Kağıt gemiler!

İsrail ve Amerika'nın "vahşet istiflediği" ve el üstünde taşındığı bir dünyada bütün çocuklar tehlike altındadır. Her savaş yaradır ama kapitalist ülkeler için petrol ve kan!
Çocukların nefes almasına bile tahammül edemeyen diktatörlerin acelesi varken, Hitler ruhunun sadık temsilcileri için insanlık suçu işlemek gurur sayılıyor.

***

Bir kelebekten ödünç ömür almak savaş çocukları için nasıl bir ödüldür acaba Hiç olmazsa ölmeden uçabilmeyi öğrenmek ya da birkaç günlük özgürlüğün tadını çıkarmak gibi. Verilecek hesaplardan muaf olacaklarını düşünen Amerikalı ve İsrailli cellatlar, o çocukların böyle bir düşü olduğunu bilseler kelebek bırakmazlar dünyada!

***

Mazlum ölümlerin kıyıları dolup taşıyor da o çocukların katline hala silah taşıyor katil gemiler. O gemileri bizler şiirlerde kullanırdık gençliğimizde.
İçlerinde silah yoktu, bazen dönüşü olmayan yolcular olurdu bazen de limanlarda hasretle kucaklaşan insanlar. İnsan olan vicdanının sesini duyardı da çocuk sesleriyle büyüyenler her çocuk ağlamasında gemileri kapılara dayardı.

***

Sonraki yıllarda meçhule giden gemilerdeki yolcular çoğaldı, onlar kendilerini kaybettiler, aramaya da tenezzül etmediler. Sosyal medyayla, magazinle, futbol ve televizyon dizileriyle oyalanan toplum da onları örnek alıp kendini akıntıya bıraktı.
Çoğu batan geminin mallarının derdine düştü bir daha ayağa kalkamadı. Para için insanların ağzının içine düşmenin getirisi büyük çünkü.

***

Gemisini kurtaranın kaptan sayıldığı bir ülkede, gemileri yakmak diye bir tabirimiz de vardı, gururlu kaptanlara yakışırdı, en çok da sevdalarda! Yakılan gemi değildi aslında ömürdü. Onların siyah beyazdı fotoğrafları, ömürleri dolu dizgin ama acımasızca geçti. O yoksul mahallelerde varsın ahşap olsun evler, varsın her yağmurda damları aksın, batan gemilerin yarısı onlarındı.

***

Bu deniz ülkesinde rüya taşıyan gemilerin kaptanlarını da tanıdım, kağıttan gemilerle büyük denizlere açılanları da. Amerikan askerlerini Dolmabahçe'de denize döken, İsrail denince "yeni dünya piçleri" diye haykıran yürekli insanlardan biriydi tanıdığım. Mahallenin abisiydi, kitap gibi adamdı. Parayla da işi olmadı haram ve yalanla da. Ülkesini sevdi, çocukları, yaşlı insanlar için koşturmayı. "Bütün garibanlar birleşin" derdi. Otomobili de olmadı başını sokacak bir evi de. Geride şerefli bir isim bırakıp sessiz sedasız bu dünyadan göçtü.