Emin Çölaşan

Sözcü

Şu bizim emektar PTT

Sevgili okurlarım, şimdi yeni bir yılın ilk yazısıyla karşınızdayım. İnsan böyle özel durumlarda bir şey ister...Hiç değilse ilk yazıda okurlarının karşısına güzel, müjdeli konularla çıkabilmek!..Ama ne mümkün...ünkü bugün yazmak için hangi konuları seçsem diye düşünürken bile burnuma lağım kokuları geliyor. Bu kokuların böyle yoğun bir biçimde yay

Yerlerde sürüklenen paramız

Sevgili okurlarım, geçmiş yıllarda çok kullanılan, ama bugün de geçerli olan bir söz vardır... Paramız pul oldu. Aslında paramız pul olmadı çünkü pulun bile bir değeri var. Paramızın pul olduğunu söylersek pula hakaret etmiş oluruz! İyi veya kötü, az veya çok, hepimizin cebinde bir miktar para var. Metal paralar var, banknotlar var. Şimdi onların '

Kolay gelsin komisyon!

Sevgili okurlarım, birbiri ardına yaşadığımız bir sürü olay bizi hem şaşırtıyor, hem de yüzümüzü kızartıyor. Ama bizim için önemli değil, zira biz hem sık sık şaşırmaya ve hem de yüzümüzün kızarmasına artık alıştık. Bu iktidar birkaç ay önce karşımıza yeni ve çok 'iddialı' bir projeyle çıkmıştı: Terörsüz Türkiye! Muazzam bir şeydi, herkes alkışladı

İsrail mi düşürdü

Sevgili okurlarım, Ankara'da meydana gelen uçak kazası bütün dünyanın ilgisini çekti ve bir sürü tartışmaya neden oldu. Öyle de olması gerekirdi çünkü ölenler arasında Libya ordusunun Genelkurmay Başkanı dahil en üst düzey askeri yetkilileri vardı. Bu sorunu Libya kendi başına çözer ve yerlerine yeniler atanır. Ancak ilginç bir husus var, uçak kalı

Bu lağımlar sizce patlar mı

Sevgili okurlarım, 23 yıldan beri süregelen bu AKP iktidarının memleketi her açıdan nerelere sürüklediğini hep birlikte izliyoruz. İzledikçe şaşırıyoruz, onların yerine biz utanıyoruz... ünkü onların tuzu kuru. Her şeyin acısını bu millet çekiyor. Bir iktidar ekonomik konularda çuvallamış olabilir. Ama adam gibi iktidar bu gibi sorunları akılcı eko

Kim kime niçin karşı

Sevgili okurlarım bizler büyük bir mutluluk içerisinde iken,'Türkiye yüzyılını'büyük bir coşkunlukla kutlar iken karşımıza yepyeni birtakım gelişmeler çıktı, vallahi şaşırdık kaldık! Öyle ya, sayın iktidarımız içinde bulunduğumuz dönemi Türkiye yüzyılı olarak ilan etmişti. O kadar ki, bırakın her şeyi bir yana, uzaya astronot bile gönderecektik. Fa

İrticayı ve Kubilay'ın kesik başını unutmayın

Sevgili okurlarım, bugün yine aynı 'geleneksel'Kubilay yazımla bir kez daha karşınızdayım. Onun feci bir biçimde şehit edilmesini her yıl, olayın yıldönümünde aynı yazımla anmayı bir görev bilirim. Türkiye Cumhuriyeti bundan tam95 yılönce,23 Aralık 1930günü korkunç birirticaolayı ile sarsılmıştı. O sabah İzmir'in Menemen ilçesinde tuhaf şeyler oluy

"Türkiye yüzyılı" hepimize hayırlı olsun!

Sevgili okurlarım, hepimizin bildiği gibi bu iktidar, içinde bulunduğumuz dönemi 'Türkiye yüzyılı' adıyla ve büyük tantanalarla ilan etmişti. Yani Cumhuriyet'in 100. yılını devirmiştik ve şimdi Türkiye yüzyılı içerisinde bulunmaktayız. Bu yüzyılda her şey çok iyi gitti. Kalkındık, insanlarımız refaha kavuştu, hayat pahalılığı yok edildi, uluslarara

Hangisini yazmalı!

Sevgili okurlarım, bazen kendi kendime düşünürken aklıma bazı fikirler üşüşüyor, halimize şükrediyorum!.. Ve yine kendimden yola çıkıp şöyle diyorum: "Haftada 5 gün hiç aksatmadan yazı yazıyorum. Adam gibi yazı yazmak, her gün iyi konular bulmak normalde çok zor iş. Gerçi bizim memlekette konu bol ama ya ben örneğin İsveç, Norveç gibi uygar bir ülk

Kurtar bizi sayın komisyon!

Sevgili okurlarım, hangi akla hizmetse bunlar Meclis'te son derece 'görkemli' bir komisyon kurdular. İktidarın 'terörsüz Türkiye' özlemini gidermek için ilk çare bu komisyon olacaktı. Milletvekillerinden oluşan bu yeni icadın ismi de doğrusu pek muhteşemdi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. Böyle isme can kurban... Öyle ya, sayın k