Faruk Çakır

Yeni Asya

Dünyanın ihtiyacı...

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ve Malezya Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü (ISIS Malezya) işbirliğinde Ankara'da düzenlenen "Güç Kayması: Malezya ve Türkiye için Stratejik Tercihler" başlıklı programda konuşan Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Gazze ve Venezuela gibi yerlerde yaşananlardaki "çelişkilere ve ikiyüz

Bataklık ne kadar derin

2025'den 2026'ya devredilen büyük problemlerden biri de uyuşturucu, alkol ve kumar gibi kötü alışkanlıklarla mücadele meselesi oldu.Türkiye'yi idare edenlerin yaptığı açıklamalara bakılırsa hemen her gün bir 'çete' yakalanıyor. Meselâ, bir açıklamaya göre "2 haftada 63 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 424 şüphel

Emekleye emekleye...

Türkiye'yi idare edenler her şeyin yolunda olduğunu ileri sürse de, başta ekonomi olmak üzere çoğu işler içinden çıkılmaz bir hal almış durumda.Ekonomik meselelerin ilk sırada yer almasını tasvip etmeyiz, ancak ne yazık ki hal ve gidiş onu gösteriyor. Keşke geniş kitleler, "Önce hürriyet" dese ve ekonomik meselelerden önce "hak, hürriyet ve adalet"

Venezuela dairesi...

Dünyanın gündemi ile birlikte ülkemizin gündemi de bir anda değişti. ABD Devlet Başkanı Donald Trump, dünyanın tepki göstereceğini bile bile ve onları hiç dikkate almayarak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini Türkiye saati ile 3 Ocak sabahı (mahallî saatle 2 Ocak gecesi) yakalayıp 'ülke dışına' çıkarıldığını açıkladı.Uzmanların da ifad

Güzel örnekler çoğalmalı...

Yeni yılda duyulan İngiltere kaynaklı bir haber, belki de yeni yılda duyulan 'ilk güzel haber' olarak adlandırılabilir.Habere göre İngiltere'de Müslümanlar bağışta yüksek gelir grubu ortalamasını 10 kat aşarak ülkenin en cömert topluluğu olmuş. Güzel haber özetle şöyle: "İngiliz düşünce kuruluşu Equi'nin "Britanya'yı İnşa Etmek: Britanyalı Müslüman

Kalite standardı mı dediniz

Türkiye'de yaşayanların hemen her konuda mağdur olması acaba tesadüf müdürHak, hukuk ve adalet konularındaki mağduriyetlerin yanında ekonomik mağduriyetler de var. Milyonlarca kişinin 'asgarî ücret'le geçinmek mecburiyetinde bırakılması da bir çeşit mağduriyet değil mi Bir başka mağduriyet de kurum ve kuruluşların 'müşteri'lerine tamamen keyfî dav

Bir adım daha...

Yeni bir yıla kavuşmuş olmak sebebiyle sevinmek mi yoksa üzülmek mi lâzım geldiğini iyi düşünmek icap eder.Sıkıntıları geride bırakmış olanlar sevinebilir, ama gerçekten sıkıntılar geride bırakılabildi mi Bu kanaatin bir garantisi var mı Zihinler ekseriyetle 'ekonomik sıkıntı'larla meşgul olduğu için 2026'nın geride bıraktığımız 2025'den daha iyi o

Deprem ne zaman

Herkesin bildiği üzere bugünkü imkânlarla depremin tam vaktini tespit etmek mümkün değil.Dolayısı ile yıl, gün, ay vererek "Şu zamanda deprem olacak" diye korku salanlara itimat edilmez. Bununla birlikte deprem ihtimali varken "Bize bir şey olmaz" tavrı da doğru değil. Esasında yapılacak iş bellidir: Depremin ne zaman olacağından tamamen bağımsız

Adaletsizliği yenemez miyiz

Tekrarlamakta fayda var, o halde tekrarlayalım: Türkiye vakit geçirmeden ve kesin bir kararlılıkla 'hak, hukuk ve adalet yolu'nu tercih etmelidir.Günümüz itibarıyla bu yolun tercih edildiğini söylemek kolay değil. ünkü pek çok konuda adaletsizlikten yana şikâyet vardır. Ayrıca cezaevlerinde yoğunluk da adalet sisteminin iyi işlemediğini gösteren bi

Demek ki istense olur

Türkiye'yi idare edenler, yapamadıkları işler için bahane üretmek hususunda çok mahirdirler.Gerçi aynı maharet, başarısız idarecileri savunanlarda da vardır. İş öyle bir noktaya gelmiş ki, idareci "Ben bu işi yapamadım" dese; bazı taraftarları "Yok, burada senin kabahatin yok" diyorlar. Bu durumda, "Zarara kendi rızası ile girene merhamet edilmez"d