Cem Sancar Tüm Yazıları

60 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Gösteri Toplumu'nun istismar edilmiş çocukları

Hepimize büyük geçmiş olsun, evet ama manevi depremler sürüyor... 2000'lerde internet sosyalleşmeleri tek tüktü. Bir gün bilgisayar başında çalışırken genç bir hanımefendi yazmaya başladı. Trakya'da bir kasabada yaşıyordu. Ailesi biraz baskı yapıyordu. İlk hakkını kullandırmamışlardı fakat yeniden üniversite sınavlarına hazırlanıyor, İstanbul'a gel

29.09.2019
6 0 0

Akşemseddin'in peşinde

Sizi bilmem, ben şu sıra 'Ak Şemseddin'in peşindeyim. Fatih'in "En büyük zenginliğim böyle bir ermişin yanımda olmasıdır" dediği insan-ı kâmilin ayak izlerinde... Akşemseddin, Fatih'in akıl danışmanı. Onu tahkim eden, yanında duran, önünü açan veli. Fatih Sultan Mehmet'ten bahsediyoruz! İslam'la şereflenmiş, İslam'ı şereflendirmiş olan insandan. On

12.05.2019
42 0 0

Tatava

1 Mayıs fotoğraflarına baktım. Stalin'in portresiyle yürüyenler filan. Drakula resmiyle yürüsen daha iyi! Hiç olmazsa espri, ironi vesaire sanılır. Şanlı 'tek parti iktidarı' döneminde 1 Mayıs kutlamak yasaktı. Osmanlı'da serbestti, kutlanmıştı. Neyse bu ayrı mevzu... Öte yandan aklı başında olan herkes demirin soğutulmasından yana. Fakat her iki t

05.05.2019
21 0 0

Burnumu kıran o yumruk

Burnum kırıktır benim, fotoğrafa dikkatli bakan anlar... 'Sur içi' denen şeyin, şehrin o zamanki göbeğinin ortasından, İstanbul'un ücra varoşlarına gelmiştim. Anam babam orada ev yapmışlardı. İlkokul 4.cü sınıftaydım. İlk ağızda sanki cennetti! Dereler, mısır tarlaları, terk edilmiş gizemli çiftlik, gürül gürül koca bir çeşme. Çam koruları, söğütle

28.04.2019
25 0 0

Kanadı kırıklar, bohemler, kıyıdakiler

Sokakları severim. Her hafta aynı gün, Taksim- Harbiye'deki Radyoevi 'ne gidiyorum. Pazar programım o gün kaydedilmekte... Önce bir kafede oturur, kahvemi içerim. Korunaklı bir masada fularlı, minik bir adam vardır. Mavi bakışlarıyla karşılaşırsanız, hemen gülümser. Önünde fincanı, kitapları. Sakin ve sessiz. Adı Pepo'dur. 1945 doğumlu, Gelibolu Mu

21.04.2019
19 0 0

Solcu muyum, sağcı mı

E şimdi mi geldi aklına birader derseniz, haklısınız. Geçen gün biri yazdı "Atatürk'ün ve laikliğin kıymetini bilelim" diyerekten. "Bu iktidar" diyor, "yoksullaştırdı memleketi, hâlbuki ne güzeldik eskiden!" Tepki oylarıyla semiren bu 'sinekkaydı'ya ağzının payını verince, demez mi bana "sağcı bilmem ne!" Düşündüm tabii haliyle. Çok yazdım buralard

14.04.2019
20 0 0

İstanbul, acar bir karasevda

Şehirli olmak zor zanaat. İstanbul dersen, deli sevda. Bitmez sınanması insanın burada. Aksaray'da doğdum, Old City denen 'Suriçi' bana kuştüyünden yorgan. Gerçi doğduğum yerler bugün bir gerilim filmi. Zarif evler ya yıkıldı, ya tedirgin işyeri tabelaları alınlarında! Küçük Valide Camii adındaki latif hanım, üstgeçitler heyulasının altında kaldı.

31.03.2019
28 0 0

Geri dönen cüzdan

Mülteciler üstüne yazdığım yazı en çok Şahbaz'da yankılandı! O oturmaktan zevk aldığım börekçinin garsonu. Özbekistan göçmeni, çalışıp para biriktiriyor. Memleketteki anasına, kız kardeşlerine üç kuruş maaşından her ay para gönderiyor. Şahbaz, 26 yaşında sıkı boksör. Fitnesçi. Sambo güreşçisi. Bankacılık okumak istiyor.Neyse mevzumuz o değil. Geçen

25.11.2018
77 0 0

Beynimdeki radyo

Kasımpaşa bana ilaçtı. O vakitler İstiklal Caddesi'nde oturuyordum. 1894 büyük depreminden sonra yapılmış bir anıt binada. Girdiğimde dökülüyordu. Suları kesikti. Çatısının üçte ikisi akıyor, yangınlar çıkıyordu. Sahipsiz kalmıştı. Kurtlar Vadisi tadında yönetiliyordu. Yazdık, çizdik, inşa ettik, oturulabilir hale getirdik. Anıtlar Yüksek Kurulu'nu

18.11.2018
73 0 0

Mülteci olmak şereftir burada

Kim göçmen değil Kimdir mülteci olmayan Ademin cennetten çıkışı kadar, bu dünyaya düşmeyen bir isim söyleyin bana! Mekke'den Medine'ye hicret edene kardeş olan Ensar'ın, tanrı misafirine kapıyı açan, bir tas çorba kaynatana selam çakan bir kalbin çocuklarıyız... Anneannem, bir zamanların zengin kadını. "Bizi ilk yıllarda muhacir diye küçümsediler,

11.11.2018
72 0 0