Feridun Andaç

Feridun Andaç

Cumhuriyet
Yaşam 22 yazı 1 takipçi

Petrol ve onur

Musaddık'ın 1953'teki direniş, İran'daki devlet darbesi değil de Batı'nın bir bölgeyi kontrol etme çabası mı idi?

Yeryüzü kaygısı

"Ve yeryüzünü unutmanın, aslında zamanı ve mekânı unutmak olduğu hiç aklımıza gelmedi." Michel Serres YOKSUN KALMAK Bilmiyoruz sahip olduklarımızın değerini... abucak tüketiyoruz her bir şeyi. Farkında olarak, olmayarak... Dokunarak, dokunmayarak... Suskun kalarak ya da umursamaz davranarak... ıkan yangınlar, bitmeyen savaşlar bunun birer gösterg

Ortadoğu'da yeni yüzyılın 'oyuncu'su kim

Şeytan Yoktur (2021) filminin (Yön. Mohammad Rasoulof) ilk epizotunda cezaevi gardiyanının yaptığı tek şey, toplu idamlarda düğmeye basmaktı, ötesi onu ilgilendirmiyordu. Ülkesinde olup bitenler onu ilgilendirmediği gibi, yaptığı işi de artık kanıksamıştı ve sorgulamak aklının ucundan bile geçmiyordu. O gardiyanın kaygısızlığında (haydi suskunluk d

Haritasız yolcu gibi...

"Parçalanma" diyor buna Thomas Bernhard. Yaşadığı toplumun hoyratlığının ezincinde dönüp gökyüzüne bakma gereksinmesini hisseder. İnsanın insanı yok eden bakışı, görmezden gelişi, ilişkilerdeki hoyratlığı, çarşıda pazarda akıp duran çözülme, parçalanma halleri yaralar onu. Bir barınak arayışındadır ama kederlidir, yalnızdır. Sığındığı yazı adasında

Zamanın ruhu

Arayışın sonu yok. Gene de bir yerde durmalı insan. Durmalı ve bakmalı gökyüzüne, ağaçlara, dağlara, ovalara... Bulutların rengine dönüşünceye dek gözlerini ayırmamalı, her birine verebileceği anlamı düşünmeli sonra. Devam edecekse de yoluna öyle yol almalı, gitmeli. İçinizde Don Quijote'un hevesi, gönlünüzde Kolomb'un merakı, bilincinizde Spinoza'

Hangi Kürtler

Attilâ İlhan böyle bir kitap yazar mıydı bilmem! Bilinirdi ki o bu tür etnik/ milliyetçi sorulara her zaman biraz mesafeli bakan biriydi. Meselelerin öyle çok derinine inmez, gazete yazısı ekseninde düşüncelerini söyler geçerdi. Ama onun sorular soran, sorgulayan ve sorgulatan yanını gene de yabana atmamak gerekir. " Ermeni meselesi" üzerine okurke

Kemal Tahir'i bugün okurken...

Bir dostum, kendisiyle Beş Romancı Tartışıyor'un yeni basımı* üzerine konuşurken şunu sormuştu bana: "Bunca öngörülü diyorsun, tarihi baktığı yerden okumaya çalışan biri diyorsun madem, peki Kemal Tahir aydın mıdır" Kestirmeden şöyle bir yanıt verebilirdim: "Roman yazdığına göre aydındır!" İhtimal, ardından hemen şunu soracaktı: "Her roman yazan

Kendi sesinde yolcu...

Öyledir zaman. Bir bakarsınız gün dönmüş, rüzgâr başka yönden esiyordur. Sizi çekeleyen görüntüler, sözler artık ötelerde kalmıştır. Unutulan ne varsa bellek havuzlarında saklı. Şimdi hatırlama zamanı mı diye de soruyorsundur kendine. "Yağma" bir dönemin adıydı. Şimdi bunun tüm kapılarını kapatıyor rüzgâr. İsteseniz de kirli elleriniz, hoyrat bakış

Türkiye'nin Doğu sorunu: 'Sorun'un öte yanı

Yabancı devletler, bugünkü dolaylı müdahaleyle Türkiye'yi kıskaç altına almaktadır. "Kürt sorunu" diye ortaya çıkarılan mesele bu müdahalenin bir parçasıdır. Bir bakıma da ülkenin "Yeni Türkiye" diyerek çözülüp dağılmasına yönelik açık-gizli hamledir. Kürtler ise bu noktada kullanılmaktadır. "Son Kürt isyanı" nidası ise emperyalizm kurgusudur. İşte

Türkiye'nin Doğu sorunu: Bu bir 'Kürt reformu' mu

Yıllardır "sorun" olarak, temcit pilavı gibi ısıtılıp duran Kürt realitesi palyatif öneriler, siyasi manevralarla bugüne kadar taşındı. Ama hiç kimse Kürt nüfus oranının yoğun olduğu bölgelerde "reform" yapalım önerisinde bulunmadı nedense! Örneğin; toprak reformu, bölgesel eğitim, ekonomik yatırımlar vb. Üniter yapıyı bozma tehdidinde bulunan "örg

Kendi sesini bulmak

- Bu yazıyı bekleyen okuryazara Öyledir, bazı yazarlar, metinler karşınıza ansızın çıkar. Duralatır sizi. "Benim yazarım" demesem de yazdıklarına ilgisiz kalmadığım, okuduğum biridir Henry Miller. Kitabevinde Yazmak Üzerine'yi (*) görünce hemen aldım. Beşiktaş'ta, arka bahçesi olan bir kafede kitabı okumaya verdim kendimi. Notlarla yol aldım. *Kend

Farkında olmak da erdemdir!

Bir çıyanı kınayamam. Doğada yeri olduğuna göre değeri de vardır. Peki, aklı olan bir canlıyı neden kınarız, eleştiririz, örseleriz kimi zaman Elbette bizi tepkisiz bırakmayan yaptığı eylemin verdiği zararlar, açtığı yaralar, getirdiği yıkımlardır... Şu da var ki çağımız soysuzluğun önünü ha bire açıyor. Küresel kapitalizm, hayatı yağmaladığı kadar