenin arifesinde olmamız, en çok da resmin tamamını görebiliyor oluşumuz sayesindedir. Bu konu sadece Türkiye'nin bir terör örgütüyle mücadelesinden ibaret olsa elbette şimdiye kadar bu sorun bin kere bitmişti. Mesele, o terör örgütünü Türkiye'nin tepesinde tutmak isteyen ve bunun için örgüte her türlü desteği sağlayanların var olmasıydı.

Özal'ından Demirel'ine, Erbakan'ından Ecevit'ine kadar Türkiye'de siyaset yapan etkili aktörlerin tamamı PKK'yı bitirmenin yollarını aradı. Kimi belki bunu canıyla ödedi, kimi ise ağır şekilde terbiye edildi. 90'lı yıllardaki faili meçhuller konuşuluyor şimdilerde. Uğur Mumcu dosyasının yeniden açılması gündemde. En basitinden onu ele alalım. MOSSAD-PKK ilişkilerini yazmak dışında ne günahı vardı Ama o yıllar, faili meçhullerin önemli bir kısmının tekbir sesleriyle ilişkilendirildiği ve yine önemli bir kısmının "şeriatçılara" ve İran'a adreslendiği yıllardı. Üniversiteye henüz adım atmışken "Uğurlar Olsun" şarkısının neden suratımıza dik dik bakılarak söylendiğini anlamaya çalıştığımız yıllardı.