Ömer Erdem

Ömer Erdem

Karar
Kültür-Sanat 229 yazı 0 takipçi

Trump'ın şemsiyesi ya da eşyanın hakkı

Trump'ın şemsiyeyi atması, eşyaya ve dilsiz varlıklara saygısızlık gösterenlerin insanlığa da nasıl davrandığını bize söylemiyor mu?

Sevgili mizah...!

Mizah toplumun sağlığının sigortası mıdır, yoksa hayatın bunalımdan çıkış kapısı mı olmaktan çıktığında mı kayboluyor?

Tarkovski'nin gösterdikleri*

Tarkovski'nin günlükleri aracılığıyla edebiyat ve sinema arasındaki hiyerarşi sorgulanıyor: sanat yapan bir yönetmen, sinemanın neden müzik ve şiirin gölgesinde kaldığını merak etmiş midir?

Nisan kapısı...

Nisan'ı sadece takvim günü değil, ruhun arınması ve yaşama tesellisi olarak görmek bilimsel bilgiye şiir eklediğinde mi gerçek anlamını kazanır?

Hangisi

İnsan saymayı öğrendiğinde tabiattaki dengeyi bozup çoğaltma tutkusuna kapılırken, çokluğun kötülüğüne karşı vicdanını kaybetmekte—peki, bu kendi doğasının mı yoksa sistem tarafından dayatılanın mı sonucu?

Estetik zaman ya da vakit çiçekleri

Zamanın ne çetin bir mesele olduğu öteden beri kabul edilir. İster felsefe konu edinsin onu isterse sanat sonuç değişmez. O ne tarafından tutsanız kayan hangi yönden baksanız şekil değiştiren adeta bir sonsuzluk dalgasıdır. Fakat ne vakittir hayatın duraklarını ölçme ihtiyacı doğmuştur işte o an saat denilen mucizevi mekanizma hayatın merkezine otu

Sadece bizim olan günler ve saatler…

Toprak bölüşüldü. Dağlar, nehirler, denizler ve gökyüzü de bölüşüldü. Daha doğrusu güçlü olan görülür görünmez çitler çevirdi her birinin etrafında. Ondan izinsiz yol almak hayal kurup hayat çatmak neredeyse imkansız. Öylesine çok hammaddeye, insan gücüne, suya, madene ihtiyacı var ki bu iştahı hiç dinmeyen canavarın, durmaksızın üretip satması ger

Tam bayramın içinde, bayramın tam dışında!..

Tekrar ve tekrar yazalım, bıkmadan usanmadan, döne döne, bile bile durmadan söyleyelim. Konuşalım ki başkalarının gözüne değil içimize otursun o cümle. Bu utanç, bu zillet, bu uğraş, bu facia kulağımızda küpe olsun isteyelim. 'İran'da bir seferde YÜZ ALTMIŞ ÇOCUK öldürdü Amerika.' ABD gazeteleri bile yazdı bu haberi. Fotoğraf ve görüntülerini yayın

Yarın ne olacak ya da görünen şeyin kılavuzluğu

Kargalar ve martıların pervasızlığı insanın aklını karıştırıyor. Ürkek serçeler o daldan bu dala onların şamatasından paylarına tehlike düşmesin diye sekip duruyorlar. Semiz olduğu kadar temiz fakat bir o kadar da bencil kediler denize paralel uzanmış dev kayaların arasında nasip bekliyorlar. İçlerinden biri Mart'tan olacak çok derinden bir miyavla

Neyi biliyorum ya da yüz altmış çocuk öldürdü Amerika!

Yüz altmış çocuk öldürdü İran'da Amerikalılar. Binlercesini de Gazze'de soykırımcı İsrail devleti işledi. Yarın nerede ve hangi çocuk bahçesinin havaya uçurulacağı belli değil. Bunlar olmamış ve olmuyormuş gibi her yandan bir patırtı kütürtü almış başını gidiyor. Zaman dedikleri şey yağlı bir çıra misali tutuşmuş isi göğe yükseliyor. Bir an şöyle s

Gezgin, doğa bilimcisi, coğrafyacı, kaşif ve ötesiyle Alexander v. Humboldt hangisi*

Tacarigua Gölü'nün güney kıyısını oluşturan dağlar zincirinin, bir anlamda büyük Llanos Havzası'nın veya Caracas Savanı'nın kuzey sınırını oluşturduğu ileri sürülebilir. Aragua vadilerinden bu savana inmek için Guigue ve Tucutunemo dağlarını aşmak gerekir. Meskun ve işlenmiş tarım alanlarıyla güzelleşmiş bu yöreden, engin bir ıssızlığa ve yalnızlığ

Hoşçakal nereye

O mini kavanozu zor buldum. Mutfakta onca eşya arasında âdeta gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyordu. Elimdekiler onun içinde ancak bütün varlıklarıyla görünür olabilirdi. Hayatta her şey bir denge ve oran meselesidir. Eğer daha büyük bir kavanoza koysaydım o hacimde yok olup gideceklerdi. Tuhaf bir boşluk oluşacaktı. Bu halleriyle mini bir pencereden b