Cem Sancar Tüm Yazıları

72 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Boynumuzda yaftalar

Ne acayip bir ülkeydi burası!.. 'En Atatürkçü' askerler, cumhuriyeti kolluyoruz atarlanmasıyla darbe yaparlar, 'öz Atatürkçü' gençleri, Atatürk'ü Koruma Kanunu çıkartan başbakanı filan asarlar, Gazi'ye saygıda kusur etmeyen envaı çeşit siyaset milletini toplayıp kışlalara tıkarlardı. Yıllar geçiyor, kapışma sürüyor, halk kimsesiz bir uzaklıkta, çek

16.02.2020
1 0 0

Kül olurum Kerem gibi yana yana

Bazılarımız edebiyat sanat kültür üstüne düşünüyoruz. Felsefenin anıt filozoflarından, bilgelerden dem alıyor, tasavvufun, İslam kültürünün kalbine, o muazzam külliyata girmeye cüret edip medeniyetimizin atar damarlarından beyin kabuğumuza ışıklı hikmetler taşıyoruz. Batıya ve Doğuya birlikte bakmanın, insanlığın ortak mirasına hürmette kusur etmem

09.02.2020
5 0 0

İtirazım var şu yanlış gidene

Bazı mevzulara girmeyeyim diyorum, dayanamıyorum. İçi boş bir reklam spotunu koca İstanbul'a başkan seçtiler. Plastik bir arayüz, dijital bir konu mankeni. Hem fütursuz hem küstah. Can derdindeki insanlar karşısında ya plajda ya kayakta! Görgüsüz ergen, iteleme bir 'Beyaz'... Arkasında kuklacılar, ahtapotlar. Falanlar filanlar. Önünde, 'sarılalım k

02.02.2020
4 0 0

Sihirli bir hayatın ortasındayız

Her hafta burada farklı bir konu üstüne yazıyorum. Genel olarak baktığınızda bir sürü mevzu. Ama aslında hep aynı şeyi yazıyorum: İnsan sihirli bir kavram! Çok eski yıllarda Beyoğlu'nda yaşarken, akşamları ara sokaklardan Haliç kıyısına inerdim. O sokaklarda hâlâ eski İstanbul konuşur sizle. Dar kıvrımlar, yeşermiş surlar, taş binalar... Uzayan göl

26.01.2020
4 0 0

Kendini kaybetmenin Robin Hood'u

Güzel bir insan fakir fukaraya gizlice para dağıtıyor, garibanların bakkal hesaplarını kapatıyor. Gazetelerde manşet: Robin Hood! Robin kim ya Senin dinin paylaşmanın, infakın dini. Senin tarihin, tacını tahtını altınını dağıtanların tarihi. Fatih Sultan Mehmet, Akşemseddin izin verse gidip tekkeye düz mürit olmayı istemiş. Ne Robin'i, ne Hood'u Kö

19.01.2020
3 0 0

İnsan sakladığı şeydir

"İnsan söylediği şey değildir, sakladığı şeydir" demiş Andre Malraux. Bir zamanlar sevdiğim bir romancıydı... Kendimizi, kim olduğumuzu bilmek öyle kolay değil. İnsan bir Kâinat Kitabına sahip olmadan bunu bilemiyor. Freud'un psikanalizleri sadece insanın bodrum katlarına yönelen yönsüz bir fenerdi. Öyle yönsüzdü ki bu fener, oradaki hayvani varlık

12.01.2020
4 0 0

İnsan çiçek açabilir

İnsan azgın bir 'Ben'e sahiptir. Kendini, yeteneklerini, çevresini, sevdiklerini dev aynasında görür. "Bizimkiler ne güzel, diğerleri ne çirkin" diye düşünür. Kendi tarihini, geçmiş anılarını kutsar, başka var oluşlara burun kıvırır. Sürekli kendini anlatan, bizi yarım kulak dinleyen insanları bilir ama 'yalnızlıktan' idare ederiz! Şehirler, kalaba

05.01.2020
8 0 0

Master şefler, o sesler, mukallitler

Yemek programları çok konuşuluyor. Ses yarışmaları da öyle. Geçen gün açtım baktım, finalleri izledim. Tabii bitmez finaller bunlar! Öyle planlanmış. Aralara yarım saat reklam aldıklarına bakarsanız, finallerin finallere devrileceğini şıpın işi anlarsınız. Şarkı yarışmalarındaki bizim şehirli, eğitimli ailelerin çocuklarının İngilizce şarkı söyleme

29.12.2019
7 0 0

Mevlâna: Ceylanlar için bir pınar

Dost acı söyler, diye bir laf vardır geleneğimizde. Biz gelenek derken medeniyetimizin irfanî, hikmetlere kalbi açık felsefi ananelerimizden bahsederiz. Yoksa avam arasındaki geri sosyolojilerin alışkanlıklarından değil. Misal 'Dayak cennetten çıkmadır' lafından hiç değil. Zaten biraz tefekkür sahibi olan cevabı yapıştırır: Dayak evet cennetten çık

22.12.2019
6 0 0

Hoca Nasreddin ve fil meselesi

Timurlenk ile Nasreddin Hoca çağdaş değiller. Bu bilinir. Ama Anadolu'nun isimsiz filozofları bu ikiliyi bir araya getirmiş ve oradan epey hikâye çıkarmıştır. Biri var ki, meşrebimizce mizahen söylersek, sosyal psikoloji açısından 'vay canına arkadaş' dedirtecek kadar enteresan. O vakitler savaşta filler kullanılmakta. Aksak Timur tabir edilen Moğ

15.12.2019
17 0 0