Ahmet Tan

Ahmet Tan

Cumhuriyet
Gündem 98 yazı 1 takipçi

Terörsüz mizahın aynası

Komedyen Deniz Göktaş'ın yarın 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde "Cumhurbaşkanına hakaret", "Dini değerleri aşağılama", "Suçu ve suçluyu övme" iddiası ile 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanması başlıyor. Kendisi belli ki komik olmamak için "komedyen" sıfatını pek sevmiyor. Yaptığı aslında has Türkçe bir iş. Bu işe, öğretmekten öğretmen, yönetmekte

Aşk-ı Memnu kanunu

Türkiye' de bazı yasalar vardır. Yürürlükte olup yürümezler. Tay tay durup dururlar, o kadar! 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu Md:63 bunlardan biri. Seçmen kütüğünde kayıtlı olup da "meşru mazereti" bulunmadan seçime katılmayan vatandaşın para cezasıyla cezalandırılmasını öngörür.. Yani devlet, vatandaşına kabaca şöyle diyor: - Demokrasiye k

Valla billa İmralı'ya villa

Lütfen Tayyip-Devlet Beylerin günahını çok almayalım. Miktar-ı ka'fi ile yetinelim. PeKeKe ile devletimizin kuşdili iletişimi Bekaa Vadisi'nden Oslo'ya ve oralardan da Kenya'dan kalkan uçağa biz diyelim, "temas" siz deyin "süreç" gaz kesti ama kırk yıldır hiç kesilmedi sürüyor. Şimdiki gibi "yüzüp yüzüp kuyruğuna" gelinen zamanlar çok oldu. Hatta 1

Durum umutsuz ama ciddi değil.

Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, "Bir şey olmaz abicim" nedenli pisi pisine karada, denizde ve havada kazalar ve ölümler... ok yemişlik ve dört bölümlü midenin ikrarı olan geviş getirerek adalete alenen meydan okumalar... Bunlar yenilir yutulur gerçekler değildir. Sonu da pek iyi değild

Gerçek kumandan kimdir

30 Ağustos bir milletin yalnızca vatanını değil, geleceğini ve onurunu da savunup zafere ulaştırdığı günün adıdır. Hepimize kutlu olsun. "Büyük Taarruz ve Başkumandanlık Meydan Muharebesi"nde milletin gösterdiği irade ve kazandığı bu emsalsiz zafer 104. yılında da "ampül gölgesi"ne rağmen Türkiye Cumhuriyeti'ni aydınlatmaya devam edecektir. *** Gün

Çeyrek asrın deneyimi!

Milletçe gördük, öğrendik, ezberledik. İtibardan tasarruf olmaz ve olmayacak.
 Zira para, şatafat ve tantana her şeye kadir!
 25. yıldönümü için yaratılan dekor ve atmosfer gerçekten muhteşemdi.
 Kalabalık coştukça Tayyip Bey de coştu.
 Coştukça da candan, gönülden konuştu: 
"Bu can, bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek.
 Daha nice yıll

Karınca ve fil masalı...

"Terörsüz Türkiye" SİYASETİ ile "Büyük Ortadoğu Projecisi" ABD'nin İran'a açtığı SAVAŞ ne hikmetse eş zamanlı tecelli ediyor. 1- Savaş ve siyaset bir egemenlik mücadelesidir. Kavramları bile ortaktır: Strateji, taktik, cephe, kurmay, ittifak, kuşatma, mevzi, seferberlik, zafer ve hezimet... 2- "Siyaset kansız savaş; savaş ise kanlı siyasettir." diy

Müdebbir serok Ahmet!

"Serok", Öcalan sayesinde öğrendiğimiz, "başkan" anlamına gelen Kürtçe sözcük. ok şükür şimdilik kimse "Serok Tayyip" diye gösteri yapmaya cesaret edemedi. Sabık Başbakan Davutzade efendi ise "Serok Ahmet" sloganından onur duyduğunu ilan etmişti. Hakkıdır. Arkasında onur duyacağı zerre miskal bir halt kalmayacak! Binbir yalan dolan, desise ve camba

Boynu bükük Tunceli!

Güçlü olmak bir partinin iktidar olma hedefine yakınlığıyla ölçülür. Bu nedenle partilerin sürekli büyümeye ve üyelerini disiplin altında tutmaya, üye olmayanları ise kendisine bağlamaya gereksinmeleri vardır. Batı Demokrasilerinde siyasal partiler, geçen yüzyılın başına kadar örgüt olarak çok dağınık, başıbozuk bir yapıya sahiptiler. Parlamentol

Kokteyl Parti...

Ulya üç buçuk yaşındaydı. Tatildeydik. Kendi yaşında bir oğlanla arkadaş olmuş, çocuğun babası bir ara Ulya'ya "Baban ne iş yapıyor" diye sormuş.O da "Babam çalışmıyor. Toplantıda oturuyor" demiş.Adamcağız şaşırmış:- Nasıl, nerede oturuyorUlya açıklamasını şöyle sürdürmüş:- Pembe çok çok koltuklu yer var ya... Adamlar, arada kadınlar da var. Oturuy

Güldürmen ittifakı!

"İki yiğit çıkmış meydana, İkisi de birbirinden merdane. Altta kaldım diye üzülme, Üste çıktım diye sevinme..." Eski pehlivanların öğüdü boşuna değildir. Güreşte olduğu gibi siyasette de asıl marifet rakibi yere sermek kadar, minderden kalkınca el sıkışabilmektir! *** Üç gün sonra bu kez er meydanı Kırkpınar değil, Külliye olacak. Bir dönemin K

Butlanlı Paraguay sendromu

Babalar Günü'müz kutlu olsun. "Türkiye valisi" gibi bir evlat yetiştiren babaya da helal olsun. Lafın ucu kaçar diye "Türkiye kayyumu" demiyoruz. Elbette ucu kaçıp da Külliye'ye dayanacak hali yok. Tayyip Bey'den dersimi almıştım. TCK 299'dan önce "hakaret" sonra da "iftira davası" (evet iftira!) için suç duyurusu ile iki kez kulağımın arkasını yok