Cem Özdemir "yetmez ama evet"çi değil miydi
Taa Almanya'lardan buralara "yetmez ama evet" tayfasına destek vermekten imtina etmemişti.
Özdemir, kurulu düzenin çok tipik bir elemanı. Elif Eralp'a ilk çelmeyi atmasına hiç şaşırmadım.
Baden-Württemberg eyaletinin Türk kökenli ilk eyalet başbakanı olan Cem Özdemir, Berlin seçimlerinde Die Linke/Sol Parti'nin, kendisi gibi "başbakanlığa" aday ve kendisi gibi Türk asıllı politikacı Elif Eralp'a, keza gene sözde solda yer alan "Yeşiller" adına şu uyarıyı yapmış:
"Antisemitizm konusunda net tavır almayanlar başkent Berlin de iktidarın yanına bile gelmemeli!"
Müesses nizamın şeytanlıkları say say bitmez.
Eralp'ın önünü kesmek amaçlı ilk çelme safkan bir Almandan değil, Eralp'a tıpatıp benzer profilde birinden geliyor. Özdemir bununla kalmamış, devam etmiş:
"Sol Parti'ye, (aşırı sağ) AfD ile aynı muamele yapılmalı..."
Sol Parti'nin "antisemitizme karşı olduğu" açıklamasını yeterli görmeyen Cem Özdemir'e göre ölçüt, Almanya'daki Yahudi cemaatinin bundan kelli Eralp'ın partisinin tutumunu inandırıcı bulması imiş.
Eralp özetle, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Berlin'de koalisyon kurabilmek için -Özdemir aracılığıyla- Yahudi cemaatinden icazet almaya zorlanıyor.
Berlin'de Die Linke'yi 1. parti yaparak tarihi bir zafer kazanan Eralp'a bu kerte bir antisemitizm suçlaması yapılmasının nedeni, İsrail Başbakanı Netanyahu'ya yönelttiği eleştiriler.
Eralp, New York Belediye Başkanı Mamdani gibi, Netanyahu'nun sadece uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca Müslümanlar ve de Filistinlilere Berlin'de önyargıyla yaklaşıldığını ve bunu kabul edilebilir bulmadığını söylüyor.
EVRENSEL DERSLER IKARILMADILeonard Cohen'in ünlü şarkısının sözleri gibi aslında; "Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini/ Herkes biliyor,zarların hileli olduğunu..."
Elif Eralp eleştirilerinde hedefi 12'den vurmasa ve sonuna dek haklı olmasa Netanyahu BM Genel Kurulu'unda boş sıralara konuşur muydu
70 küsur ülkenin temsilcisi, göstere göstere elinde salladığı bir çağrı cihazıyla dünya aleme gözdağı vermekten çekinmeyen İsrail başbakanını, salonu terk ederek protesto eder miydi
Cümle alem görüyor, biliyor. Herkes Gazze'de bir soykırım yapıldığının farkında. Ama Cem Özdemir ve temsilciliğine soyunduğu Alman kamuoyunun büyük kesimi üç maymunu oynuyor.
Guardian'dan Owen Jones ile İsrail'de uzun yıllar muhabirlik yapan Alman gazeteci Hanno Hauenstein'ın konuya ilişkin çarpıcı tespitlerini dinledim.
Jones'ın YouTube kanalına konuşan Hauenstein, Almanya'da "Yahudi düşmanlığı/ antisemitizmin" içinin tamamen boşaltıldığını söyledi.
Bu kavramın giderek yalnız Filistin sorunu bağlamında kullanıldığına, aşırı sağ AfD'de "Yahudi düşmanlığının" gerçekte çok güçlü, köklü ve yaygın olmasına karşın Eralp bağlamında sola "antisemitizm" üzerinden pres yapmanın tümden araçsal olduğunu belirtti.
Gerek Owen ve gerekse de Hauenstein kavramın düpedüz istismar edildiğine, "Holokost" anısının Almanya'da bundan böyle salt "Müslümanları püskürtmek" amacıyla kullanıldığına değindiler.
Hauenstein'ın hep farkına vardığımız ama tam adını şimdiye dek koyamadığımız saptaması şöyle: "Bir daha asla!" vaadinin ve yüzleşmesinin Almanya'da yalnız Yahudileri kapsıyor olması.

14