Yusuf Kaplan

Yusuf Kaplan

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 332 yazı 7 takipçi

ALMANYA-DANİMARKA SEFERİ Avrupa'nın kalbinde kutlu bir direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu: Mannheim izlenimleri

Mannheim / Almanya.Almanya-Danimarka seferimiz bütün hızıyla, ruh dolu bir atmosferde sürüyor... Programımızı nefis bir şekilde organize eden Hülya Müberra Karadoğan Hanım, MTO Avrupa temsilcimiz Nurdane Dabak, Vildan Hanım ve yine yönetim ekibimizden İsmail Özer ve İsa Ünver kardeşlerimize yürekten teşekkür ediyorum.Bugün Muharrem Kartancı Hocanın

ALMANYA-DANİMARKA 'SEFERİ' Stuttgart: Anadolu ruhunun mayalandığı şehir

Almanya-Danimarka hattında 7 gün boyunca 8 şehirde 20'den fazla konferans verdim.Uçağımız Stuttgart'a iner inmez konferansa koştuk hemen.Hava-alanında bizi Habib Aydın ve değerli eşi Eda Hanım kardeş karşıladı. Müthiş çalışkan, güzel ve dost canlısı insanlar ikisi de. Havaalanında çiçeklerle karşıladılar bizi.Bir süre sonra MTO Stuttgart temsilcimi

Almanya-Danimarka 'seferi': Avrupa'nın kalbinde kutlu bir direniş, diriliş, varoluş yolculuğu...

Bir hafta sürecek bir Almanya-Danimarka seferimizin son günlerindeyiz... Stuttgart'ta başlayan Kopenhag'da sona erecek leziz, dolu dolu geçen, ruh dolu bir yolculuk yapıyoruz...Avrupa'nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor... Bu üçüncüsü mü, dördüncüsü mü, artık sayamaz olduk.1830'larda başlayan 1848'lerde bütün Avrupa'yı kasıp kavuran devrimler dalg

Türkiye İslâm'ı kaybederse, istiklal ve istikbali tehlikeye düşer...

Özellikle 17-25 Aralık'tan itibaren Türkiye'ye karşı kimi zaman açık kimi zaman örtük bir savaş yürütüyor emperyalistler!İçerden ve dışardan kuşatmaya, karıştırmaya, iş savaş çıkarmaya, istiklal ve istikbal mücadelesini durdurmaya, hâsıl-ı kelâm diz çöktürmeye çalışıyorlar Türkiye'ye.17-25 Aralık girişimi de, Gezi kalkışması da, 15 Temmuz darbe ve

Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir...

İngiltere'nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında bizim "varoşlarımızda" bir mahalleye gider, bir eve misafir olur.JOHN BERGER: TÜRK EVİ: CENNETMuazzam bir makaleyle döner ziyaretinden, gözlemlerini enfes bir makaleye döker: "Türk evi: Cennet": Makalesinin başlığı budur Berger'in.Nasıl başlık ama!Muhteşem, değil miNereden nereyeŞim

Türkiye'nin istiklal ve istikbali tehlikeye düşerse... (3)

Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesi, zihnî / kültürel bağımsızlık mücadelesidir. Türkiye'nin İstiklal Savaşı'ndan sonra kazandığı bağımsızlık kültürel, zihnî ve siyasî bağımsızlık değildir; yalnızca "teritoryal" bağımsızlıktır; yani toprak bağımsızlığıdır."Teritoryal" bağımsızlığı Lozan'la kazandık. Lozan bizim bedenimizi kurtarmamız ama ruhumuzu yi

Türkiye'nin istiklal ve istikbali tehlikeye düşerse... (2)

Bu ülke bir bağımsızlık savaşı verdi.Ne'yleİslâmî bir ruhla.Bu ruhu unutturmaya çalıştılar bu ülkede, sanki ülke sömürgeciler tarafından işgal edilmişçesine. Mustafa Kemal bile, "millî mücadele" değil, "millî mücahede" demiştir bağımsızlık mücadelesine. Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yazdığı yazılarda "millî mücahede" verdiğimizden, bunun da "salt

Türkiye'nin istiklal ve istikbali tehlikeye düşerse... (1)

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Yunanistan üzerinden Türkiye'yi tehdit etmeye kalkıştı. Türkiye'de Adalar Denizi'nde (Ege Denizi değil Adalar Denizi) muazzam bir tatbikatla cevap verdi.Bu Macron, tıpkı Fransa'nın kendisi gibi, kifâyetsiz muhteris: Afrika'daki, Doğu Akdeniz'deki bütün kolonileri üzerindeki hegemonyasını teker teker kaybetti. Afrika'da

Batı uygarlığı "Başkaları cehennemdir" dedi, insanın iradesini ve özgürlüğünü yok etti!

Üç asırdır dünyaya Batılılar hükmediyor, dünyanın kanını emerek...Kan, gözyaşı, tecavüz üzerinden yükselen ruhsuz bir uygarlık Batı uygarlığı. Sadece Gazze'de 70 binden fazla masumun canlı canlı katledilmesi bunun ürpertici bir ispatı. Yine 500 bin çocuğun çalınıp Amerika'da Epstein Adası'na götürülerek tecavüz edilmeleri, katledilmeleri, kanlarını

Avrupa'nın korkusu arttıkça İslâmlaşma süreci hızlanacak...

Müslümanlar tarihte kurucu, Avrupalılar yıkıcı rol oynadıysa, bugün Avrupa'nın İslamlaşması kaçınılmış mı yoksa bu ikiliği çok mu basitleştirmek değil mi?

Türkiye'de yakın tarih neden savaş alanına dönüşüyor

Türkiye'nin yakın tarihindeki kutuplaşma yapay mı yoksa derinleşen toplumsal bir realite midir?

Ruhumuzu çaldılar, insanlığın var'oluş umudunu ve ufkunu!

Batı medeniyetinin dinsizliği ontolojik şiddet üretirken, ruh yalnızca müzik, felsefe ve din sentezinden doğabilir; peki Türkiye bu sentezin neresinde duruyor?