Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_q0ngl65qmedmaua4c335osvadc, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Hakkı Yalçın Köşe Yazıları -Sayfa 18 : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-9440f3-78d04.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-9440f3-78d04.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Hakkı Yalçın

Takvim

Mazi gazileri!

BU aralar nostaljik fragmanlar geçiyor gözlerimin önünden, sisli hatıraların siyah beyaz afişlerine bakıyorum. Yoksul ama mutlu, çaresiz ama özgür çocukluğumu hatırlıyorum en çok. Aynı toprağın çocuklarıyla. Kadir Gecesi bütün mahalleyi dolaşır kapıları çalardık. Güler yüzlü anneler emekçi babalar karşılardı bizleri. Kardeşliğin, inançların ve güze

Geri dönüşüm!

MİLLİ maç nedeniyle 3 gündür Macaristan'daydım. 10 milyon nüfuslu ülkenin en kalabalık şehri 2 milyonluk Budapeşte. Şehrin her yanında parklar bahçeler. İnsanlara baktım, Tuna Nehri'nin kenarı yürüyüş alanı. Trafiğe baktım ne başkasının hakkını taciz edeni gördüm ne zikzak çizeni. İstanbul'un 1 milyon nüfusa sahip olduğu yılları biliyorum. Tanımadı

Zekat!

ZENGİNLERİN bencillikleriyle uğraştığımız zaman; "sana ne!" konulu saldırılar alırız. Bizim meselemiz zenginlik değil, parasından başka hiçbir şeyi olmayanlardır. Ne utançtır ki onlar çok paralarıyla yoksulluğa karşı zafer kazandıklarını zannederler. İnsanları satın almaktan duydukları gururla iyilik yapmayı inkar ettikleri için. İşte size gerçek

Zamanın ruhu!

BABA ile oğulun bir zaman tünelinin içindeki "ne var ne yok" konulu muhabbeti. Oğul sordu; "sizin zamanınızda ne yoktu baba" Baba olmayanları sıralamaya başladı. 'Bizde yalan ve iftira yoktu, ihtiras yoktu, televizyon, buzdolabı, kapılarımızda kilit yoktu. Kredi kartı, lüks merakı, depresyon ilaçları yoktu, sokaklarda dilendirilen çocuklar, içine n

Umut!

ÖDENEN bedellerden gocunmayan insanların dağıttığı gerçektir umut. Bu böyle gitmez biliyoruz. Her şeye rağmen yarın güzel olacak derken negatif enerjiyi toprağa gömmek istiyoruz. Bir sütçünün ineğiyle, yağmurun toprakla, ağacın yaprakla sevdasıdır umut. Umutsuzlukta önce hayaller ölür. Umut iffettir nefret değil. Umut dirençtir betonların arasında

Yaşlılar Haftası

YAŞLI insanların haftasında neleri görebiliyoruz acaba Hiç yaşlanmayacağını düşünen insanları mı Saygının elden ayaktan kesilmesinin yaşlılıktan daha beter olduğunu mu Yaşlı bir deniz feneridir onlar, hala inatla yol gösteren. Ne çok şeyin sahibidirler de anılardan ödünç aldıkları giysiler vardır üstlerinde. Geçmişten nice öyküyü ders niyetine anl

Ah be hayat!

YAŞLI adamlar beyaz sakallarını okşayarak gençlere bir şeyler anlatırken, hayatın "derin uçurumlarını" işaret ederlerdi. "Malınız mülkünüz uçar gider, geride sadece isminiz kalır!" Hayat için bu kadar paralanmanın alemi olmadığını anlatan o yaşlı adamların yerini mezarına kasa koymaktan bahseden zenginler aldı. Endişelerini giderecekmiş gibi dokto

Mesaj!

YILLARCA insanları tehdit ederek sistemde yer bulan, kaybetmenin kıyısında herkese saldıran, ağzından küfür eksik olmayan, üstelik insanları dolandıran ucuz kabadayının biri, yeniden "pazarlanmasına" mahsuben bir mahalle kahvesine götürüldü. Kahveden içeri girince içerdekiler ayağa kalktı, kendi halindeki adamın biri yerinden kıpırdamadı. Kompleks

Aşk mı para mı

GENÇ kızlar arasında yapılan bir anket. 'Aşk mı para mı' Sonuçlara göre para uzak ara önde! Ne için Kışın Uludağ'da yazın Çeşme'de hava atabilmek için. Ya da lüks bir yatta güneşin altında sere serpe yatabilmek ve hatta o yata sahip olabilmek için. Aşk eski bir yalan, yoksul ama onurlu mahallelerden kalan! Saadetin parayla olmadığını yoksul mahall

Sevda yolcuları!

AHŞAP radyolardan saz semaisi dinlenirdi akşam saatlerinde. Eve yorgun gelen babalar iftardan önce böyle dinlenirdi. Ramazan sefa gelir hoş gelirdi, hayat onlara günlerini gösterirken bile öyle güzel gülerlerdi ki gözlerinden yaş gelirdi. Ne komşuların dedikodusuna meraklıydı mahalleli ne tavuğuna. Herkes kendi gurbetinde uzaklara dalardı "Şu uzun