Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

Takvim
Gündem 490 yazı 4 takipçi

Korkak zalimler!

Filistinli bir babayı izlemiştim, kucağında bebesiyle yaratılan mahşere koşturuyordu. Bir anne ölmüş bebeğini alnından öpüp uğurlarken cehennem ateşine cennetin musluğunu açıyordu. Dünya liderleri ve sözde büyük kuruluşlar insani sorumluluktan kaçarken bu dramı sadece izliyordu. Hitler'in şerefsiz soykırımına binlerce film yapıldı da bir avuç Gazze

Hat sahibi!

Ramazan'da bile çakalların boş durması mümkün değilken yine ev telefonum çaldı, yine karşımda aynı çakallardan biri. Ama kim bilir kimler bu tuzağa düşüyor. O yüzden korkuttukları insanların paralarını iç etmeyi meslek edinen bu çakallara mahsuben, daha önceki telefon diyalogumu hatırlatmam gerektiğini düşündüm. *** Her zaman aynı başlangıç! "Hat s

Ramazan

Ramazan gelince merhamet ayaklanır, sihirli bir sıcaklık kaplardı her yanı. Paranın az, insanlığın çok olduğu yıllardan bizlere kalan en güzel anılardı Ramazan. İftar vakti sokaktaki oyununu yarım bırakan çocukların "top patladı" diye eve koştuğu masum yıllar. Yalanın itibar görmediği, paranın onuru ve haysiyeti yenemediği harika yıllar. *** Komşul

Son basamak!

En çok mavi anılırdı renklerin içinde, saman yüzlü çocuklar arasında bile. Kırmızı renkli belediye otobüslerindeki küçüklerin büyüklere gösterdiği saygı okullarda öğretildiği gibiydi. Çiçekler fışkırırdı aydınlık öğretmenlerin gözlerinden. Çocuklar kitap kurdu; öğretmenler çocukları da kitap gibi okurdu. *** Sırtlarında kömür küfesiyle insanlar geç

Lösemi çocukları

Ramazan'da yapılacak bağışlar adına Lösemili çocuklar için açılan afişler gördüm. "Önce çocukları yaşatmalı." Lösemili bir çocuğun "göğüs kafesimdeki kuşları uçurdum, bana hayat getirecekler" sözlerinin yazıldığı bir günlüğü okumuştum da hiç aklımdan çıkmadı. Onların bakışlarında da bir cümle gizlidir aslında; "adımı bilmeseniz de olur, acımı duyun

Ramazan geliyor

Ramazan geliyor. Tüm zamanların en güzel sevgisi, birbirini sevmeyi reddeden bir topluma huzur vermeye geliyor. Anlamını yitiren duyguları hizaya sokmaya, kaybolmuş inançların izini sürmeye geliyor. Sefalete uzaktan bakmanın insanlık kitabında yeri yoktur, açlık insanın ruhunda açılan en derin yaradır. Tanrı misafirlerine bile güvenilmeyen bir düze

Hatıralar!

Bu köşede yazmaya başladığım 1995 yılında bir mahkeme sahnesini dile getirmiştim. 72 yaşındaki anne, kan davasından katil olan ve ağır ceza alan 56 yaşındaki oğlunu hapse gönderirken jandarmalara yalvarmıştı. "Ne olur bırakın bir kez öpeyim." Mesele evlat olduğunda, görmesine yardımcı olan gözlüklerine bile ihtiyacı olmadığını düşündüğüm 72 yaşında

Değişen utansın!

Gerçek bir sanatçı ev kadınlarına bir kilo kıymayla beş ayrı yemek yapmanın sırlarını açıklamıştı, zerre kadar ilgi görmedi. Kara para kasası bir zibidinin oturduğu villa, bindiği otomobil her zaman sosyal medyada yankı uyandırdı. Kendisinde olmayanı başkasında aramayı sevenler sorgulamayı seçmediği içindir ki gerçekler askıda kaldı. O güzel insanl

Şimdi reklamlar!

Reklamlar insanların gözüne olduğu kadar yüreğine de seslenirdi bir zamanlar. Reklamlarda kullanılan ünlülerin ahlaki değerleriyle, tanıtılan ürün arasında uyum vardı. Reklam sloganı dillere düşerdi de kimse ayağa düşmezdi. Çünkü duyarlı bir toplum vardı. *** Sonrasında düzen değişti. Popülerliğin ahlaki değerlerle ilişkisi kesildi. Paranın ve yala

Kayıp çocuklar!

İnsani değerleri yok sayan teknoloji dünyasında, bebekleri katleden kansızlara, dans eden küçük kızlar sergisinde kendilerine kurban arayan sübyancı soysuzlara karşı durmanın nostaljisidir hayat. Çocukların anı defterinde adı olanların bu dünyada özel bir yeri vardır, çocuklara kıyanların cehennemin dibine kadar yolu var. *** Büyüdükçe çocukluğuna

Cennet!

Hayata veda etmenin de özel bir yanı olmalı. Bütün tabutlar el üstünde taşınır da yüreklerde taşınmanın bir anlamı vardır. Yol yordam bilmenin ustalığını, son nefesine kadar vicdanlı şerefli biri olmanın onurunu geride bırakarak ve hayatını başka insanları da yaşatmak üzerine kurmak herkese nasip olmuyor. O yüzden kimsenin kanına girmemek gerekiyor

İlahi cenk!

Dünyayı yönettiklerini zanneden ahlaksızların küçücük kız çocuklarına neler yaptıklarını izlerken, "bunlar insan olamaz" diyoruz. Ama insan denen canlının gerektiğinde ne kadar korkunç olduğunu bebekler katledilirken de gördük. Şimdiki dünya; Epstein ve müritleri sayesinde sapkınlığın dünyası oldu. Yayınlanan belgeler de alçakların sonu oldu. Çünkü