Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 699 yazı 1 takipçi

"Güzel huy nedir efendim"

Evliyânın büyüklerinden ve Horasan âlimlerindenEbû Alî Cürcânîhazretleri, çok zengin olmasıyla meşhurdu o yörede.Bir gün "iki kişi" oturmuş,bu işi onu konuşuyorlardı.Bir tânesi;"Bu zât çok zengindir" dedi.Öbürü onu tasdîk etti:"Evet biliyorum.""Nasıl bu kadar zengin olmuş""Bilmiyorum."Onlar böyle konuşurken oraya geldi bu mübârek zât.Onlara bakıp;"

"Müjde,bir oğlun oldu!.."

Mekke-i mükerreme'de vefât eden büyük velîEbû Ahmed el Kalânisîhazretlerinin bulunduğu şehre yeni bir vâli tâyin olmuştu... Ancak yeni vâli kıymetini bilmiyordu bu zâtın.Ona tepeden bakıyordu.Sık sık rahatsız ediyordu.Bir gün de ansızın dergâha geldi ve paldır küldür içeri girip"Çabuk terk et burayı!"diye bağırdı.Büyük velî sordu:"Niçin terk edeyim

"Allah'ın kullarını sevindirin..."

Hama şehrinde yaşayıp Halep'te vefât edenAhmed Hamâmîhazretleri, bir gün sultâna gitti.Ve emr-i mâruf yaptı.Ama o, memnun olmadı.İyi muâmelede bulunmadı.O vakit kalbi kırıldı mübâreğin.Mahzun oldu, üzüldü!Derken akşam oldu.Birden hastalandı Sultân.Ağrıdan kıvranıyordu.Doktorlar âciz kaldılar...Ölecek duruma gelmiştı ki, bu hâl, mâlûm oldu bu velîye

"Avladığın o keklikleri yiyebilirsin"

Horasan'da, Çeşt şehrinde yaşayıp orada vefât edenEbû Ahmed Ebdâl Çeştîhazretleri devrinde bir kişi ava çıkmıştı bir gün.Birkaç keklik avladı.Dönerken içinden;"Ben bu keklikleri avladım, ama yemek câiz mi acabâ" diye düşündü...O an rastladı bu zâta.Durdu ve selâm verdi...Tam bu mevzûyu ona soracaktı ki, lüzum kalmadı.Zîra büyük velî;"Câizdir"buyurd

Allahü teâlâ, kendini beğeneni sevmez!

Tâbiîn'in büyüklerindenEbû Abdurrahman Sülemîhazretleri Irak'ta vefât etti.Bir gün bir talebesiyle sokakta giderken insanlardan bâzısına selâm veriyor, kimine vermiyordu. Bu hâl, dikkatini çekti gencin.Kendi kendine;"Niçin böyle yapıyor"diye geçirdi içinden...Mübârek zât onun bu düşüncesini anlayıp durdu. Bir eliyle onun gözlerini sıvazlayıp;"Şu in

"Kalkınız, onu karşılayınız!"

Ebû AbdullahTuruğbâdîhazretleri "rahmetullahi aleyh", evliyânın büyüklerindendir...Tus şehrinde vefât etti...Bir gün talebeleriyle yolculuğa çıkmıştı. Yolda yemek için bir yere oturdular. O sırada Keşmir'de bulunan Hallâc-ı Mensûr da yola çıkmıştı.Talebelerine;"Biri geliyor, şu şu vasıflardadır. Kalkınız, onu karşılayınız!"dedi.Az sonra Hallâc-ı Me

"Sana yazıklar olsun!"

Ebû AbdullahTuruğbâdîhazretleri "rahmetullahi aleyh", evliyânın büyüklerindendir...Tus şehrinde vefât etti...Bu zâtın yaşadığı Tus şehrinde büyük bir "kıtlık" vardı...Bir gün eve geldi.Ve ambarına girdi...İki ölçek buğdayı olduğunu görünce içine bir "ateş" düştü...Kendi kendine;"Ey Ebû Abdullah! Müslümanlara şefkatin bu mu senin Onlar açlıktan kırı

"Rüyâda Resûlullahı gördüm..."

Ebû AbdullahTuruğbâdîhazretleri "rahmetullahi aleyh", evliyânın büyüklerindendir...Tus şehrinde vefât etti...Bu mübârek zât, bir gün, iki oğlunu yanına çağırdı.Ve onlara;"Evlâtlarım! Bu gece rüyâda, Resûlullah Efendimizi gördüm" buyurdu.Sordular hemen:"Hayırdır inşallah. Nasıl gördün babacığım"Dedi ki;Efendimiz bana;"Dünyânın sıkıntısını çektiğin y

"Bu et size helâl değil!"

Ebû Abdullah Sübeyhîhazretleri "rahmetullahi aleyh" evliyânın büyüklerindendir...Tus şehrinde vefât etti. Bu zât bir sene umreye niyetlendi. Ancak hanımı hâmileydi. Bir gün burnuna "et kokusu" geldi bu hanımın.Ve bunu beyine söyleyip;"Efendi! Şu eti kim pişiriyorsa, git benim için bir parça iste. Canım çekti"dedi.Gitti mübârek zât.Baktı ki, et koku

Zengin görünüşlü genç!..

Ebû Abdullah Rodbârîhazretleri "rahmetullahi aleyh" evliyânın büyüklerindendir... Bağdat'ta yaşadı. Kabr-i şerîfi, Sur şehrindedir.Çok cömert bir zâttı.Maddî bir darlığa düşen, ona koşar, ihtiyâcı kadar parayı alıp ferahlardı.Bir gün aldı oğlunu.Birlikte, dışarı çıktı.Para kesesi oğlunun elindeydi. Rastladığı fakîrlere şöyle bir bakardı. Bâzısı içi

Ayağını uzatıp yatmazdı!..

Ebû Abdullah el Mukrîhazretleri "rahmetullahi aleyh" evliyânın büyüklerindendir...Nişâbur'da vefât etti. Ömrü insanlara hizmetle geçti bu zâtın. Sonunda bir hastalığa yakalandı.Ölüm hastalığıydı bu.Ateşler içinde kıvrandığı hâlde, edeple dizüstüoturur, ayağını uzatıp da yatmazdı.Hâlbuki oturacakgücü tâkati yoktu.Bu hâl dikkatini çekti oğlunun.Yanın

Gemi parçalanmak üzereydi ki!..

Ahmed bin İbrâhim el Vâsıtîhazretleri "rahmetullahi aleyh" Vâsıt şehrinde doğdu.1311'de Şam'da vefât etti...Bu zât deniz yolculuğuna çıktı bir gün. Ancak büyük bir fırtınakoptu denizde.Gemi başladı sallanmaya. Dalgalar büyüdü. Neredeyse gemi parçalanmak üzereydi...Yolcular korktu.Açtı ellerini mübârek."Yâ Rabbî! Sevdiğin kulların hatır ve hürmetine