Yazar, ortaokul öğrencisinin okulda açtığı ateş sonrası hükümetin dijital sistemler ve yapay zeka gibi teknolojik çözümler sunmasını ironik bir şekilde eleştiriyor. Temel iddiası, bu tür trajedilerin kök nedenlerine değil de yüzeysel, teknoloji-odaklı tedbirlere odaklanmanın sorunun çözülmesine yetmeyeceğidir. Peki, dijital gözetim ve yapay zeka sistemleri gerçekten silah erişimi kontrolü kadar etkili bir önlem olabilir mi?
23 Nisan'a günler kala ortaokul öğrencisi 14 yaşındaki İsa Arda, okul çantasına yerleştirdiği polis müdürü babasına ait beş ayrı tabancasındaki sayısız mermiyi ateşleyip 8 öğrenci ile bir öğretmeni katletti. Milletçe sarsıldık. "Sayın devletimiz ise önlemler planlayarak titreyip kendine gelmeye" çabalıyor.
Önce TBMM Başkanı Sayın Kurtulmuş, fazla da yaratıcı olmayan bir kurtuluş reçetesi açıkladı:
"Amasız, fakatsız, tereddütsüz süratle çok ciddi bir araştırma komisyonu kurulmalı. (Açık sözlülüğüne teşekkürler. Az ciddi olanlar zaten mevcut. -A.T.) Gençlerimizin ruh sağlığını korumak, psikolojik bütünlüğünü sağlamak için, onların toplumsal değerlere bağlı şekilde yetişmesi için hangi önleyici ve özendirici tedbirler alınacaksa bunu mutlaka almamız, gerçekleştirmemiz lazım. Yoksa Allah muhafaza, bu mesele yarın bizi çok daha vahim noktalara sürükleyebilir!"
***
Sayın Kurtulmuş bereket versin, "Harun gibi gelmek, Karun gibi gitmek"ten falan söz etmedi maazallah!
Okullardaki gençliğin ruh sağlığı için önerdiği bu komisyonun "tavada kalaşnikof kızartması" ile başlayan büyük umutlarla beklediğimiz "Terörsüz Türkiye Komisyonu" ile paralel çalışmasını falan da önermedi.
Sonuçta okula beslenme çantasıyla birlikte silahla girip ateşlemek de bir terördür.
Neyse geçelim.
***
Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin'e Mülkiyeli olduğu halde biraz haksızlık ettik.
"Tekinsiz bakan" diye bugüne tek sadece iki yazı yazmıştık. (24.04.2024 ve 18.01.2026)
2012 yılında Tayyip Bey, başbakandı. Her zamanki dobralığı ile "Dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz" dediği günlerde Yusuf Tekin de kabinenin en genç gençlik ve spor bakan yardımcısı idi.
Erzurumlu ve cevval idi. Zinhar benzetmek gibi olmasın "durumdan vazife çıkarmak" önce ona düşüyordu.
Reyiz de ondaki cevheri hissetmiş olacak ki kendisini Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarı yaptı. (2013-2018) Sonra da akademik kapıları sonuna kadar açtı. Haftalar içinde doçentlikten profesörlüğe, oradan da rektörlüğe dikey geçiş yaptı.
Bu dönemde daha önce kurduğu Cihannüma Derneği gibi kuruluşlarda da günahı varsa boynuna kindarlığını bilemeyiz ama Diyanet İşleri başkanlarını kıskandıracak dindar etkinlikler düzenledi.

6