Emin Çölaşan

Sözcü

Bu adam nerede, bilen var mı

Sevgili okurlarım, Türkiye'de adını artık herkesin ister istemez öğrendiği bir 'adam' var! Ali Erbaş. Recep Tayyip'in Diyanet Başkanı. O, devlet içinde ayrı bir devlet. Kendi keyfine göre takılıyor, başında olduğu büyük ve önemli kurumu, kendi kişisel tercihleriyle yönetiyor. Peki, nedir onun tercihleri İlk sırada Mustafa Kemal Atatürk var. Söyle

100. Yıl Marşıyla aldatmak

Sevgili okurlarım, burada yazılarımı birkaç gün boyunca okumanız mümkün olmadı çünkü aile boyu korona kapmıştık. Nereden geldi, üzerimize nasıl yapıştı anlamak mümkün değildi. Neyse ki salgın bu kez geçmiş yıllarda olduğu gibi değil! Hem ilacı var, hem de tedavisi daha kolay. Ölümcül değil, Neyse, bunu da sağ salim atlatmayı başardık! Bıraktığı yor

Kurtar bizi Apo!

SEVGİLİ okurlarım sadece kendi adıma söylüyorum... 47 yıllık gazeteciyim ama Türkiye'de olup bitenleri ben anlamıyorum. Aklım, mantığım ve 47 yıllık gazetecilik deneyimlerim bana seslenir gibi oluyor, "Ustam sen bu işlerin daha başındasın. Neler olduğunu anlaman için 10 fırın ekmek yemen gerekir" diye çağrıda bulunuyor. Bu sesleri duydukça şaşırıyo

Bekir Coşkunsuz dört yıl...

Sevgili okurlarım, insan kardeş ve sırdaş bildiği bir dostunu yitirdiğinde acısı kolay kolay unutulmaz... Çünkü o dostluklarla birlikte sırdaşlık da yılların birikimidir. Bekir'le biz böyle idik. 1978 yılında TRT'deki bir açık oturum programında tanışmıştık. Aradan uzun yıllar geçti ve o sıcak ilişkimiz bundan dört yıl öncesindeBekiraramızdan ayrıl

Anayasa çocuk oyuncağı değil

Sevgili okurlarım, bunlar iktidar olalı 20 yılı aşkın bir süre geçti ama halen de ağlaşmayı sürdürüyorlar. "Bu anayasayı istemezük!" "Ya neyi istersiniz" "Yeni bir anayasa isterük. Vesayetçi olmayan özgürlükçü anayasa isterük!" "Peki kardeşim siz bu anayasayı defalarca değiştirmediniz mi Hangi özgürlükten söz ediyorsunuz" "Değiştirdik ama yetmedi.

Reddedilen başkent Ankara

SEVGİLİ okurlarım, artık 'geleneksel' olan bazı yazılarımda geçmişteki önemli günlere değiniyorum çünkü yakın tarihimizi bile bilmeyen, öğrense bile unutan balık hafızalı bir topluma dönüştük. Hele genç kuşaklar hemen hiçbir şey bilmeden yetişiyor. Gerçek ne yazık ki böyle. Örneğin sorsanız, hemen hiç kimse Ankara'nın nasıl başkent olduğunu, bazı ü

SÖZCÜde 15 yıl

Sevgili okurlarım, insanların yaşamında önemli günler, yıldönümleri vardır. Onları bazen unutursunuz ama bazılarını hiç unutamazsınız. Kendi doğum gününüzü unutma olasılığı zayıftır ama unutsanız da sakıncası olmaz! Ama eğer erkekseniz ve evlilik yıldönümünü ya da eşinizin doğum gününü unutursanız iş kötüdür! Bu durumda eşinizden mutlaka ciddi bir

Devlete güven ve domuz eti...

Sevgili okurlarım, bir ülkede en kötü şey, devlete olan güvenin yitirilmesidir... Biz bunu her gün yaşıyoruz. Örneğin adına TÜİK denilen bir kurum var. Türkiye İstatistik Kurumu. Orası da bu iktidar tarafından ele geçirilmiş durumda. Kızılay, TRT ve RTÜK ne ise öteki kurumlar ne ise aynısı fazlasıyla TÜİK'te de yaşanıyor. TÜİK'le ilgili en çarpıcı

Siyasetin sahnesinden küçücük görüntüler

SEVGİLİ okurlarım, Türkiye siyaseti açısından şu günlerde bazı önemli gelişmelere tanık olmaktayız. Bazılarıbarış çubuğu yakalımpeşinde. Yakın geçmişte bile toplumun kendilerinden yana olmayan kesimlerine en ağır sözleri söylemekten çekinmeyenler şimdi aynı kesimleredostluk eliuzatmayı deniyorlar. ÖrneğinDevlet Bahçelien büyük karşıtlarından biri o

Çıldıran, manyaklaşan bir toplum

Sevgili okurlarım, içinde yaşadığımız bu toplum artık eski Türk toplumu değil. Eskiyle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok. Kitaplarda okurduk, geçmiş yıllarda insanlar Beyoğlu'na, İstiklal Caddesi'ne gideceği zaman ayıp olmasın diye takım elbise giyip kravat takarmış. Siz şimdi gelin de o günlere özlem duymayın... Beyoğlu'na yolunuz düştüğünde karş