Nilgün Cerrahoğlu

Nilgün Cerrahoğlu

Cumhuriyet
Gündem / Dünya Gündemi 119 yazı 0 takipçi

Acemoğlu'nun itibarı

11 Eylül'ün üzerinden 25 yıl geçti. İnsan hakları, özgürlükler ve demokrasiler çağını yücelten 20. yüzyıl dünyasını, bir daha geri gelmemek üzere geçmişe gömen o lanetli günde İtalya'daydım. Saldırıların hemen ertesinde "onlar ve biz" şeklinde Müslüman dünyayı dışlayan ve kökten biçimde ötekileştiren bir "kültür ve uygarlık savaşı" başladı. Teröris

Özgürlüklerin şairi yaşıyor

Lorca'nın yanı başında kurşuna dizildiği zeytin ağacını görmüştüm. Salt edebiyatçı kimliğine karşın, ölümünün 90. yıldönümünde "Che Guevara" gibi anılan yazarın hemen dibinde yaşamını yitirdiği ağaç, "Lorca yolu" olarak bilinen Endülüs'ün Viznar-Alfacar köyleri arasında çamlıklarla kaplı bir tepenin karşısındaydı. Topal bir öğretmen ve genç iki boğ

Milyonlar seni bekliyor!

Derin, karanlık bağları olan bir işadamı, ekran yüzü bir star gazeteciyi gözüne kestiriyor. Özellikle "yolsuzlukla mücadele" röportajlarıyla gündeme gelen gazetecinin biraz "mitomani" zaafı var. Mafyozi işadamı, şeytanın aklına gelmeyecek amaçlarla bu ünlü medya mensubunu radarına alıyor: "Aslansın, kaplansın" diyerek -ilerideki projeleri doğrultu

Aramızdaki ajanlar

Britanya Krallığı'nın son büyükelçilerinden Sir Richard Moore'un adını ilk duyduğumda, aklıma 80'lerin ünlü Bond yıldızı Roger Moore gelmişti. Teşbihte hata olmaz: "Bu ne isim benzerliği!" demiştim. İngiltere büyükelçisinin adı, serbest çağrışımla beni dosdoğru İngiliz istihbaratı ile özdeş "007'lerin dünyasına" götürmüştü. Aa sonra bir baktım, ada

Değişim dalgası dipten geldiğinde (2)

"Atado y bien atado..." İspanya'ya 40 yıl damgasını vuran Francisco Franco'nun asla unutulmayan, darbımesel kıvamındaki sözleridir. "El Caudillo"-Türkçe okunuşuyla "Kaudilyo" ya da "Reis"-bu sözleri, hayatının son döneminde geride bırakmaya hazırlandığı kişisel düzenini bizzat "teminat altına aldığını" ifade etmek için sarf etmişti. "Tüm kurumlar s

Bir dinozorun gözüyle 'Yeni Parti'

Bu yazıyı, Kuzey Akdeniz siyasi tarihinin yarım yüzyıla yakın dilimini yaşamış ve yakından tanıklığını yapmış bir gazeteci gözüyle yazıyorum. Buna dinozorluk da diyebilirsiniz. Muradım, "Yeni Parti"nin doğuşunu bir dinozor bakışıyla değerlendirmek. Aklımda peşin olarak izme'de 2001 yılında okuduğum bir yazı var. İnsanın 25 yıl önce okuduğu bir yazı

Türkiye'nin en güvenilir adamı...

Haluk Levent, çok uzak değil, geçen yılın sonuna dek Türkiye'nin en güvenilir ismi çıkmış. Bir, iki, üç değil... Tam 6 yıl boyunca "üst üste" bu payeye erişmiş. Şimdi bizim mahallede eş, dost; "Kılıçdaroğlu'ndan sonra en büyük darbemiz, en büyük düş kırıklığımız oldu" diyerek dövünüyor. Dikkatinizi çekerim, "Kılıçdaroğlu" bu arada başlı başına bir

Tabanca

Sosyal medyada viral olur olmaz İtalya'dan bir arkadaşım; bana "enem düştü" diye yazdı: "Bu haber, sahi mi, Zaytung mu" Bir Türk dizileri "fan"ı olarak şunu da ekledi: "Oyuncular tevekkeli sürekli bellerindeki tabancayı göstermiyor" Gazeteci olan arkadaşım, Sicilya raconuna hâkim olmasına rağmen; "yerli ve milli" "tabanca kültürümüzü" çözümleyeme

'Faşizm budur' hissi

"Tatil budur hissi" diye bir reklam sloganı var ya... Ben sık sık bundan böyle "Faşizm budur" hissi ile yaşıyorum. Haziran sonu, Roma'nın tarihi "Pantheon Meydanı"na bakan kahvelerinden birinde oturuyorum. Yan masada orta yaşta üç erkek, ellerinde purolar ve buz gibi beyaz şaraplarıyla konuşuyorlar: "Gelecek seçimde (2027'de!) ben Vannacci'ye oy ve

Tehlikeli ilişkiler

"Tehlikeli İlişkiler", Stephen Frears'ın... Glenn Close, John Malkovich, Michelle Pfeiffer, Uma Thurman gibi beyazperde devlerini bir araya getiren; aşk, güç, intikam oyunlarını konu alan muhteşem bir sinema klasiği idi. Bugün, Trump-Meloni misali fırtınalı ilişkileri tarif etmek için kullanılıyor. Yaşama yalnız "güç-intikam" denklemleri açısından

Kılıçdaroğlu'na maruz kalmak

Yıllarca oy verdiğiniz parti başkanı aile boyu hayal kırıklığı çıkıyor. Tam sahneden indiğini düşünüp geleceğe dair yeni umutlar beslemeye başlamışken önümüzde buluyoruz. Kendisini tekrarlayan ve terler içinde uyanılan kabuslar gibi... Kurtulamıyoruz. Sesini duymak, adını hatırlamak istemiyorsunuz mesela. Ama "hoop" işte yeniden karşınızda! Cuma ge

Yüzsüzlüğün elli tonu

Yüzsüzlük, pervasızlık, hayasızlık, utanmazlık, pişkinlik, arsızlık, küstahlık, sıkılmazlık, vicdansızlık, çekinmezlik, aldırmazlık, edepsizlik, perdesizlik, umursamazlık, duygusuzluk, yırtılmışlık, arlanmazlık, aldırışsızlık, vurdumduymazlık, sakınmasızlık, gamsızlık, pek yüzlülük, kayış suratlılık... Biraz daha uğraşsak 50'ye varırız. Ben şimdili