Ayşe Böhürler

Yeni Şafak

Ölümleri zihnî meşrulaştırma aracı: Neo-sömürgecilik

Amerika'nın İran'a saldırısı yalnızca kendisini değil, herkesi zor durumda bıraktı. İslam dünyasına İsrail ile yaptığı ittifakı izah etmesi gerçekten çok zor. Üstelik bu dünya, Amerika'nın en büyük müttefiklerinin başında gelirken. Daha önce müdahale ettiği Afganistan, Irak ve Libya, Suriye gibi ülkelerde yaşananlara bakıldığında, ABD müdahalesiyle

Küreselleşme ve neoliberalizmin sonu mu

Bu soruyu İsmail Ertürk hoca, "Çin›in büyümesi Amerika›yı ekonomik ve siyasi olarak nasıl düzenleyecek" sorusu ekseninde cevaplıyor: "Friedrich August von Hayek Chicago Boys ekolünden neoliberal yaklaşımın babası. Bu yaklaşım Soğuk Savaş yıllarında değer gördü. Amerikan politikaları o yıllarda sadece neoliberalizm ve serbest piyasa önceliğine sahip

Yüzyılın dönüm noktasında hiçbir şey şaşırtıcı değil -1-

""Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü,hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku.Aydınlık mevsimiydi. Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı,hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu..."Fransız Devrimi sonrasının çalkantılı yıllarını Charles Dickens, İki Şehrin Hikâyesi'nde böyle tarif

Suriye anlaşması Kürtler açısından lanet mi nimet mi

Dünya değişik formlar alırken çok çok uzun süren, nesiller boyu pek çok acıya sebep olan bir meselenin ülkemiz ve coğrafyamızdaki tüm halklar menfaatine müzakere masasında çözülmesini yüzyılın en önemli gelişmesi bulduğumu söylemek isterim. Ölümü değil hayatı ve yaşamı güçlendirmeyi hep birlikte tercih ettiysek eğer, birbirimizden esirgemeyeceğimiz

Trump kime ne mesaj verdi

Geçen haftalarda "Her şeyin şafağındayız" diye yazmıştım. Venezuela derken İran gündeme geldi. İran meselesini daha başka bir yazıya bırakarak Venezuela ekseninde "Trump kime ne mesaj verdi" sorusuna odaklanmak istiyorum.Trump diplomasi dilini, incelikleri görünür zeminde bir tarafa bıraktı. İlgilendiği tek şey Amerikan menfaatlerini korumak. Çok y

Adı konamamış çağa hazırlık!

Yeni Şafak Yazı İşleri Müdürümüz Mustafa Kahraman gazetenin Vizyon Eki için yazı isteyince aklımda pek çok konu dolanmaya başladı. Çok kutuplu dünya, iki kutuplu dünya vs. gibi genel uluslararası ilişkilerdeki değişimi kapsayan kavramlara girmeden konuyu insan boyutu ile nasıl anlatırım diye düşünürken önce nasıl bir çağın içindeyiz sorusuyla konuy

Güvenliğin gri alanlarını belirleyen kadın

"İngilizler öylesine iyi erkek terzisidir ki, Osmanlı'nın bir emirlik verdiği yerden üç devlet çıkardılar."Falih Rfkı Atay'ın anılarında yer alan bu söz üzerinde bir hayli argüman geliştirebiliriz elbette! Ancak bu "erkek terzisi" yüz yıl öncesinin hakikati iken bugün bu terzilik işi bir kadına emanet edilmiş durumda.Kadınların uluslararası istihba

Türklerin Kayserili Papa ile imtihanı

Sizi bilmem ama benim tarihi romanlarla tanışıklığım çocukluğuma kadar gider. O romanlarda en çok işlenen konulardan birisi Türklerle Hristiyanlar arasındaki çatışmalardır. Her hikâyede en çok sevdiğim bölüm Türk erkeklerinin gönüllerini kaptırıp evlendikleri Hristiyan kadınların anlatıldığı kısımdır. Bu kadınlar ilk başta dinlerinde diretirler ve

Ne yapmalı

En sevdiğim mekânlar içinde birinci sırayı her zaman kütüphaneler ya da kitap dolu salonlar alır. Böyle mekânlar, konferans salonlarından çok daha cazip gelir. Kürsülerin, sahnelerin olduğu salonları fazlasıyla kurumsal, mesafeli, tek taraflı iletişim imkânlarıyla zamanın ruhuna da uygun bulmuyorum. Bu salonlar kitle iletişim araçlarının popüler ol

"Türkiye'den sevgilerle. C"

James Bond'un bazı bölümleri, gerçek MI6 ajanlarından ilham almış olabilir. Sean Connery'nin dalgıç elbisesinin altından çıkan smokiniyle maceraya devam etmesi gerçekten yaşanmış bir olay. MI6'nın Hollandalı ajanı Peter Tazelaar, Lahey'in Scheveningen bölgesinden denize çıkıp rıhtım gazinosunda eğlenceye karışmıştı. İstanbul İstasyonu da bir zamanl