Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/4/cem-sancar.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Cem Sancar Tüm Yazıları

53 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Geri dönen cüzdan

Mülteciler üstüne yazdığım yazı en çok Şahbaz'da yankılandı! O oturmaktan zevk aldığım börekçinin garsonu. Özbekistan göçmeni, çalışıp para biriktiriyor. Memleketteki anasına, kız kardeşlerine üç kuruş maaşından her ay para gönderiyor. Şahbaz, 26 yaşında sıkı boksör. Fitnesçi. Sambo güreşçisi. Bankacılık okumak istiyor.Neyse mevzumuz o değil. Geçen

25.11.2018
14 0 0

Beynimdeki radyo

Kasımpaşa bana ilaçtı. O vakitler İstiklal Caddesi'nde oturuyordum. 1894 büyük depreminden sonra yapılmış bir anıt binada. Girdiğimde dökülüyordu. Suları kesikti. Çatısının üçte ikisi akıyor, yangınlar çıkıyordu. Sahipsiz kalmıştı. Kurtlar Vadisi tadında yönetiliyordu. Yazdık, çizdik, inşa ettik, oturulabilir hale getirdik. Anıtlar Yüksek Kurulu'nu

18.11.2018
15 0 0

Mülteci olmak şereftir burada

Kim göçmen değil Kimdir mülteci olmayan Ademin cennetten çıkışı kadar, bu dünyaya düşmeyen bir isim söyleyin bana! Mekke'den Medine'ye hicret edene kardeş olan Ensar'ın, tanrı misafirine kapıyı açan, bir tas çorba kaynatana selam çakan bir kalbin çocuklarıyız... Anneannem, bir zamanların zengin kadını. "Bizi ilk yıllarda muhacir diye küçümsediler,

11.11.2018
17 0 0

Hepsi bizden

Sanat denince buna çok ihtiyacımız var. "Hepsi Bizden" kavramı, 'hasımlığı değil hısımlığı' öne atıyor! Ülkenin kültür meselelerine yüzünü dönen ve oradan bir 'selamlaşma' çıkaran. Ötekileştirme, ayrıştırma isteklerini söndürmek isteyen bir kavram bu. Mensup olduğumuz medeniyeti bütünüyle anlamak ve düşünmek üstüne bir tefekkür gayreti. İrfanî, fel

04.11.2018
15 0 0

Irkla değil aşkla

Ortaokulda kelli ferli bir resim öğretmeni gelince heyecanlanmıştım. 'Sendikacı, solcu' diyorlardı. Böyle şık ve iri bir adamdı. Gömleği tiril, kravatı havalıydı. Batı resmini biliyor, güzel anlatıyordu. İlk ders tahtaya Atatürk'ün yandan profilini çizdi. Çizgileri öyle yerleştiriyordu ki, ezberletiyordu. Bilgiye aç arka mahalle çocuklarıydık. Hepi

28.10.2018
18 0 0

Kaynamayan kazlar

Mecazi konuşuyorum, hayvancıklarla bir derdim yok. Eğer bir insan 'kaz kafalı' ise ne söylesen tersinden anlar. Kart kazı kaynatmak istesen gaz faturasından göçersin. Çünkü kütüktür, hamdır, pişmez. Tecrübeyle sabittir. Tecrübemiz yoksa Kaygusuz Abdal'a bakıp nasiplenebiliriz: "Bir kaz aldım ben karıdan Boynu da uzun borudan Kırk abdal kanın kuruda

21.10.2018
17 0 0

Sabah - Haberler - Son Dakika Haberlerivar GlobalVariables{Section:"AnaSayfa",PageType:"Anasayfa",HasMobile:true,ImageServer:"https:isbh.tmgrup.com.trsbhsitev3",StaticFil

Sabah - Haberler - Son Dakika Haberlerivar GlobalVariables{Section:"AnaSayfa",PageType:"Anasayfa",HasMobile:true,ImageServer:"https:isbh.tmgrup.com.trsbhsitev3",StaticFilesVersion:"v3620",LazyLoadImage:"https:i.tmgrup.com.trii.gif",MultiLazyLoad:true};if(tmdCheckConsent('statistics')){(function(i,s,o,g,r,a,m){i'GoogleAnalyticsObject'r;irir||functio

23.09.2018
0 0 0

My Lord Vedat Milor

Geçen yüzyıl Nişantaşı'na, ünlü bir arkadaşımın evine gitmiştim. Önce mutfağa baktım. Hayat izi yok! "Niye" diye sordum. "Temiz tutuyoruz, yemek kokusu sevmiyoruz, dışarda yiyoruz" demişti. Edalı... Yemek pişirmek zatım için esaslı meşgale. Kokusu, her şey yolunda hissi. Ahçı olmak kıdemli erdem. Mutfak hikâyeleri yazmak içimde zıplayan bir çocuk.

26.08.2018
33 0 0

Kaç paralık adamsın

İnsanları parasıyla, mal varlığıyla tanımlayan ve hiç de masum olmayan bir söz var: Kaç paralık adamsın Hz. Musa kabilesinden ayrıldığında Allah'tan yüz çevirip altından bir buzağı heykeline secde eden, parayı tanrı eden o cahiliye ruhu var ya, işte onun geri dönüşü: Paran kadar konuş!Oysa kimin kim olduğu zor zamanda yüreğiyle parlar. An itibariyl

19.08.2018
28 0 0

Hatta Necati Tahta

Sıraselviler Caddesi'nden cebimizde Edip Cansever Tophane'ye akardık. Kadiri Dergâhı'nın, o paralel evrenin, o geniş Çifte Vav'ın önünden, beynimiz örtülü, akşamdan kalma bir ıstırap olarak geçerdik. Cihangir diyorum, gençliğimiz. Şaşkınlık dininin kara bayrakları içimize akardı... Şimdi orada, Cihangir'de, denize inen yokuşlardan birindeki bahçe k

29.07.2018
27 0 0